GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR

Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin

Darbeden sonra
BİR ülkenin çeşitli kentlerinde milyonlarca insan toplanıp hükümetin istifasını talep ediyorsa, seçimlerde 13 milyon oy almış bir Cumhurbaşkanı'na karşı 15 milyonun üzerinde imzayla bu talep desteklenmişse ortada bir halk iradesinin bulunmadığı söylenemez. Ne var ki halk iradesinin bu denli mutantan şekilde sokaklara dökülmüş olması da demokratik sistemin ruhuna aykırı şekilde, yani darbe yoluyla, seçilmiş iktidarın görevinin sona erdirilmesini meşru kılmaz.
Bu bağlamda sokağı örgütleyen kitlesel hareketin sözcülüğüne getirilen Muhammed el-Baradey'in söyledikleri çok sorunlu. Baradey darbeyi Mısır devrimini ve Arap Baharı'nı yeniden başlatan bir hamle olarak gördüğünü söylemiş. Özgürlükçü ve hukuka saygılı demokrasi süngü ucunda pek dengesini bulamıyor. Bunu kendisine birisi zaman içinde herhalde anlatır.
Bugün varılan noktada Mısır hayli tehlikeli bir yol ayrımında bulunuyor. Köklü toplumsal değişim anlamına gelen devrimlerin ya da devrimsel hareketlerin kısa sürede yeni siyasi dengeleri oturtmasını beklemek yanlıştır. Bu anlamda Arap Uyanışı / Baharı bitti demek pek anlamlı değildir.
Milyonlarca insanın iki buçuk yıldır hareketlendiği bir toplumu eskiden olduğu gibi dar kalıplarla yönetmek de söz konusu olamayacaktır. Ne var ki eğer Mısır toplumu nasıl bir arada yaşayacağının formülünü üretmek amacıyla bir toplumsal mutabakata varamazsa çalkantı da uzun sürecektir. Orta sınıfların farklı nedenlerle siyasallaştıkları kentli toplumları, onların şeffaflık, adam yerine konma, adalet ve iyi yönetim taleplerini göz ardı etmek iktidarda kim olursa olsun mümkün değildir.
Ordu iktidara el koyar koymaz Müslüman Kardeşler'in televizyon kanallarını kapattı, darbe karşıtı hareket örgütlenemesin diye muhabirleri geçici olarak tutukladı. Aralarında Müslüman Kardeşler'in lideri Muhammed Bedii ve yardımcısı Hayrat eş-Şatır'ın da bulunduğu önde gelen 300'den fazla kişiyi gözaltına aldı. Ordunun ve onu destekleyen Temerrud'un bu hamlesi çok tehlikeli bir duruma işaret ediyor.
Demokratik seçimlerin meşruiyetini sorgulamaya açarken, demokratik yöntemlere çok geç ısınan, kimisi her zaman şiddeti tercih etmiş İslamcı grupları da bir yol ayrımına getirebilir. Şiddet tercihinin Müslüman Kardeşler ve genelde İslamcılar arasında tercih edilmesi ise 150 bin cana mal olan Cezayir örneğini ön plana çıkarıyor. Muhalefete düşen bu geçiş döneminin en kısa sürede ve Müslüman Kardeşler'i mağdur edip, siyasi sistem dışına çıkarmadan sona erdirilmesidir.
Bu bağlamda, neredeyse iki buçuk yıldır görevini yapmayan ve Mursi yönetimini sürekli kapana kıstıran polise çeki düzen verilmesi, Müslüman Kardeşler'e yönelik şiddetin bitirilmesi ve yeni hükümetin tüm siyasi akımlarla işbirliği yapması gerekecek.
Mursi ve bir türlü yeraltı teşkilatı kimliğinden ulusal bir siyasi parti kimliğine geçemeyen Müslüman Kardeşler'in de yaşananlardan çıkaracağı dersler var. Öncelikle 85 yıllık hareket ilk iktidar deneyiminde başarısız oldu. Kendisini ezen ve güçlendiren özgürlük özürlü, şedit diktatörün el kitabıyla ülkeyi yönetmeye kalkarak, kulaklarını başka seslere, özlemlere, taleplere kapayarak meşruiyetine onulmaz hasar verdi. Kendi hatalarını hiç görmeden, bu yaşananlardan demokratik sistemin yalan olduğu sonucuna varırsa yukarıdaki şiddet senaryosu daha muhtemel hale de gelecektir.
Ekonomisi neredeyse çökme noktasındaki Mısır iki buçuk yıl önce başlayan büyük özgürleşme ve demokratikleşme deneyiminin ilk turunu başarısız şekilde kapattı. Ülkenin bundan sonraki selameti açısından siyasi aktörlerin intikamcılığa kapılmadan yeni bir toplumsal mutabakat oluşturmak için azami gayreti göstermesi gerekecek. İşin şiddet yoluyla hesaplaşmaya dönüşmesi ise en büyük zararı İslamcı harekete verecektir.

 
2013-07-05

YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...




  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?