Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 10 Ekim 2013
Tevez’in Juventus’u
Futbol tarihinin taşınması en zor forması, rengi ne olursa olsun, üzerinde 10 yazanlardır… Bir futbolcudan öte olmak gerekir, 10 numaralı formanın hakkını verebilmek için…

Futbol zekanız olacak… Takım sahada zor durumdaysa, topu ayağına alıp tüm oyunun gidişatını değiştirebilecek. Bazen bir serbest vuruş, belki bir asist, belki yıllar boyunca defalarca izlenecek eksantrik bir şut… Takımı bir maestro gibi yönetecek bir liderlik vasfı gerektirir…

Sahada ya da soyunma odasında, futbolcular (hatta belki bazen kaptan ve teknik direktör bile) ağzınızdan çıkacak kelimelere bakacak… Çorabınızı giyişiniz, kramponlarınızı bağlayışınız, etrafa bakışınız… Soyunma odasında o gün o maçın kazanılacağına dair inanç, 10 numaranın gözlerinde aranır…

Önemli olan formayı taşıyabilmek


Ancak bu kadarı da yeterli değildir… Takımın renklerine en fanatik taraftar kadar bağlı olmalısınız; hani derler ya 'damarımı kessen kanım takımımın renklerinde akar' diye… İşte o kıvama yakın bir taraftarlık… 10 numaralı formayı giymek değildir önemli olan… Taşıyabilmek daha zordur…

Alessandro Del Piero'yu unutulmaz yapanların başında, yukarıda saydığımız tüm özellikleri taşıyor olması geliyordu. Efsane bir teknik, yarışılmaz bir zeka, tartışılmaz bir liderlik ve gerçek Juventus ruhu… Kendisinden önce, Juventus'un 10 numaralı formasını taşımış dev isimler vardı… Liam Brady 1980'de giydiği siyah-beyaz '10'u' 1982'de Michel Platini'ye devretmişti. 1990'da Roberto Baggio'nun üzerindeydi.

1994 Dünya Kupası finalinde Brezilya'ya karşı kaçan o penaltı sonrası bir sezonun hemen hemen tamamını sakat olarak geçirdikten sonra Baggio Juventus'tan ayrılırken 10 numaralı forma genç Alessandro'ya geçiyordu. 19 yıllık Juventus kariyerinde, takımın da en kötü günlerine tanıklık edecekti Del Piero… 2006'da, şike skandalı sonrası, Juventus küme düşürüldüğünde, kilit isimler Fabio Cannavaro, Emerson, Gianluca Zambrotta, Patrick Vieira, Zlatan Ibrahimoviç ve Lilian Thuram arkalarını dönüp giderlerken, Del Piero formasını çıkartamadı; istemedi… Halbuki Avrupa'nın tüm büyük kulüplerinin kapıları ona ardına kadar açıktı…

Öte yandan, Juventus'un ona ihtiyacı vardı… Futbol olarak değil, lider olarak… Del Piero, Juventus'un dört bir yanında kopuk vaziyette kalmış iplerini bir arada tutup, önce ait olduğu Seri A'ya ardından da şampiyonluğa taşıdı. Ve 2012'de, liderin artık gitme zamanı gelmişti… Zor zamanlarda sıkı sıkıya tutunduğu, Zinedine Zidane'ın bile ancak Del Piero'nun üzerindeyken dokunabildiği, üzerinde 10 yazan formasını çıkarttı. O artık bir Juventus taraftarıydı…

Juventus, Del Piero'suz ilk sezonunu şampiyon olarak tamamladı. 10 numaralı forma ise yeni sahibini bekliyordu. Takım, onlarca aday arasından, 10 numaralı formayı vermek için, Arjantin'in yaramaz çocuğu Carlos Tevez'i seçti. Bu Carlos Tevez'in ilk kez efsane formayı üzerine geçirişi olmayacak… Henüz 19 yaşındayken, Boca Juniors'ta, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük efsanelerinden biri olarak gösterilen Diego Armando Maradona'nın 10 numaralı formasını taşımıştı. Oynadığı futbolla kendisine pek çok hayran bulmuştu. Tüm otoriteler Tevez'in Avrupa'nın Juventus, Bayern Münih ya da Barcelona gibi dev kulüplerinin takibinde olduğunu söylerken, o, 2004'te Corinthians'a transfer olmuştu. Avrupa'ya giriş kapısı West Ham United'dı. 1 sezon sonra Sir Alex Ferguson, bu muhteşem yeteneği Manchester United'a 2 sezon için kiralık olarak getiriyordu. Ferguson'un Tevez'e güveni tamdı. 'Çok önemli gollere imza atacak' diyordu. Öyle de oldu…

Tevez belki istikrar abidesi değildi ama sahadaki oyunu değiştirme kabiliyeti kesindi. İkinci sezonun sonuna doğru United tribünlerinden sesler yükseliyordu; 'Sign him up Fergie/Satın al Ferguson'. Ancak olmadı, taraflar anlaşamadı. Carlos Tevez, Manchester'da kaldı ama United'da değil, City'de oynayacaktı. Manchester City'de geçen 4 sezonu Tevez ve takım için huzur dolu değildi… Ancak Tevez'in futbol yeteneğine hiç kimsenin bir itirazı olamazdı. O yedek kalmak, oyundan çıkarılmak istemiyordu. Mancini ise işine karışılmasından pek hoşlanmıyordu. Yine de 4 sezonda 74 gol atmış, 2011-2012 hariç, her sezon 40 maç üzerinde forma giymişti. Birlikte çalışılması kolay bir adam değildi ama işini iyi yapıyordu.

Eksantrik Güney Amerika futbolu...


Juventus'un yeni 10 numarası Carlos Tevez, İngiltere'nin gri havasından ayrılıp İtalya'ya gitti bile… Üstelik Del Piero'nun teriyle ıslanmış formasını bile giydi. Onun eksantrik Güney Amerika futbolu, Juventus'a her şeyden önce, daha sıcak bir saha oyunu katabilir. Belki de hem Juventus'un hem de İtalya futbolunun ihtiyacı olan Tevez'dir. 2006'daki şike skandalı sonrası düşen seyirci sayıları ve tarumar olan ülke futbolu imajı, Tevez'in tangosuyla yeniden yükselişe geçebilir. Dahası, Juventus belki de uzun zamandır hasret kaldığı Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna artık daha yakındır. Bazen bir Alessandro Del Piero'ya ihtiyacınız vardır; takımı toparlayacak bir lidere…

Ancak bazen ihtiyacınız olan adam, Carlos Tevez'dir… Hırçın, hırslı, eksantrik ve kazanmaya aç bir dinamo… Carlos Tevez, Juventus'un yeni Del Piero'su olmak zorunda değil… Juventus'un ve İtalya'nın bugünkü ihtiyacı, kan… O da Tevez'de fazlasıyla mevcut… İyi pazarlar…

   
2013-07-07
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?