Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 10 Ekim 2013
Ekstrası olmayan final
Son dönemde üst düzey futbolda sıkça gördüğümüz bir karşılaşma türüydü bu final... Bir takım yüzde 60'ın üstünde topla oynuyor, fazlasıyla (hatta belki lüzumundan fazla) hazırlık pası yapıyor, hücuma 20-25 dokunuşla geliyor ve topla kaleye girmeye çalıştığı için az pozisyon buluyor. Diğer takım, savunmada kontrollü, topu genelde rakibe bırakıyor ama kazandığında 3-4 pasla hızlı çıkıp pozisyon üretiyor. Konfederasyonlar Kupası yarı finalinde İspanya-İtalya maçı böyleydi, U20 finalinde de Prandelli takımı gibi davranan Uruguay'dı. 70 dakika sonunda yüzde 40 topla oynamışlar, ama şutlarda 13'e 6 üstünlük sağlamışlardı.
Lâkin onların da, aslında bu turnuvada birçok iyi takımın da sorunu aynıydı. Oyuncular çok iyi altyapı eğitimi görmüşler ama bu arada makine çıktısı gibi birbirlerine benzemişler. Farklılıkları olan oyuncu, sistem içinde düzleştirilmiş, dalları budanmış. Bütün bir Dünya Kupası'na baktığımızda İspanyol Deulofeu, Kolombiyalı Quintero, biraz da Portekizli Bruma dışında adam geçen, sürpriz şut deneyen, bireysel olarak risk alan, hata kredisi olan oyuncu yok gibiydi. Herkes hata yapmaktan korkunca belki daha az yanlış yapılıyor ama futbol da sıradanlaşıyor, ekstralar ölüyor. Dün hemen hemen hiç ekstrası olmayan bir maç izledik TT Arena'da.
Maçta hiçbir ekstra olmayınca nüanslar sonucu belirlemeliydi... Fransızlar uzun boylu bir takımlar, ama (1,96'lık Avenatti takviyeli) Uruguay, duran toplardaki yerleşim başarısıyla rakibini kusursuz savundu. Fizik kalitesi yüksek Fransızlar, bir haftada 360 dakika üst düzey futbol oynayan rakiplerinin yorgunluğundan uzatmalarda faydalanamadılar, çünkü kontrol düşüncesi ağır bastı. Uruguay'ın avantajıysa (son iki maçta oynayan Umtiti'nin yokluğunda) Sarr-Zouma defans ikilisi uyumsuzluğuydu, Lopez iki kez orayı zorladı ama yıkamadı.
Ekstrasız maçın tek ekstrası penaltılarda sahneye çıktı, Fransız kaleci Areola kupayı ülkesine getirdi. Zouma hariç tamamı 1993 doğumlu Fransızların elemelerde oynadığıTürkiye 7, Özbekistan 5, Gana 4, Uruguay 6 tane 94-95'li ile sahaya çıkmışlardı. Uruguay'ın üç penaltıcısının da (karşılarındaki kaleci Areola'dan birer yaş küçük) 94'lüler olduğunun da altını çizmek gerek sanırım.

   
2013-07-14
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?