Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 10 Ekim 2013
Şöhretin bedelini ünsüzler öder!
Gelin şu kameraların önünde kurbanlık koyun gibi teşhire varan gözaltı yöntemini tartışalım. Çünkü bu teşhir yöntemi ne ilk ne de son.
Önceki sabah yurdun dört bir yanında başlayan ‘ünlülere uyuşturucu operasyonu' sosyal medyada ‘hayli hararetli' bir tartışma başlattı.
Bazıları operasyonun zamanlamasına takmış.
Mesela yönetmen Mustafa Altıoklar, 'Narkotik operasyonu açıkça siyasi. Uçan kuştan haberi olan narkotiğin düğmesine böyle bir günde basılması gündem değiştirme oyunudur' demiş.
Öyle ya önceki gün Ergenekon davasının karar duruşmasıydı.
Bu yüzden Tufan Türenç ünlülere dönük operasyonu ‘Silivri'yi kamufle etme şovu' olarak nitelemiş.

* * *

Bitmedi...
Bir de ünlülere uyuşturucu operasyonunu Gezi Parkı eylemlerinin intikamı olarak görenler var.
Mesela Nihat Doğan:
'Uyuşturucudan alınan sanatçıların çoğunun Gezi için Taksim'de yürümüş olmalarına kaç puan veriyoruz? Devlet babanın kulak çekme ihtimali!'
Ya da Atilla Taş:
'Çoğunluğu Gezi'ye katılan oyuncuların gözaltına alınmaları umarım tesadüftür!!!'
Dün Cüneyt Özdemir Radikal'de tam da bu sorgulamalara dikkat çeken toplumca nasıl bir paranoyaya sürüklendiğimizi anlatan ironik bir yazı yazdı.
Başlığı: Tesadüflere inanmam!

* * *
İster ‘toplu histeri' deyin ister ‘güven bunalımı...'
Sonuç değişmiyor çünkü algı ile olgu arasındaki makas öylesine açık ki artık hiçbir mızrak çuvala sığmıyor.
Ünlülere uyuşturucu operasyonu Gezi Parkı eylemlerinden 6 ay önce bir satıcının dinlemeye takılmasıyla başlamış kimin umurunda!
Gözaltına alınanlar arasında Gezi ile alakası olmayan birçok ünlü varmış kim takar!
Ergenekon davası 5 yıldır Türkiye'nin gündeminde ne yazar!
Fakat ben işin bu tarafında değilim...
Sabahtan akşama tartışsak işin içinde bir komplo var mı yok mu çözemeyiz.
O zaman gelin şu kameraların önünde kurbanlık koyun gibi teşhire varan gözaltı yöntemini tartışalım.
Çünkü bu teşhir yöntemi ne ilk ne de son.
Konu ne uyuşturucu ile sınırlı ne de ünlü ya da ünsüz olmakla.

* * *
Bir insan ünlü de olabilir ünsüz de kaçma şüphesi yoksa neden en olmadık yer ve zamanda baskın yapılarak gözaltına alınır.
Davet edersin emniyete, alırsın ifadesini, varsa adli bir işlem yaparsın gereğini.
Uyuşturucu ticareti yapıyorsa anlarım, basarsın; hem mallara el koyarsın hem de satıcıları gözaltına alırsın.
Ama kullanıcı olduğu iddia edilen insanları bu şekilde teşhir iki açıdan da sorunlu.
İlkine dün attığı tveet'lerle Ertuğrul Günay değinmiş:
'Uyuşturucu ile mücadele ticari kaynağa yönelmekle sonuç alır. Kullanıcılıkla suçlananların teşhiri sadece gösteridir, magazindir, ayıptır!'
Haksız mı?
Bir diğer önemli soruyu da Hürriyet'te Cengiz Semercioğlu sormuş:
'Ünlüleri böyle teşhir etmek caydırıcı mı özendirici mi?'
Cengiz 'Bence özendirici' diyor.
Çünkü gençlerin gözünde uyuşturucu ile arzu nesnesi olarak gördükleri şöhretli hayat adeta özdeşleşiyor.
Narkotikçiler farkında olmadan ünlülerle uyuşturucunun reklamını yapıyor!
Çok mu ağır oldu...
Eee şöhretin bedelini sadece ünlüler değil bu kafayla gidersek ünsüzler de öder!

   
2013-08-07
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?