Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 06 Temmuz 2014
Halil İbrahim AKGÜN
Halil İbrahim AKGÜN kimdir?

Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Sarı Dede ve Köyüm...
Kabri şimdiki kırka koyu mezarlığı içerisinde bulunur.

Yol üzerinden gecen halk duasını hiç bir zaman esirgemez onlara. 

Sarı Dede Türbesinde yatan kişinin birde efsanesi mevcuttur halk arasında. 

Dilden dile dolanan bu Sarı Dede Efsanesi şöyledir;

Bir gün evvel öğle üzeri çıkan kar fırtınası, ertesi günü sabah vaktine kadar devam etmişti

 Sokaklar, caddeler diz boyu karla örtülüydü.

 Daha evvelki yıllarda görülmeyen bir kış geçiriliyordu.

 Soğuk rüzgârın pencere aralarından geçen sesi, insanı iliklerine kadar titretiyordu.

Sabah ezanını yanık sesi ile okuyan müezzinin sesi, daha evvel fırtına sesi ile uyanmış, tüm kırka köylüleri  tarafından duyulmuştu.

Ama ne mümkün camiye gitmek, soğuk son haddinde, imam bile gelememişti camiye Müezzin bekledi, belkledi baktı gelen yok. 

Gelmesi gerekenlerin gelmeyişlerinden doğan mahçubiyetin hamili olan müezzin, camiden çıkıyor, yüzü camiye doğru, arka arkaya, birçok istikametde gidip geliyor. 

Yerde bıraktığı ayak izleri, camiye namaz kılmaya gelen birçok insan varmış gibi bir intiba uyandırsın istemişti.

Güneş doğmadan namazı tek başına kılıyor, sonra her zaman ki âdeti üzerine en az bir cüz Kur'an okuyor.

 Dua

 Dua,

 Dua.

Arkasından, bekarlık yaptığı eve, hizmete gidiyor.

 Bu müezzinin adı SARI DEDE.

O'na sarı denmesinin nedeni sarışın olduğundan değil, Kur'an-ı Kerim'den Müzzemmil Suresi'ni okurken, yüksek manâsının etkisiyle korkudan sararan benzi hep öyle kaldığından Sarı Dede diyorlardı..

O, Müzzemmil, suresi varya şöyle diyooor...

Bismillahirrahmanirahimm..

Ey örtünen..

Gece kalk, ancak biraz yarısı,yahut ondsan biraz, eksilt, ya da onun üzerine artır, yavaş, yavaş, güzel kur'an oku.

Cünkü biz sana agır bir söz vahiy edecegiz..

Gece ibadete kalkma, evet, o, hem daha dokunaklı,hem de söyleyiş, yönünden, daha, saglamdır..

Cünki sana gündüzleyin, uzun bir meşgulüyet vardır..

Hem rabbinin, ismini an ve her şeyden uzaklaşarak, kendini, ona ver..

O dogunun da batının da  Rabbibidir.Ondan başka tanrı yoktur.Öyleyse yalnızca Onu vekil edin..

Başkalarının diyeceklerine sabret, Onlardan, güzel bir şekilde uzaklaş..

O nimet sahipleri olan yalancıları .Bana bırak, onlara biraz süre ver..

Çünki bizim yanımızda bu kagılar, şiddetli salgın, bir ateş, bogaza duran, bir yemek ve acı veren bir azap var..

O gün yeryüzü ve daglar, sarsılacak,daglar dagılmış, bir kum yıgını olacak..

Haberiniz olsun Biz  Firavun'a bir rasul gönderdigimiz,gibi size de size şahit olan bir rasul gönderdik..

Firavun o rasule isyan etti de Biz onu agır bir şekilde cezalandırdık..

O halde siz, cocukları ak saçlı ihtiyarlara,çeviren o günü inka^r  ederseniz nasıl korunursunuz..

Gökyüzü onunla çatlamıştır. Onun vaadi gerçekleşmiştir.

İşte bu bir ögüttür. Artık dileyen Rabbine(giden) bir yol  tutar..

Gerçekten Rabbin, senin ve seninle olanlardan bir grubun,gecenin üçte ikisine yakın ve yarısı, ve üçte biri (kadar bir süre) kalkıp namaz kıldıgını biliyor. Allah geceyi,ve gündüzü belirleyip takdir eder.. O sizin bundan fazlasını başaramayacagınızı bildi de böyle tövbenizi kabul etti. Bundan böyle Kur'andan ne kolay gelirse, onu okuyun. İçinizden bazılarının hasta olacagını, diger, bir gurubun da Allah'ın ihsan ve ikramından bir kar aramak üzere yeryüzünde yollara düşecegini, başka bir grubun da Allah yolunda çarpışacagını bildi. O halde ondan ne kolay gelirse, onu okuyun.Namazı kılın, zekatı,verin. ALLAH'a güzel bir borç takdim edin. Kendinizin hesabına hayır, olarak, her ne sunar, sanız, onu ... Allah katında  onu daha hayırlı sevap olarak daha büyük bulacaksınız. Hem Allah'a tövbe istiğfarda bulunun, şüphesiz, Allah cok bagışlayandır. Çok acıyandır...

 İşte dostlar ..

Sarı dedeyi..

Sarardıp sarardan..

Bu harika sure....

Sarı Dede'nin, zayıf, ufak tefek vucûduna karşın, çok çalışkan olması, temizliği intizamı ile dikkat çekmesi, hele hele büyük küçük herkesi sevmesi, onun önde gelen meziyetlerindendi.

Ancak halkın arasında da zenginliğin fazilet ölçüsü olduğu bir dönemde fakirliği tek kusuru.. 

Kahvede, şurda burda, ona bir şey sorarlarsa cevap verir, yoksa hep sûkut içinde idi.

Konuştuğunda insanların en çok helal lokmaya dikkat etmelerini isterdi.


Allah'ın insanlardan istediği her şeyi önce kendi yaşardı. Hakk'ı çok zikretmek, halka yumuşak söylemek, şefkat eylemek, çok sabırlı olmak, ilimle hep tevazu içinde olmayı tavsiye ederdi.

Bilmiyoruz hangi sene, ege ye uşak ,a kırka köyu ne uzun müddet yağmur yağmamış, ekinler başak vermeden sararmaya başlamıştı bile. Halk her tarafta yağmur duasına çıkıyor, fakat istenilen yağmur bur türlü yağmıyordu.
 Son olarak bazacamına yine bir yağmur duası için toplanılmıştı. Halk her tarafta kurbanlar kesiyor, gözlemeler yapıp adak dağıtıyordu.

Bu defa birçok yerden, hatırı sayılır derin hocalar katıldı yağmur duasına.

Bütün uşaklı, kırka, koyu çevre köyler bazacamına tepede idi.

Sarı Dede'yi çağıran olmamıştı.


Bekar durduğu ağası ile, hayvanlarına ot aramaya gitmişlerdi. 

Uzaklardan bazacamı birikenler görünüyordu.

Gökyüzü berrak mı berrak.

Tek bulut yok.

Dikenlerin, çalıların, çırpıların arasında, kendi kendine konuşmaya başlamıştı.

 O sırada ona farkettirmeden dinleyen ağasını unutmuş, kendinden geçercesine şunları söylüyordu;

Ya Rabbi

Yaaa Rabbiii sen onların kusuruna bakma,  gafildirler, cahildirler ama gene de senin kulundur onlar.

Sen onların kusuruna bakma

Ya Rabbi, istedikleri yağmuru veriver.' diyordu.

Diyordu da   hec kimsesnin bu dedigini  duyan yok sanıyordu..

Öylesine icten öylesine icten yakarış ki,..

Gecmiş  kendinden gecmiş..

Sarı Dede'nin dudakları her kıpırdadığında, önce bir serinlik, sonra ocak gibi parlak, şeffaf gökyüzünde, yağmur bulutları toplanmaya başlamıştı

Ne garip, bulutlar her taraftan kendi üslerine doğru geliyordu.

Derken bereketli, feyizli bir yağmur, çiseleyerek yalnız kendi çevrelerine yağıyordu.

Kırka ya doğru yürüdüler...

Bulutlar onlarla beraber. Evlerine vardıklarında yağmur iliklerine kadar işlemişti.

Mülayimde toplananlar manzarayı görüyor bir mana veremiyorlardı.

Sarı Dede'nin ağası gördüklerini herkese anlatmış, bilahare ona;

- 'Hocam bu güne kadar sen benim bekarımdın(hizmetli,ırgat, veya karın tokluguna ,coz az bi  ücret,veya bi alaca gömlek), bundan sonra sen ağa, ben bekar olarak emrindeyim' dedi....

 Dedi ya, bizim Sarı Dede'in sarı benzinin biraz daha sararmış olduğunu fark edemedi.

Ağasından izin istedi.

Verilmemesine rağmen ağası ile helâlleşip ayrıldı.

Camiye gitti.

Son defa ezan okudu.

Hayret, camii ağzına kadar dolmuştu.

Halk sanki yağmurdan ıslanmak için kırka koyu na' gelmişti.

Herkes bir tuhaf bakıyordu ona, namaz kılındı.

Ama son secdede kalkamayan Sarı Dede'miz olmuştu.

Ruhunu teslim etmişti.

Kim bilir ne dualar etmişti bu gafiller için. 

Ruhunu öylece teslim etmişti.

Öylesine bir sevgi seli ki; cenazesinde bulunmayan yok gibiydi.

'Kabri şimdiki kırka köyu mezarlığı içerisindedir ve bir türbe ile çevrilmiştir.'

İşte ..

Dostlar ..

Bu Sarı dede.. 

Uşak, kırka köyünde bir mezarı var ve uzun , uzun yıllar bu yatır de mezar de ne dersen de bu mezara tüm köylüler ve civar köylerden insanlar bi dilekleri ve dularını etmek icin Yüce ALLAHA, yalvarmak, dua etmek icin buraya gelir bu  Sarı dedeye aracı kabul edip onun nezninde niyazda bulunup adaklar  adarlarmış, kurbanlar kesilir, mevlütler okunurmuş, kuranı kerimler okunur fatihalar okunurmuş ve huzur icinde ferah icinde orada bi insanların icine bi huşuluk gelirmiş, insanlar mutlu umutlu olurmuş..

Biz kırka köylüler olarak yeni bi düzenleme yaptık bu kabristanlık her bir yerde oldugu gibi bakımsız ve harap oldugu icin bi restorasyon yaptık, köy halkının cefakar bi calışması ile cam selvi agacları ile yeşillendirdik, damlama su ile de sulayıp gün yüzüne cıkardık..

Şimdilerde öyle güzel oldu ki cam agacları selindi selindi,püfür püfürrr murat dagından gelen o muhteşem rüzgarlarla bi boy attı ki sanki özlemiş toprak, yeşermeyi, bakılmayı ilgiyi, alakayı, sevilmeyi, okşanmayı, cevresi degişti, evler cevresinde bir bir geri cekilmeye başladı sanki yanı başları istemeden aileler yaşam hayat,erozyon,la hayatın rüzgarı ile başı boş kaldı..

Belki de sarı dedeye olan ilgisizlik, belki  degil, ama bundan sonra yeşeren camlarla birlikte sarı dede etrafında yanan ve gök yüzünü köyümüzü aydınlatan ışıkları bundan sonra belki hic ama hic sönmeyecek..

Yolu izmir angara, arasında  işi düşen mutlaka  uşak, banaz arasında, carıkköy, icinden asvalt yoldan köy icine kadar asvalt yol ile  ha bi ugrayıp, bi fatiha okuyup dua edin işleriniz hafifler, işleriniz, rast gider, işleriniz, kolaylaşır, iciniz huzur dolar, rahatlarsınız, belki sizden de...

Yüce Allah böyle razı olur,sakın ha yanlış  anlamayın anadolunun bir cok yerinde böyle yüzlerce yatır vardır ve yüz yıllardır bu böyledir..

Son peygamberimiz Hz. Muhammet (sas) son peygamber, bundan sonrası evliyalar, veliler, dedeler, gelecek, insanlara yardımcı kılavuz olacak ve görevini de hec belli etmeden yukarıda oldugu gibi nesillerden nesile aktarılıp yaşayacak, bu onun ogludur bu onun soyundan bu onun talabelerindendir velasıl kelirim, bir cok yerde anadoluya yayılmıştır, İstanbulda karaca ahmet dendiginde kabirlik gelir, demii..

Hee işte o da böyle bi zat,ve yedi kardeş ülkemizin bir cok yerinde kabirleri yatırları mevcut,afyınkarahisar ili sivrihisar beldesinde, yatırı aydında, yatırı, manisada yatırı ve uşak eşme karaca ahmet köyünde, Anasının türbesi oldugu bilinir ve sarı dede hem komşu köy olan akarca da  meragözü mevkisinde  bi türbesi  türbesi bulanmakta, karış karış anadoluda böyle degerli türbeler vardır..

Dedigimiz  gibi yolunuz düşerse izmire uşaka,
18 km, he bi ugrayın buzz gibi suyumuzdan  icin demli ince belli tavşan kanı cayımızı, tadın mis gibi koyu selvi ve cam agacları altında püfür püfür esen cam agacları altınde şöööyle derin bi nefes alın bakın bakın  bakalım bi degişiklik varmı, kuş gibi olursunuz, sarı dede kabrini ziyaret ettiniz, fatiha okudunuz,üstelik rahatladınız,yallah bak gali nasıl rahat edersiniz bak galliiii.

Allah yol  selameti versin yol uzamaz yeterki gönül ferahlasın galliii..

Hadi bu hafta da bu kadar köy köy deyoz ya bizim köyün deye başlayan her bir köyün güzelligi var  ya işte bizim köyde böyle bak bakam...

Döver bicerler geldi, agır agır yaz kendini hissettiriyor,ve azzz sonra gibi de hayırlısı ile ramazan, hadi kolay gelsin galiiiii.

Uşak kırka köyünden en derin saygı ve selamlar bizden olsun galiii

not:. bu yazı ya vesile olanlardan allah razı olsun deyelim ...

Not:18 MART CANAKKALE DENİZ ZAFERİ YIL DONÜMÜ,VE TÜM ŞEHİT,GAZİ,lerimizi rahmetle minnetle anıyoruz..


 


   
2014-03-23
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  YORUMLAR 1 sayfada toplam 1 yorum
mustafa Koç
2014-04-19 00:55:49    ip: 88.245.60.???
sayın yazarım köyümüz hakkın da daha çok bilgilere ihtiyacımız var !!! ''KIRKA KÖYÜ '' İSMİ nerden gelmiş? kaç yılın da kurulmuş ? ilk gelen aile kimdir ?
.......................................................................................................................................................................
1
yazarın diğer yazıları