Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 10 Kasım 2015
Ahmet GÜRBÜZ
Ahmet GÜRBÜZ kimdir?

Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Tarihi acılarla dolu milletler...
Tarihi acılarla dolu milletlerin neden gözünün yaşı bir türlü dinmez?

Halbuki hesabı ödenmiş bir geçmişe sahip iken neden hala iki yakası bir araya gelmez? Neden geçmiş bugünün peşinden izini sürmekten bir türlü vazgeçmez?
Hayatı bu kadar acımasız yapan nedir ki? insanı bu denli vahşileştiren hangi ihtirasların zebunu olmasından dolayıdır ki?
İnsan neyi paylaşamayınca kavga eder ve bir aslanın avını parçalaması gibi vahşice diğer bir insanın varlığına, bedenine, toprağına kasteder ki?.. Kast edince neyi elde eder ve elde ettiği şey kendisini mutlu etmeye yeter mi? Yoksa hep yeni bir düşman ve yeni bir av diyerek ömrünü mü tüketir?
Ama azizim dünya dediğimiz küçücük bir yer, koskoca galakside bir kum tanesi ölçeğinde bir alan değil midir?
İnsan bütün bütün buraya sahip olsa, bayrağını dünyanın her tarafında dalgalandırsa, sancağını en ihtişamlı maraşallerin kibirli naraları ile en görkemli yerlere dikse en olmuş olacak ki azizim?
Olsa olsa, bir kum tanesinin muzaffer komutanı, bir kum tanesinin yegane iktidarı yada sahibinden başka neyi elde etmiş olacak ki azizim?
Sakın bütün bu arzuları küçük gördüğümü ve bu arzular peşinde koşanların önemsiz kişiler olduğunu söylemeye çalıştığımı düşünme. 
Tarih hep bu kudretli insanların namları ve kahramanlıkları ile dolu değil mi?
Nasıl önemsiz görebilirim ki?
Tarih hep bu muktedir insanların çiğnediği topraklardan ve sayıya indirgenmiş savaş meydanlarında ki ölülerden bahsederek yazgısını yazmamış mıdır azizim?
Sayılardan oluşmuş ordular, sayılardan oluşmuş ölüler ve şehitler. Hepsi de matematiğin bir konusuymuş gibi azizim. Tarih insandan çok insan sayılarından, sayılarla örülmüş kahramanlıklarından bahseder de bir tek İNSAN dan bahsetmez azizim, bir tek insan dan.
Tarih geçmişi anlamamız için senelere rakam koyar, rakam koymaz ise biz nasıl anlayalım, öğrenelim ve ilim yapabilelim öyle değil mi azizim. İnsanlık hafızamızın işleyebilmesi için rakamlara olan ihtiyacımız pek kavi. Rakamlara duyduğumuz ihtiyaç pek büyük.
Rakamlar olmadan geçmiş okunmuyor hatta tarih yapılamıyor azizim gelecekte matematikle yazılacak sayılarla ölçülüp tartılacak ve belirlenecek.
Ya insan! evet ya insan nerede olacak azizim?
Tarih muktedirlerin sahip olma adına, kahramanlığı adına yaşadığı mutluluğu kaydederken sayılarla ifade edilen insanın ve insanların acısını nerede bulacak, nereden öğreneceğiz azizim?
Kaydedilmemiş yada kaydedilmeye lüzum görülmemiş milyonlarca belki de milyarlarca insan.
Muktedirlere göre ha yaşamışlar ha ölmüşler ne önemi var. Sayısal değerlerinden başka ne önemi var.
Onlar kahramanların bir hedefi elde etme araçlarından başka nedir ki kayda değer bulunsun. Kılıç sayısı, kalkan sayısı, tüfek sayısı kadar sayısal değerleri belki vardır.
Yok azizim ne sayılara boğulmuş tarihi nede rakamların eşlik ettiği stratejik gelecek hesaplarını yargılıyorum zannetme. Sayıların arasında kaybolmuş insanı bulamayacağımı bende biliyorum. Dünün ihtişamlı kahramanlarının yaslandığı insanların acılarını örten sayısal tarih gelecekte rakamlarla ismini yücelteceği kahramanlarını hazırlarken ben yanımdaki rakamlara kurban olacak insanlara bakınıyorum. Onların hazırlanışına şaşkınlıkla bakınıyorum.
İnandırılmış kıtalar muktedirlerin hedefine ulaşması için nasılda çırpınıyorlar. Allahım ne büyük fedakarlık bu.
Kendi hayatlarını hiçe sayan, kendi hayat hikayelerinin hayatları ile sınırlı olmasına aldırmayan bu insanlar neden başlangıca bakıpta sonuca aldırmıyor?
Gelecek bugünden kuruluyor. Yine insan üstünde, acılar ve müthiş fedakarlıklar üstünde.
Bu dünya için hiç de büyük hesapları olmayan bu insanlar gözünü budaktan sakınmıyor. Çünkü inanmış.
Allahım, insan inanınca sağır, kör ve dilsiz mi oluyor?
Din adına liderler güç talep edince insan sadece bir malzememi  oluyor?
Çağrılar din adına olunca, çağıranlar dinin içinden konuşunca koşan dindarlar oluyor.
Çağrı Allah için olunca koşanlar etrafta ne oluyor kim kime karşı neden çağrı yapıyor görünmüyor. İnsan sadece koşuyor varınca ya vuruyor yada vuruluyor.
Tarih yeni kahramanlarını yazmak için insan topluyor. İnsanlar sayılarla sayılıyor.
Acılar yine sayıların altında mahşerde sorulmayı bekliyor.
Kahramanlar sayılar üstünde sancağını sallıyor, bir kum tanesine sahip olmak için, bir kum tanesinin kavgası için...
Tarih dünden devraldığı sayıları gelecek için hazırlıyor.....


 

 

 

   
2014-04-05
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları