Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 27 Nisan 2014
Ziya GÜNDÜZ
Ziya GÜNDÜZ kimdir?
1982 Şanlıurfa doğumlu. Yaklaşık 10 yıldır basım ve yayım işleriyle uğraşmakta. Haber sitelerinde, ulusal gazetelerde, yerel gazetelerde, muhtelif dergilerde makaleleleri yayınlandı. Halen İstanbul merkezli Vuslat Dergisi’nde editör olarak görev yapmakta. Yazı çalışmalarına devam etmektedir.
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
İslam'da Sorun Yok...
İslam'da Sorun Yok, Müslümanlarda Sorun Çok!

İslam, insanlığın birleştirici gücüdür.
İslam kusursuz, mükemmel bir dindir. İslam'da herhangi bir kusur söz konusu değildir. Allah (c.c.) insanlar için, İslam'da hiçbir şeyi eksik bırakmadı. Bütün sorunların çözümüne, İslam cevap vermektedir.  İslam, gerçek manada bilinip hayata aktarıldığında onun mükemmel ve eşsiz olduğu çok daha iyi anlaşılacaktır. İslam, insanlığın birleştirici gücüdür. Çünkü o bir fıtrat dinidir. Çünkü o insanlık için gönderilmiş son dindir!

Günümüzde kabul etmek gerekir ki, mükemmel bir dinin takipçileri olan Müslümanlar, o kadar mükemmel değiller. Çünkü ben Müslüman'ım diyenlerin çoğunluğu, İslam'ı gerçek manada bilmiyorlar. İslam, gerçek manada bilinmediği için, Müslümanların hayatı İslam'ın yerine başka şeylerle inşa olunuyor. Hayata kâmil manada taşımadığımız İslam bize ışık olmuyor.

Cemaatler İslam Birliğine Zarar Veriyor

Günümüz Müslümanları, sorunlarını, mezhepler/meşrepler/cemaatler/ üzerinden çözmeye çalışıyorlar.  Mesajlar, cemaat görüşleri üzerinden veriliyor.  Cemaat görüşleri, Müslümanların birleştirici gücü olmasından çok uzak... Müslümanlar cemaat dilini değil, ümmetin evrensel dilini kullanmaları gerekiyor. Ümmet dilini kullanmadığımız için, bir araya gelmekte zorlanmaktayız. Cemaatlerin kullandığı dil, İslam ümmetinin birleşmesinin önünde bir dağ gibi durmaktadır.  Eğer yeryüzünde söz sahibi olmak istiyorsak,  Müslümanların daha huzurlu olmasını istiyorsak, cemaat dilini bir kenara bırakıp, ümmet dili ile meydanlara inmemiz gerekiyor.

Şuursuz Bireyler Çoğalıyor

Bugün İslam dünyasında, Müslümanlar inanç noktasında çok ciddi bir ayırışım yaşamaktadır. Bir cemaatin, yasakladığı bir eylemi, bir başka cemaat yapılmasında çok büyük sevap var diyebiliyor. Bir üstadın ak dediğine diğeri kara diyebiliyor. Bunun neticesinde, Müslüman şahsiyetler ne yapacakları konusunda bir ikilem yaşmaktadırlar. Bu ikilem önce Müslüman bireyi pasivize ediyor, daha sonra ise kendi haline bırakıyor. İşte felakette tam burada başlıyor. Kendi halinde olanların sayısı bir hayli çok!

Önümüzde Asr-ı Saadet Modeli Var

Müslümanlar Allah'ın istediği şekilde Müslüman olmayı başaramıyorlar.  Allah'ın söylediklerini harfiyen uygulayamıyorlar. Hz. Muhammed (s.a.s.) hayatını bütün yönleriyle inceleyip, Efendimizin tavsiye ettiği Müslüman şahsiyetler yetiştiremiyoruz. 

Müslümanlar kendiişlerini kendi elleriyle zorlaştırmaktadırlar. Önümüzde çok muazzam Asrı- Saadet gibi bir model varken, sürekli başka modeller arıyoruz. Sahabeler,  hayatın sıfır noktasından muhteşem bir medeniyet inşa ettiler. Günümüz Müslümanları olarak o muhteşem neslinin projelerini, günümüze/gündemimize/hayatımıza olması gerektiği gibi taşıyamadık.

Sonuç

Netice itibariyle, cemaatlerin içine sıkışan Müslümanlar olarak, birbirimize güvenmiyoruz, güvenemiyoruz.  İslam Müslüman'ı tarif ederken, onun güvenirliği üzerinde ısrarla durmakta. Ama gelin görün ki, biz bir güven kaybı yaşıyoruz.  Bugün Müslüman bireyin, bulunduğu topluma güven verdiği, kadar Müslümanlığını yaşadığını unutmayalım

Günümüzde, Müslümanlara bakarak İslam'ı değerlendirenle büyük bir yanılgı içerisindedirler.  Çünkü Müslümanlar kusurlu, İslam ise kusursuz bir dindir. İslam gerçek manada bilinip, yaşanıldığında önce ümmet, sonra ise güçlü İslam devletler ortaya çıkacaktır.



   
2014-04-24
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları