Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 06 Temmuz 2014
Ahmet LAZ
Ahmet LAZ kimdir?
1956 da Kilis'te doğdum. İlk orta ve lise eğitimimi Kilis'te, Lisans eğitimimi de Hacettepe Ünv. Matematik mezunu olarak Ankara'da tamamladım. Afşin/Elbistan termik santral montajında planlamacı, Türkiye Diyanet Vakfında Bilgi İşlem Müdürü, Kendi işimde ise yönetici olarak Bilgisayar ve Yazarkasa sektöründe çalıştım. Emeklilik hayatımı Kilis'te yaşıyorum. Yerel Kilisinsesi gazetesinde ( www.kilisinsesi.com.tr ) yazıyorum.
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Cumhurbaşkanı Seçimi
Cumhurbaşkanımızı seçmek için ilk defa milletçe sandığa gideceğiz. İlk tur 10 ağustos, ikinci tur da 24 ağustos 2014 de yapılacak. Rahmetli Turgut Özal öncesine kadar olan cumhurbaşkanı seçimlerinde, emekliliği gelmiş askerlerin, yine askerler tarafından meclise dayatılmaları sonucunda sembolik oylamalar yapılır, birileri bu makama oturtulurdu.

Hem kendi milletinden, hem de dünyadan kopuk, at gözlüklerini çıkaramadıkları için yeryüzündeki gelişmeleri görmekten aciz bu komutan cumhurbaşkanları, bize onlarca yıl kaybettirdiler. Bu ahmakça tabuyu yıkan ilk cumhurbaşkanımız rahmetli Özal oldu. Ama takvimler de 9 Kasım 1989 u gösteriyordu. Özal'ın bu cesaretinin bedelini bizler, yerini dolduramayan beceriksiz siyasetçilerin ülkeyi darmadağın hale getirmeleri ile ödedik. Kendisi de görevi sırasında kendi canı ile ödedi.

Özal'dan sonra yine bir sivil olan, ancak asalak bir yapıya sahip ve dalavereciliği siyaset zanneden Süleyman Demirel, bu makamın sahibi oldu ve dalaverelerle ülkemizi 28 Şubata taşıdı. 2002 de artık oynanan oyunlara yeter diyen milletimiz, R.Tayyip Erdoğan'ı güçlü bir destekle iktidar yapmıştı. Her türlü engellemelere, dalaverelere rağmen Abdullah Gül, milletin büyük desteği ile iktidarda olan AK Parti tarafından Cumhurbaşkanlığı makamına seçildi. O dönemde MHP nin, doğruyu görerek milletin istediği yönde hareket ettiğini de asla unutmayacağız.

Hemen arkasından yapılan referandumla, bundan böyle Cumhurbaşkanlarının, cumhur tarafından seçilmesi kesinleşti. İşte önümüzdeki seçimlerde, geçmişi de unutmadan cumhurbaşkanımızı seçecek, geleceğimizi emanet edeceğimiz bu yüce makamı oylarımızla dolduracağız.

Bu seçimlerde, seçilecek kişi kadar, belki de daha fazla önemli olan da iktidarın hangi ellere teslim edileceğidir. Bir yanda 3 defa üst üste seçilme prensibi, diğer yanda cumhurbaşkanlığı makamı, bizleri de adayları da derin derin düşündürmektedir.

Vatandaşlar olarak, iktidarın samimi olmayan ve beceriksiz ellere teslim edilmesini arzu edenimiz yoktur. Kendi koyduğumuz ve herkes tarafından takdir edilmiş olan, 3 dönem meselesinin delinmesi de hoş bir durum değil. İnancımız odur ki iktidar, AK Parti içinde mevcut oyun uşaklarına değil de, yine parti içindeki gerçek bir lidere teslim edilecektir. Bu seçimle birlikte, sistem değişikliği de gündemimizde.

Ülkemizde, bu güne kadar birçok sistem denemesi yapıldı. Millî diktatörlük, millî şeflik, iki meclisin bulunduğu (senato ve parlamento) sistem, darbecilerin kurduğu millî komite sistemi gibi sistemler denendi. Milletimizin rızasına muhalif olan bu eski sistemlerden sonra şimdi, başkanlık veya yarı başkanlık sistemleri tartışmaya açıldı. Her kesim bu konuda değerlendirmeler yapıyor, görüş ve düşüncelerini değişik platformlarda açıklıyor.

Gerçi 2015 genel seçimleri, mevcut seçim sistemiyle yapılacak. Ama tartışmalar ve görüş beyanları devam edecek. Ben iki turlu, barajı olmayan, daraltılmış ve tercihli bir yarı başkanlık sisteminin ülkemizin yararına olacağını düşünüyorum. Bu konuda hem tercihli hem de daraltılmış bir sistemin olamayacağını düşünen dostlarım oldu.

Ancak, bir milletvekilinin seçileceği 550 seçim bölgesinde, her partinin belirleyeceği 3-5 adayın da oy pusulalarına yazılmasının bir sakıncası yok. Bir karmaşa da yaratmaz. Vatandaş tercih ederse tercih edilen, etmezse de birinci sıradaki kişi o seçim bölgesinin meclisteki vekili olur. Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimi için ortaya çıkan adaylar henüz net değil.

Mevcut Cumhurbaşkanı Abdullah Gül veya Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dışında birinin, bu makama gelmesi de mümkün görülmüyor. Her ikisinin de ikinci tura gerek kalmadan, yani yüzde 50 nin epey üzerinde bir oy oranı ile seçilmeleri büyük ihtimal. Birinin seçilmesi ve diğer endişelerin giderilmesi ile alınacak sonucun ülkemiz için büyük atılımlara sebep olacağı görülüyor.

Allah (cc), bizi bir daha Özal sonrasının karanlıklarına döndürmesin. Güçlü, müreffeh ve mazlumların hamisi bir Türkiye için kalın sağlıkla...

Ahmet Laz

[email protected]



   
2014-05-06
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları