Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 06 Temmuz 2014
Fevzi GÜNENÇ
Fevzi GÜNENÇ kimdir?
1940 yılının şıra zamanında, 1 Eylül Dünya Barış Gününde Gaziantep’te doğmuşum. Öğretmenlik, metin yazarlığı, tiyatro oyunculuğu, gazetecilik, öykücülük yaptım. Sayısı 50’yi aşan sahne için çocuk oyunu, bir o kadar radyo oyunu, çocuk romanları, yüzlerce çocuk öyküsü, çocuk şiirleri yazdım. İlgi alanım çocuk edebiyatı. Ama toplumsal olaylara da duyarsız kalamadığım için sıklıkla köşe yazıları yazıyorum. Erişkinler için yazdığım edebi yapıtlarım da var. Bu bağlamda 1991 yılında Orhan Kemal Öykü Ödülü birinciliğini kazandım. Ödüller aldım bir yığın... Ulusal bir gazeteden Emekli oldum. İki çocuğum var. Ayıp olur öbürlerini saymazsam: kendileri için yazdıklarım da çocuklarım değil mi? Dünyanın dört bir bucağındaki sarı, kara, beyaz, kızıl derili olan kimileri kurşunlardan, bombalardan, kimileri açlıktan, susuzluktan, ilaçsızlıktan ölen düşlerinde bile gülemeyen, daha yaşamanın ne olduğunu anlamadan, ölen çocuklar öldüklerini bile bilemeyen çocuklar benim çocuklarım değil mi?
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Gülle, Misket ve El Arabası
GAZİANTEP YÖRESİNDEN  GELENEKSEL ÇOCUK  OYUNLARI (23)

GÜLLE, MİSKET

Eskiden çocukların en çok oynadıkları oyunlardan biri de gülle oyunuydu. O zamanlar henüz misketle tanışmamıştık. Bu nedenle güllelerimizle vurmaca oynardık.

Güllelerimizi kendimiz üretmek zorundaydık.

 Yaşımız çok küçükse, gülle yapmak için yontulması kolay olan, kolayca şekillenebilen havara taşlar kullanırdık. Bu tür gülleler pek rağbet görmezdi.

En üstte tutulan gülleler mermerden yapılan güllelerdi. Haftalarca emek vererek oluşturduğumuz bu mermer gülleleri parlatmak için onları yağlı kumaşlara sararak günlerce bekletirdik.

Bir de kil gülleler vardı. Eskiden kadınlar hamamda şampuan yerine kil ile temizlenirdi.

Çünkü o zamanlar henüz şampuan da icat edilmemişti. O nedenle her evde kil bulunurdu.

Biz annelerimizin bu killerinden aşırarak, bugünün misketlerine benzer ufak gülleler üretirdik.

Kil çabuk çatlayan, çabuk kırılan bir toprak türü olduğundan, onunla yapılan gülleler de ancak çok küçük yaştaki çocukların oynadığı gülleler olurdu.


EL ARABASI (İki döner kafalı)

El arabası, 5 yaş çocuklarının oynamaktan hoşlandıkları bir oyuncaktı. 70 cm kadar uzunlukta bir çubuğa geçirilmiş olan bu oyuncağın iki tekerleği vardır. Tekerleklere bağlı, yel değirmenlerine benzeyen iki düzenek tekerleklerle birlikte dönerdi.

Bunların zilli olanları da vardı. Tekerlek döndükçe düzenek de döner, düzeneğe baplı olan ziller çın çın ses çıkarırdı.


   
2014-06-23
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları