Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 26 Haziran 2014
Deniz Batu EBİNÇ
Deniz Batu EBİNÇ kimdir?
Deniz Batu EBİNÇ e-mail: [email protected] 1 Nisan 1981 Van doğumlu ve Çerkez asıllıyım. Kafkasya’dan gelen, Atalarım 1732 yılında İkinci Mahmud’un, fermanı ile Van ili Amik Kalesine tımarlı sipahi olarak gönderilmiştir. Burada uzun süre uç beyliği yaptıktan sonra Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte görevlerinden azledilmişlerdir. Çeşitli gazete ve dergilerde; Kadın, vicdan, önyargı, sosyal adalet, aşk, sosyal yaşam, genel kültür ve kültürel değerlerimiz ile ilgili köşe yazıları yazmaktayım. İnönü Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden mezun olduktan sonra üç buçuk yıl kadar memurluk yaptım ve 2009 yılında bıraktım. 2009 yılı Kasım ayı sonlarında; Gaziantep’te, kısa dönem olarak yaptığım askerliğimi tamamladım. Memurluktan ayrıldıktan sonra kendimi tamamen yazılarıma adadım. Hâlihazırda 16 öykü ve 500'ün üzerinde şiirim bulunmaktadır ve henüz hiçbir yerde iki şiirim dışında yayınlananı olmamıştır.
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Kadın Olmazsa!..
Kadın olmazsa hayatında çocuklar bayramda bile çalmazlar kapını; bilirler o evde kadın olmadığını...

Öyle canın istedi diye gecenin bir vakti arkadaşları da alıp çıkayım diyemezsin... Bir-iki defa gitsen, üçüncüye etraf mızmızlanır, en başta yenge hanım dile gelir, öyle her akşam o bekar adamla ne işin var sokaklarda diye... Düşünemez ki 20 senedir dost olduğunuzu, kıskanır; dostun seni savunamaz bile! ona karşı...

Kırk yıllık arkadaşlarının evine bile öyle zırt-pırt gidemezsin; yeğenimi özledim sevmeye geldim diyemezsin... Arkadaşın kıskanmasa; sorun yapmasa bile bilirsiniz etraf namus bekçileriyle doludur, onlar dile gelir, bu adamın bu evde ne işi var diye sorarlar?

Kadın olmazsa hayatında akşamları yatak odana dahi girmek istemezsin, ya televizyon karşısında ya da kitap okurken sızar kalırsın bir divan başında...

İzmarit dolu küllük sabaha kadar zehirler durur seni, yarı uykusuz ve sarhoş gibi kalkarsın yataktan... İyi dinlenemediğin için işlerinde de aksilikler yaşarsın...

Mesela kot pantolon, ceket, gömleği moda yaparsın...  İftar sofraların olmaz hiçbir zaman, sahurları da bilmezsin, az efemine bir yapın yoksa eğer amiyane bir tabirle evi b... götürür; ama sen buna da aldırış etmezsin...

Apartmandaki tüm evli adamlar için potansiyel sapık olarak görülürsün, eşleriyle merdivende karşılaşsan günaydın demeye cesaret edemezsin... Alışırsın yalnızlığın pisliğine ve tekrar eder durursun: Yalnızlık; bir tek Allah'a, mahsustur...

Hani komşu komşunun külüne dahi muhtaçtır! der ya Atasözleri; ama sen, karşı kapıyı çalıp  bir tutam tuz isteyemezsin!

Bayram şekeri almana dahi gerek yok! Nasılsa komşular için etrafın için gayriihtiyari yok sayılmışısın, onların çoğu akıllarından dahi silmiştir seni, belki varlığını, itfaiye erleri bir gün kapını kırmaya çalıştıkları zaman, anlarlar...

Burada bir adam yaşardı; bizler onunla hiç ilgilenmedik, kalp krizi geçirmiş... Gencecik yaşta, iyi de bir adammış, cenazesi kokuşmuş günlerce bu sıcakta, ölümünü dahi duyan olmamış! Apartmanı kokular sarınca belediyeye haber vermişler, itfaiye ekipleri kapıyı kırarak açmış, meğer günler önce kalpten ölmüş, bedenini kurtlar sarmış, apartmanı da karantinaya almışlar...

İşte her koyun kendi bacağından asılır! Deyip kimseye ön yargıyla yaklaşmayacaksın, her koyun kendi bacağından asılır amma kokusu tüm mahalleyi rahatsız eder...

İnsanlıktan bi haber komşularda bu hale timsah gözyaşı döker... !denizbatu! 


   
2014-06-15
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları