Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 26 Haziran 2014
Kerim BAYDAK
Kerim BAYDAK kimdir?
Kerim BAYDAK 01.01.1961 ADIYAMAN doğumlu. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakultesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Adıyaman’da Yenigün gazetesi ve akabinde, Güne Bakış, şu anda da Adıyaman da Yeniyol adlı gazetede günlük olmak üzere çeşitli internet sitelerinde köşe yazıları yazmakta ve şiirleri yayınlanmaktadır. Kerim BAYDAK’ın yayınlanmış eserleri: 1 - OTUZA KADAR – Roman - 2004 - Avcı Ofset ve Matbaacılık 2 - ENTERESAN KÖYÜN ENTERESAN HİKÂYELERİ – Hikâye - 2006 - Gündüz Yayınları (Sabit İNCE ödülleri 2008 Hikâye dalında 1. Mansiyon ) 3 - AĞLAMA GÜLÜM – Şiir - 2007 - Gündüz yayınları 4 - ACIYIN BANA - Şiir – 2011 - Enzim Ajans 5 - ASLAN HÜSAYİN – Biyografi – 2012 - İz Ajans Yayıncılık 6 – Gecenin İçinden Güneşin Doğuşu ( Nemrut Dağı)-Şiir- 2012- Adıyaman Belediyesi Kültür Yayınları
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Sıcaklardan Kaçan Kaçana…
Ramazan orucu yaklaştı.

Havalar ısınmaya başladı.

Sıcakların artmasıyla beraber, şehirlerde insanlar azalıyor.

Herkes bir şekilde şehir dışındaki serin yerlere kaçıyor.

Serin yerlere kaçabilmek için, birçok hesaplamalar yapılıyor.  

Her gün çalışmak zorunda kalanlar ve işi gücü olmayanlar dışında...

Hali vakti yerinde olanlar, ekonomik anlamda sıkıntı yaşamayanlar, birkaç ay sürecek bir kent dışı yaşama yöneldiler.

İşyerlerinde çalışanlar da fırsat buldukça, yıllık izinlerini bu sıcak aylara denk getirerek, bütçeleri nispetinde; ya tanıdık birilerinin olduğu yaylalara ya da deniz kenarlarına akın ediyorlar.

İşyerlerindeki mevcut sıkıntı, stres ortamı ve beraberinde gelen telâş, gürültü ve acımasızlıktan bir süreliğine de olsa uzaklaşmak ve kafalarını dinlemek istiyorlar.

Kimi zaman kendileri, kimi zaman aile bireylerinin baskısı ve kimi zamanda çevrenin diretmeleri sonucunda bulundukları ortamdan kaçıyorlar.

Bu kaçış şehir dışı, şehirlerarası olduğu gibi, ekonomik durumlarına göre yurt dışı da olabilmektedir.

Yani anlayacağınız, sıcaklar ne kadar çok olursa, kaçışlar da buna paralel olarak o derece çok ve hareketli olmaktadır.

Yurdun bir ucundan diğer ucuna gitmeyi göze alanlar, kendilerince birçok bahaneler de üretebiliyorlar.

Nedense kimse keyfinden gittiğini söylemiyor/söyleyemiyor.

Bir arkadaşımız var, her yaz, muhakkak bankadan kredi çekerek, 10-15 günlüğüne muhakkak denize tatile gider.

'Neden borçlanarak gidiyorsun?' dediğimizde de bin bir çeşit bahaneler ileri sürerek, kendini haklı çıkarmanın yollarını arar kendince.

Ancak ne hikmetse, herkes de birilerinden, bir şeylerden, yaşadıkları ortamdan, evlerinden, şehirlerinden kaçıyor; ama diyemiyor.

Eskiden hatırlıyorum da sıkıldığımız ya da izin alındığı zaman, ahde vefa babından ya köylere gidiliyordu ya da sevdiklerine, dostlarına ziyaretler yapılıyordu.

Peki ya şimdi?..

Şimdilerde ne hasretlik gidermeler, ne ahde vefalar, ne Sıla-i Rahm'ler, ne de özlem gidermeler...

Aslında yaz geldi mi, tatil beldelerinde ve yakınlarında yaşayanları bir telaş alır.

Neden mi?

Çünkü bir türlü yaz günleri yalnız geçemeyecek demektir de ondan.

Varsa, yoksa sadece kendini düşünerek, insanlardan kaçmalar moda oldu.

Sizce de öyle değil mi?



   
2014-06-24
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları