Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 29 Ağustos 2014
Serdar USMAN
Serdar USMAN kimdir?

Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Hayatımdaki En Zor Yazılardan Biri
Bazı anlar vardır. Öyle lafla sözle falan anlatılamaz. Geçtiğimiz haftanın perşembe günü aldığım bir vefat haberi ile bir anda moralim sıfıra indi. Hem ziyaret hem de tatil için bulunduğum Muğla'da aldığım bir telefonla sarhoş bir sürücünün çarpması sonucu yaralanarak yoğun bakımda tutulmakta olan en az babam kadar sevdiğim Ali Yitik amcamız yaşam mücadelesini kaybetmişti. Hastaneden gelen haberler aslında ümit vericiydi. Yiyor, içiyor ve konuşulanları anlıyordu. Ama her şeyin üzerinde takdir yetkisi olan rabbimiz Ali Amcamızın bu dünyada ki ömrünün bu kadar olacağına hükmetmişti. Rabbim mağfiret eylesin.


Hepimizin hayatında ölümüyle bizi derinden etkileyecek insanlar vardır. Ali amcamızda benim için öyleymiş. Bunu ancak vefat ettiğinde anlayabildim. Sohbetiyle, esprileriyle bambaşka bir insandı. İşte her ölüm haberi karşısında içim burkulur. Ölüm, bu dünyada alınabilecek en ibretli uyarılardan biri. Düşünün yıllarca yaşıyorsunuz. Çalışıyor, çabalıyor bir şeyler elde edebiliyorsunuz. Ama dönüp dolaşıp bu hayatın sonu ölüme dayanıyor. Her zaman hazırlıklı olmak lazım. 


Birbirimize sevgiyle yaklaşmak, acıları paylaşmak ve ucuz dünya menfaatleri için birbirimizi üzmeye ve kırmaya değmez. Her yaşanan ölüm gerçeği sonrasında nisyan ile malul insanlar olarak olanları bir anda unutuyor ve kendimizi ölümüne bu hayatın anlamsız hırsına kaptırıyoruz. Elimizde ki varlıklarımızla yetinerek az ile mutlu olmayı denemek yerine her zaman en fazlasına talip oluyoruz. Az ile mutlu olabilen kanaat ehli insanlar olamıyoruz. Hep madde ile meşgul olurken manen kaybettiklerimizin farkına bile varamıyoruz. Sonra bir tanıdığımız vefat ettiği zaman hafif bir silkinme yaşıyoruz. Bunun etkisi de en fazla bir hafta sürüyor. İbretsiz yaşam tarzımıza geri dönüyoruz.


Ali Yitik Amcamızın vefat etmesine sebep olan sarhoş şoför hakkında bir şeyler yazmak istesem de sonuçta takdiri ilahinin gereği o ölüm orada gerçekleşecekmiş. Ama şu da bir gerçek ki tedbirin alınması karşısında takdir yetkisi olan rabbimiz var. Bu sebeple trafikte araç kullanan sürücülerin şehir merkezlerinde ki hız limitini zorlamaları, trafik lambalarını ihlal etmeleri, yaya yollarından geçenlere yol vermemeleri açık ve net olarak kul hakkını ihlaldir. İnsanların hayatını riske atmak kul hakkı ihlalidir. Kime bu konuda eziyet ettiyseniz, kimi zor durumda bıraktıysanız, Allah'ın huzurunda o kişi ve kişilerle yüzleşeceksiniz. Eğer bir yaya geçidinde yürüyen vatandaşa, hakkı olduğu halde geçiş önceliği vermediyseniz, sizin yakanıza sarılacak ve çatır çatır sizden hesap soracak. Eğer başka bir aracın geçiş önceliğini ihlal ettiyseniz, o araç sürücüsünün hakkını ihlalden hesaba çekileceksiniz. En küçük bir ayrıntı bile atlanmayacak. Nerde ne kusur ettiyseniz, hesabını vereceksiniz. Eğer ben bu imtihandan yırtarım diyecek kadar babayiğit birileri varsa buyursunlar devam etsinler bildiklerini okumaya!..


Özellikle Konyamız trafiğinde yaşanan ileri saygısızlık ve seviyesizlik için akademisyenleri araştırmaya davet ediyorum. Kronikleşen bu sorunun çözümü için daha etkin önlemler nasıl alınabilir? Konyamız maalesef trafik kurallarını ihlal etme cennetidir. Üç beş kuruş kazanmakla kendini bir b..k zanneden züppelerin günden güne artması karşısında endişe taşıyorum. 


Ağır trafik cezaları ve yapılan yeni yatırımlara rağmen hala bildiğini okuyan sürücülerimizin terbiye edilmesi için neler yapılabilir? Belediyeler hiçbir işe yaramayan yeni alt ve üst geçit yatırımlarından kaynaklanan kul hakkı ihlalinin hesabını rabbimize elbet verecekler. Kendilerine sorarsanız halka hizmet yolundalar. Ama halka hizmet adı altında yanlış projelendirilen çalışmaların hesabını vallahi billahi rabbimize verecekler. Daha yeni yapılan alt geçitlerde yaşanan trafik kazalarından tamamen mesuldürler. O zaman kendilerini, TV programlarında düzenlettikleri ramazan etkinlikleri, kurdukları üç beş iftar çadırı falan kurtaramayacaktır. 


Ramazan ayı içerisindeyiz. Bu mübarek ayda iftara yaklaşan vakitlerde uzun oruç sürelerinin etkisiyle iyice bunalan ve strese giren araç sahiplerine sabrı tavsiye ediyorum. Karşınızda ki her insanı kardeş olarak görünüz. Onların da siz gibi insanlar olduğunu, aile yaşamları olduğunu, üzüntüleri sevinçleri olduğunu hep aklınızda bulundurun. 


Hiç zorlamayın kendinizi... Bu dünya hiç kimseye kalmayacak. Kimse en ufak bir hatasının bedelini ödemeyeceğini düşünmesin. İlahi kamera her şeyi kaydediyor. Hepimiz yaptıklarımızın hesabını vereceğiz. 


Yazımı tamamlarken babacığımın samimi yoldaşı ve komşusu, çocukluğumdan beridir tanıdığım, bayramlarda giderek elini öptüğüm, güler yüzünü hiç unutamayacağım, Yükselen'li Ali Yitik Amcama tekrar yaratan rabbimden rahmet diliyorum.
 


   
2014-07-01
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları
- Filistin'de Yaşananlar -4
- Filistin'de Yaşananlar - 3
- Filistin'de Yaşananlar - 2
- Filistin'de Yaşananlar - 1
- Cumhurbaşkanımıza Güvenimiz Sonsuzdur
- Yeni Türkiye Yolunda Yeni Bir Adım
- Cumhurbaşkanımızı Seçerken
- Korkunç Senaryo: Geriletme ve Yok Ediş
- İslam Dünyasının Analizi: Umut Yok
- Biz Süslümanlar
- Betonlaşan Yürekler
- Dış Ticaret Yapacaklara Altın Öneriler - I
- Suriyelilere Önemli Hitap