Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 29 Ağustos 2014
Kerim BAYDAK
Kerim BAYDAK kimdir?
Kerim BAYDAK 01.01.1961 ADIYAMAN doğumlu. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakultesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Adıyaman’da Yenigün gazetesi ve akabinde, Güne Bakış, şu anda da Adıyaman da Yeniyol adlı gazetede günlük olmak üzere çeşitli internet sitelerinde köşe yazıları yazmakta ve şiirleri yayınlanmaktadır. Kerim BAYDAK’ın yayınlanmış eserleri: 1 - OTUZA KADAR – Roman - 2004 - Avcı Ofset ve Matbaacılık 2 - ENTERESAN KÖYÜN ENTERESAN HİKÂYELERİ – Hikâye - 2006 - Gündüz Yayınları (Sabit İNCE ödülleri 2008 Hikâye dalında 1. Mansiyon ) 3 - AĞLAMA GÜLÜM – Şiir - 2007 - Gündüz yayınları 4 - ACIYIN BANA - Şiir – 2011 - Enzim Ajans 5 - ASLAN HÜSAYİN – Biyografi – 2012 - İz Ajans Yayıncılık 6 – Gecenin İçinden Güneşin Doğuşu ( Nemrut Dağı)-Şiir- 2012- Adıyaman Belediyesi Kültür Yayınları
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Ciğerimiz Yanarak Oruç Tutuyoruz
Yüzde 23 gibi dünya nüfusunun 4'de 1'ine sahip olan Müslümanlar, nedense bir araya gelerek, birliktelik oluşturamıyorlar.

Ne zaman ki böyle birlikteliğe tevessül etmişler, bir şekilde Müslüman olmayanlar tarafından, çeşitli oyunlarla bir araya gelmeleri, söz konusu birlikteliği oluşturmaları engellenmiştir.

Bazen, bu çeşitli entrikalarla olduğu gibi, bazen de yönetimdeki kendine yakın idarecilerle, örgütlerle bunu sağlamaya çalışmışlardır.

Müslümanların birbirlerine kırdırılmaları neticesinde,  bugün dünyanın onlarca İslam devleti ya yok olmuş/olmakta,  ya da bir yok oluşa doğru koşar adım gitmektedir.

Doğal olarak, içişleri karıştırılan ve İslam'dan uzaklaştırılan Müslüman devletlerde; açlık, sefalet, yoksulluk, kan, gözyaşı, acı ve ıstırap sarmalına girmiş vaziyette, esarete mahkûm bir yaşam dayatılmaktadır.

İşte böyle bir ortamda Ramazan orucu tutuyoruz.

'En iyi Müslüman, ölü Müslüman' mantığıyla,  yapılan zulme seyirci kalanların,

Sözde Müslüman olduğunu savunan örgütlerin,

İnsanlık dışı uygulamalarının ve hak ihlallerin gölgesinde oruç tutmaya çalışıyoruz,

İçimiz, yüreğimiz, ciğerimiz yana yana...

Sözde özgürlük getirme,  demokratik hak ve özgürlükler sağlama adına, her tarafı yakıp yıkan bir zihniyetin ablukası altında inin inim inleyen Müslüman varken, biz nasıl gönül rahatlığıyla oruç tutuyoruz?

Ölenin de 'Allah'u Ekber,' vuranın da 'Allah'u Ekber,' dediği bir ortamda; İslam'a yakışmayan hal ve hareketlerle, vahşice, sapıkça, zalimce saldırılar gölgesinde Ramazan orucu tutuyoruz.

Kimse olan bitene 'dur' emiyor, belki de demek istemiyor.

Herhalde istedikleri tek şey de bu olsa gerek.

İşte FİLİSTİN, Zalim İsrail'in yaptıkları zulüm göz önünde ve yapmaya da devam ediyor.

İşte MISIR,  Zalim Sisi'nin Emperyalist güçlerinde yardımlarıyla yaptıkları göz önünde!

İşte LİBYA, sözde özgürlük getirme ayağına Kaddafi'yi yok ettiler, yine özgürlük lafta kaldı,

İşte YEMEN, kapalı labirente girilip çıkılamayan bir durumda, açlık ve sefalet, rezillik diz boyu!

İşte PAKİSTAN,  her gün Müslüman mahallerine yapılan saldırılarla,  mezhepsel ayrımcılık yapılarak, bıktırma politikalarının düzenli ve tertipli uygulanması!

İşte AFGANİSTAN,  yıllardır yokluk,  sefalet ve cehalet içerisinde bir yaşam sürmeye mecbur bırakılmış durumda.

İşte ÇİN; Müslümanlara uygulan haksız uygulamalar ve insani hak ihlalleriyle inim inim inlemektedir.

İşte MYANMAR, yakılıp yıkılan, hatta insan dahi kabul edilmeyen Müslümanların halleri ortada.

İşte SOMALİ, bir türlü savaş ortamından kendilerini soyutlayamadılar ve her geçen gün durumları kötüye gidiyor.

İşte AFRİKA, yer altı ve yer üstü zenginlikleri yüzünden, batılı emperyalist güçlerin bir türlü vazgeçmemeleri neticesinde, etnik ayrımcılık yapılarak, insanlar birbirine kırdırılıyor.

İşte IRAK, siyah elmas olan petrol yüzünden ülke parçalandı, yakılıp yıkıldı, yıllara sirayet edecek bir petrol sahipliği uygulanmaya başlandı.

İşte son olarak SURİYE, yersiz yurtsuz bırakılıp, halen geleceği belirsiz olup, babası gibi zalim olan oğul Esad'ın yaptıkları ortada.

İşte dünyanın  daha birçok yerinde olduğu gibi, böylesi bir ortamda Ramazan orucu tutmaya çalışıyoruz.

Gönül rahatlığıyla Ramazan orucu tuttuğunu kim söyleyebilir?

Ey Müslümanlar! Ciğerimiz yanarak Oruç tutuyoruz. Daha birleşme, bir olma zamanı gelmedi mi?

Daha neyi bekliyorsunuz?



   
2014-07-02
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları
- Sahi, Ne Olacak Bu İşin Sonu?
- İçimizdeki Suriyelilerle Nereye Kadar?
- Teşekkürler Adıyamanlılar
- İsrailsiz Bir Ortadoğu Olmalı...
- Misafire, Ziyaretçiye Saygı, Hürmet Gerek
- Evdekiler Ne Güzel İnsanlarmış
- Çocukları teknolojinin esiri yapmayalım
- Hayallerinin Peşinde Koşmak
- Sahip Olduğunuz Nimetlere Şükredin!
- Korku salan IŞİD ve Ortadoğu
- Topla, Yığ Nereye Kadar!
- Kocaman Bir Yuh!
- Özgür iradenize sahip misiniz?
- Hesap Edemedikleri Allah Sevgisi
- Suriyeli sığınmacılar ve dilencilik
- Yine ebola virüsü salgını mı var?
- Sohbet ortamları çok flu
- Katil İsrail!
- Adıyaman'da eğitim yatırımları doludizgin