Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 26 Eylül 2014
Fevzi GÜNENÇ
Fevzi GÜNENÇ kimdir?
1940 yılının şıra zamanında, 1 Eylül Dünya Barış Gününde Gaziantep’te doğmuşum. Öğretmenlik, metin yazarlığı, tiyatro oyunculuğu, gazetecilik, öykücülük yaptım. Sayısı 50’yi aşan sahne için çocuk oyunu, bir o kadar radyo oyunu, çocuk romanları, yüzlerce çocuk öyküsü, çocuk şiirleri yazdım. İlgi alanım çocuk edebiyatı. Ama toplumsal olaylara da duyarsız kalamadığım için sıklıkla köşe yazıları yazıyorum. Erişkinler için yazdığım edebi yapıtlarım da var. Bu bağlamda 1991 yılında Orhan Kemal Öykü Ödülü birinciliğini kazandım. Ödüller aldım bir yığın... Ulusal bir gazeteden Emekli oldum. İki çocuğum var. Ayıp olur öbürlerini saymazsam: kendileri için yazdıklarım da çocuklarım değil mi? Dünyanın dört bir bucağındaki sarı, kara, beyaz, kızıl derili olan kimileri kurşunlardan, bombalardan, kimileri açlıktan, susuzluktan, ilaçsızlıktan ölen düşlerinde bile gülemeyen, daha yaşamanın ne olduğunu anlamadan, ölen çocuklar öldüklerini bile bilemeyen çocuklar benim çocuklarım değil mi?
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Onlar Piyano Çalar…
Geçende televizyonda bir söyleşi izliyordum. Anlatıcı bir zamanlar Moskova'da yaşamış. Kiraladığı eve taşınırken bakmış, önceki oturanlar bir eşyalarını götürmeyi unutmuş. Piyanoymuş bu eşya. Yeni kiracı Türk, eski oturan Rus'a telefon edip anımsatmış.

'Piyanonuzu unutmuşsunuz. Gelip alır mısınız?..'

Şaşıp kalmış Moskovalı kiracı.

'Ne diyorsunuz siz!' demiş. 'Piyano unutulur mu? Niçin unutulsun? Ben o eve girdiğimde de vardı piyano, elbette ki çıktığımda da olacak. Hatta siz çıktığınızda da olacak. Piyanolar kapı gibi, pencere gibi evlerin demirbaşıdır. Piyanosuz ev olur mu?'

Anlayışa bakın... Adamlar koca piyanoyu evin demirbaşı sayıyorlar...

Bir de bize bakın. Oturduğumuz evden ayrılırken soyup soğana çeviririz orayı. Ampullerine kadar söker götürürüz. Kaç paralık bir şeydir ki ampul? Ona bile tenezzül ederiz.

Ah bir de hayatımızdan şu öteki ampulü söküp atabilsek...

Hani şu, 'Yeter, söz milletindir' sloganıyla iktidara gelip ilk işi halkın ağzını kilitlemek olan, 50'li yılların DP'si gibi, hayatımızı aydınlatmak üzere hayatımıza giren; girince de hayatımızı karartan AK ampulü söküp atabilsek artık giderek kapkara hale getirilmeye çalışılan hayatımızdan.

Dünyada bir zamanlar köylü üç ulus vardı. Türkler, Almanlar, Ruslar. Ötekiler ne zamandan beri köylüydüler bilemem ama biz Orta Asya'dan geldiğimizden beri köylüyüz.

O kadar ki, alışkanlığımızdan tuvalet ihtiyacımızı bile at üstünde görürmüşüz. Bunun kanıtını Lokman Hekimin bir kısasında bulabiliriz. Kıssa şöyle:

Lokman'ın oğlu at üstünde çarşıdan geçiyormuş. Çişi gelmiş. Attan inip en yakın köşe başına şarıl şarıl işemiş. Bunu gören esnaf fena bozulmuş. Gidip Lokman babaya şikayet etmiş.

'Oğlun böyle böyle eyledi...'

'Vay hayırsız kerata!' diye fena sinirlenmiş Lokman Hekim. Çağırın şu haytayı da, haddini bildireyim ona.

Hayta çağırılmış. Baba Lokman sormuş:

'Sen bugün çarşıdan geçerken attan inip köşeye işemişsin, he mi?'

Oğul utanıp arlanmış.

'He baba, eyle ettim. Fena sıkıştıydım.'

'Ulan sende hiç utanma sıkılma yok mu? Ben sana çişin insan bedeninde kaldığı sürece kendisine ne denli zarar verdiğini, onu en kısa zamanda bedenden atmak gerektiğini öğretmedim mi? Ne diye hayvandan inip de köşeye işersin? Atın üstünden niye işemedin, hayvan!'

Burada atalarımızın köylülüğünü satır arasında arayacağız artık.

Ruslar, Lenin iktidarıyla; bir halk ayaklanması olan komünist ihtilaliyle köylülükten kurtuldu.

Almanlar 2. Dünya savaşı yenilgisini tadarak köylülük kamburunu sırtından attı.

Ya biz? Biz neden atamadık? Hiçbir zaman da atamayacak mıyız bu kamburu sırtımızdan?

Ulusumuzun köylülükten kurtulmasını isteyenlerin, ilk iş olarak sırtından şu ampul kamburunu atması gerekiyor.

Ampul, ampul! Hani şu AK ışık verdiğini iddia eden kara ampul kamburunu!..


   
2014-09-08
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları
- Kullan Oyunu, Boz Oyunu