Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 28 Ocak 2015
Metin SOYLU
Metin SOYLU kimdir?
Gazeteci-Yazar Metin Soylu, 1981 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. İlk ve ortaöğrenimi Ankara Batıkent Kürşad Bey İlköğretim Okulu'nda liseyi ise 1998 yılında Ankara Batıkent Mobil Lisesi'nden mezun olarak tamamladı. "Piri Reis Haritası'nın Şifresi" adlı kitabıyla okuyucularının karşısına çıkan Metin Soylu, bugüne kadar Kocaeli Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Dumlupınar Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi gibi pek çok üniversitede Piri Reis konusunda konferanslar gerçekleştirerek büyük yankı uyandırdı.17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sonrasında Türk halkının doğal afetler üzerine daha fazla ilgi duyması ve özellikle üniversite öğrencilerinin Afet Gönüllüsü birer birey olarak toplumda daha etkin rol oynaması için Afet Okulu Projesi’ni kaleme alan Soylu, bu konudaki düşüncelerini “Afet Okulu” adlı kitabında topladı. Yazar Metin Soylu'nun son eseri Belgelere Dayalı Gerçek Bir Kahramanlık Öyküsü olan "Bedeli Çanakkale'de Kanla Ödenecektir"dir. www.metinsoylu.com
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Martılar Marmaray'a Küser mi?
Küser kardeşim küser,
Martılar Marmaray'a öyle bir küser ki,
Üsküdar'ın tüm tarihi dokuları bile ağlar.
Marmaray her şeyi birbirine küstürmüş... 
Güneş Denize küsmüş, 
Deniz Vapura küsmüş,
Vapur İnsana küsmüş, 
İnsan Çay'a küsmüş, 
Çay Simide küsmüş,
Simit Martı'ya küsmüş, 
Martı ise Marmaray'a küsmüş...



Biz Marmaray'ı kullanan insanlar,
Üsküdar'ın Deniz -Vapur- İnsan - Çay- Simit ve Martı- zincirinin halkalarını öyle bir kopardık ki,
Bu halkaların bir daha yerine oturması mümkün değil,
Şimdi Üsküdar emin olun ki eski Üsküdar da değil...
Artık Üsküdar'da,
Güneş ile Deniz'in aşkı,
Vapur ile İnsan'ın aşkı,
Çay ile Simidin aşkı,
Simit ile Martı'nın aşkı,
Bir daha asla konuşulmayacak...
Bitmedi!...
Üsküdar'da artık gerçek aşklar da aynı simitten birlikte koparıp gökyüzündeki martılara fırlatamayacak.
Yani sizin anlayacağınız artık gerçek aşklarda Üsküdar'da yaşanmayacak.
Vapur sefası ile birlikte insanların ayağına kadar getirilen çay servisi bence unutulamayacak kadar değerli ve özel bir hizmetti.
Bir de vapur içerisinde gazete okuyan bir kişinin gazetesine göz ucuyla bakıp haberlere bedava göz gezdirmek, ne kadar keyifliydi...
Yağmur yağdığında yolcuların vapurun açık alanından kaçıp kapalı alana bir anda dolmaları yok mu insan gerçekten özlüyor.
Üsküdar'da yaşamak bir ayrıcalıktır. 
Çünkü güzel ve keyifli bir yerdir...
Üsküdar'ın Vapurları'nın biz insanlar yüzünden sahipsiz kalması ise çok hüzün dolu bir hadisedir...
Şu gerçeği üzülerek ifade etmeliyim ki,
Üsküdar vapurları artık %25 oranında dolu...
Belki bu oran zamanla daha da geriye doğru gidecek ve artık seferlerde tamamen iptal olacak...
Umarım bu öngörümde haklı çıkmam.
Özetle;
Üsküdar'a Marmaray geldiğinden beri,
İnsanların yüzlerindeki o tebessüm yerini somurtmaya bıraktı.
Çünkü insanlar, Üsküdar vapurlardaki 15-20 dakikalık hayallerini,
Artık denizin altındaki Marmaray'da bıraktı...
İnsanlar, hayal dünyalarını 5 dakikalık Üsküdar - Sirkeci hattında yok etti.
Şimdi size soruyorum; 
Buna değdi mi?


   
2014-08-25
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları
- Akide Şekeri!..
- Son Umut!..