Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 16 Eylül 2016
  YAZARIN SAYFASI
Aslında her insan tıpatıp aynı!
Aslında her insan tıpatıp aynı! Ve her şey her insan için mümkündür diyor. Psikolog İzzet Güllü. Sn. psikolog İzzet Güllü'nün binlerce hasta gözlemlerinden ve yılların tecrübesiyle söylemiş olduğu bu sözden anladığım kadarıyla İyi ve kötü insanlar gerçekte ruhlarında aynı özelliklere sahiptir. Tıpkı biyolojik özellikleri ve vücut yapılarında olduğu gibi.
Ruhlarımızda aynı duyguları taşıyor olmamıza rağmen kimi insanın çok iyi, kimi insanında kötü olduklarına şahit oluruz. Bunun nedeni hangi duygularımızı, hangi hasletlerimizi, daha çok beslediğimiz de içimizdeki karakter de o yönde oluşuyor, içselleşiyor, gelişiyor. Sevgiyi, merhameti, şefkati, vefayı, bağışlamayı, beslediğimiz de ruhumuza işliyor. Aynı şekilde kini, nefreti, öfkeyi, kıskançlığı, besleyip büyüttüğümüzde negatif karakterde bir insan çıkıyor karşımıza, yani aynı insandan zıt kutuplarda bambaşka iki karakter çıkıyor ortaya!
Allah dünya hayatındaki imtihan ortamının bir gereği olarak, her insanın nefsinde, tüm iyiliklerle kötülükleri bir arada yaratmıştır.
Rabbimiz insanlara iki yol göstermiştir! (şüphesiz biz insanı karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz, bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık. Biz ona doğru yolu gösterdik artık o ya şükredici olur ya da nankör. (76 / 2- 3)
İnsanlar, iyi ve kötünün birbirinden ayrıldığı bu ortamda Rabbimiz'in izniyle güzel tavır göstermekle denenmektedirler. O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır. (Mülk Suresi, 2)
İnsanın sorumluluğu bu kötülükleri vicdanını kullanarak yenmek ve bunların yerine, ruhuna iyilikleri hâkim kılmaktır.
Dinimiz bireysel olduğu kadar toplumsal ahlak kurumudur da. Allah şöyle buyuruyor: Gerçekten Allah kendi nefis özlerinde olanı değiştirip, bozmayıncaya kadar bir toplulukta olanı değiştirip bozmaz.(13./11.)
Görüldüğü gibi Allah fertler kendisini hangi yönde değişirlerse, kendisinin de o yönde değiştireceğini söylemektedir.
Peki bunu nasıl yapabiliriz?
Mizaç olarak genetik bir fona ,yapıya sahip olsak da karakter olarak kendimizi iyi yönde değiştirmek mümkün. Bazı kötü huylarımızı değiştirmek zor gibi görünse de imkânsız değildir. Asıl cihad içimizdeki kötülüklerle mücadeledir ve asıl zafer insanın kendi kendisini mağlup etmesidir.

İyilikleri, güzellikleri az az yaptıkça bu güzel davranışlara alışacak ,daha da artıracaksınız, o derece içselleşecek ki otomatik olarak ,refleks haline gelecek, kişilik haline gelecek, sonunda fark edeceksiniz ki akılla, kalple birleşerek vicdanla hareket eden bir karakter oluşmuş benliğinizde..
Güzel huylarımıza sahip çıkıp, kötü huylarımızı törpüleyip, yontarak, nefsimizi terbiye edersek güzel davranışlar ediniriz. Sürekli iyilikleri, güzellikleri, sevgiyi paylaştıkça iyiye, güzele doğru bir gidiş olur toplumda...

İyi yönlerimizi besleyip büyütmemiz ise kendimize yaptığımız en büyük iyilik olacaktır. Biliyorsunuz ki ruh halimiz bedenimizi etkiler kin, nefret, öfke, kıskançlık, ruhu yorar, insanı boğar, bitkin düşürür, hasta eder. Bu duygulardan arınmamız ise iç huzurumuzu artırıp, bizi zinde tutar, kendimizi canlı hissetmemizi sağlar. Ayrıca böyle insanlarla sohbet etmek bile insanı motive eder, rahatlatır..
Ahlakı güzel olan, güler yüzlü, merhametli, affedici, sevgi dolu, etrafındaki her canlıya, her insana yumuşak davranan, cömert olan, karşılıksız iyilik yapan ve koşulsuz, şartsız sevenlerden olmak hem dünyada, hem ahrette kabul görecektir..
Toplumsal değişim için fertler önce kendilerini değiştirmelidir. Çünkü bireysel değişme toplumsal değişimin ilk adımıdır. Bu nedenle sadece öğüt vererek değil, davranışlarımızla örnek olmak gerekir. Olumlu, güzel davranışlarınız insanları size çekecektir. Zaten diğer insanlar sizi modelleyerek harekete geçeceklerdir. İnşallah..
Ayrıca Allah güzel davranışlarda bulunanları dünyada güzel bir hayat ve ahrette de mükâfatlandıracağını söylemektedir. Bu,ise kazançların en büyüğüdür...
«Erkek veya kadın, kim mümin olarak iyi iş işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.» (NAHL suresi 97. ayet)
Öyleyse dönüp yürek küfemiz de neler taşıdığımıza bir bakalım ve gereksiz çürümüş, kokmuş, bize zararlı olan bütün zararlı huylarımızı atıp sevgiyle, güzelliklerle dolu bir yürek için çaba sarf etmeye çalışalım..
Hayat bizlere verilmiş bir nimettir kıymetini bilelim. Ömrümüzü kare ,kare geride bırakırken içinde doğru ve güzel resimleri bırakabilmelidir insan...

Gönlünüzün ibresi her daim iyiliklerden, doğrulardan yana yükselsin sağlıcakla kalın inşallah..

İşte onlar hayırlarda yarışmaktadırlar ve onlar bundan dolayı öne geçmektedirler. (23/61)





   
2014-09-01
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları