Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 10 Ekim 2013
  YAZARIN SAYFASI
Arap Baharı (!)
Bahar kelimesi heyecan verir insana ve dört gözle bekleriz baharın gelişini. Bir yılda iki bahar vardır yaz öncesi gelen ilk bahar ve kış öncesi gelen sonbahar. Yoğun ve sıkıntılı bir kış sonrası gelen ilkbaharda yağan yağmurlarla hayat ve yaşam, yeniden diriliş belirtileri vardır.Kışla yaz mevsimi arasında kalan, sıcaklığın yavaş yavaş arttığı, bitki örtüsünün canlandığı mevsime ilk bahar diyoruz. Her kıtanın ülkenin coğrafaynın baharı farklı elbette.Ekvator yakınlarında pek belirgin olmayan bahar mevsimi, kutuplarda da çok kısa sürer. Bahar mevsiminde bitkiler büyümeye başlar ve yeşerir. Kışı yuvalarında geçiren hayvanlar ortaya çıkar; kış uykusuna yatan hayvanlar uyanır.

Son bahar ise biraz hüzün verir insana zaten adından da belli sonbahar. Ardından belkide çetin bir kış geleceğinin habercisi. Sonbahar, yaz dönemi ile kış dönemi arasındaki geçiş mevsimidir. Bu mevsim havaların soğumaya başladığı, ağaç yapraklarının dökülmeye, göçmen kuşların hareketlenmeye başladığı mevsimdir.

Hele dur bakalım 'Daha hayatının baharındasın' der gençlere büyükler . Anadolu insanı erken vefat edenin ardından 'Hayatının baharında göçtü gitti' der. Baharlı çağlarını yaşayan gençlere iç çererek bakar piri faniler. İlk bahar olsun, sonbahar olsun her iki mevsimin gelişi insana heyecan veriyor.

Baharın gizeminde olsa gerek yakın zamanda karakıta da denilen Afrikadaki ülkelerindeki uyanış simgesi olarak 'Arap Baharı' kelimesi kullanılmaya başlandı.

Arap Baharı kelimesini duyunca; baharlar mevsiminin güzelliklerine vakıf olduğumuzdan olmalı başta o ülkelerde yaşayan halklar olmak üzere hepimizi bir mutluluk ve heyecan sardı.

Nihayet yeni bir baharımız daha olacaktı .

Bu olmayası bahar Irak işgali ile başladı. Irak'lıları özgürleştireceklerdi, özgürlük getirecektiler kavim topraklara. 

Halkta bir mutluluk bir neşe.

Sonra. Sonrası gördük getirdikleri özgürlüğü, çağdaş (!) dünyanın gerçek yüzünü. İntihar bombaları, kargaşa, her gün halka reva görülen tecavüzler, insanlık dışı muameleler, kan ve göz yaşı.

Yaşan kaos ve otorite boşluğu insanları en kötü yönetim yönetimsizlikten iyiydi, keşke başımızda Saddam olaydı da bu kan ve göz yaşları olmayaydı. Özgürleştirme adına otorite boşluğu, aşiretçilik, mikro milliyetçilik, dış güçlerin tezgahları ile yıllardır kanın ve göz yaşının dinmediği bir mezarlığa döndü güzelim ülke ve binlerce masun insanın ölümü.

Peşinden Mısır'a, Libya'ya, Tunus'a, Fas'a, Cezayir'e, Yemen'e, Suriye'ye ve güçlerini yettiği ve yeteceği İslam coğrafyasındaki diğer ülkere Arap Baharı teşebbüsleri oldu.

O ülkelerde yaşayan insanlar Baharın büyüsüne kapıldılar fakat rüzgarın estiği tüm coğrafyalarda durumlar içler acısı. Halk eski dikta rejimini bile mumla arar oldu.

Daha önce aralarında mezhepsel, bölgesel, dinsel, ırksal hiç bir problem bulunmayan insanlar bu gün adeta birbirini boğazlamakta. Şehirler bahar sevdasına (!) bombalanmakta. İnsanlar kurşuna dizilmekte ve hemen baharı yaşayan (!) tüm ülkelerde sonu bilinmeyen bir kaos durumu hakim. Bu gün bombalar altındaki Halep, Şam belki 50 yılda yaralarını saramayacak durumda.

Biz ise akşam haberlerinde film seyreder gibi seyirci kalıyoruz. Belki bazı iç karartıcı sahnelerde kafamızı sağa çevirip görmezlikten geliyoruz.

Ama biliyoruz ki biz görmezsekte yanıbaşımızdaki o ülkelerde bir kaos durumu var ve katliyamlar devam etmekte. Garip ama ölen ve öldürenler aynı ülkenin insanları dün komşu idileri bu gün rejim yanlısı yada muhallif saflarına ayrıldılar.

Sebebi ne olursa olsun kim yaparsa yapsın hiç bir katliyam meşru sayılamaz.

Neden sonra halk öğrendi yalancı bir baharla karşı karşıya olduklarını ve batılı devletlerin oyununa gelindiğini. Ama artık çok geç kalınmıştır.

Ne diyelim; böylesi bir bahardan (!) Allah yurdumuzu ve milettimizi esirgesin.

   
2013-07-16
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları