Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 01 Eylül 2015
Mert ARSLANOĞLU
Mert ARSLANOĞLU kimdir?
Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği'nden mezunum, beş yıl önce kendi şirketimi kurdum. Evliyim, iki çocuk sahibiyim. Çok yoğun çalışmama rağmen yazmak benim tutkum. Düşüncelerimi çok kolay yazıya dökebiliyorum ve insanlarla düşüncelerimi paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Tam anlamıyla araştırmacı bir kişiliğe sahibim. Tarih, bilim, kültür ve sanat dalında bilgilerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Özellikle antik çağlarda yazılan eserleri incelemeye, binlerce yıl öncesinden günümüze kalan yazıtlara karşı çok ilgim var. Bloghaber, Milliyet Blog, Radikal Blog sitelerinde yazıyorum.
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Hz. Mehdi iki defa hapse atılacak...
Yazıma önce tüm Müslüman alemine bir müjde vererek başlamak istiyorum. Şu an hepimizin şahit olduğu gibi İslam ülkeleri çok bakımsız ve perişan. Bu durum Hz. Mehdi'nin zuhuruyla birlikte tümüyle değişecek. Hz. Mehdi'nin gelişiyle Müslüman aleminin üzerindeki kalitesizlik ve ruhsuzluk tamamen ortadan kalkacaktır. Peygamberimizin hadislerine göre Mehdiyet güneşinin girmediği tek bir ev bile kalmayacaktır.  

Hz. Mehdi son kez dünyayı İslam'ı hakim etmeden önce türlü türlü çilelerden ve zorluklardan geçecek. Peygamberimizin hadislerinden Hz. Mehdi'nin 2 kez insanların gözlerinin önünden kaybolacağını, gaybet (hapis dönemi) olacağını anlıyoruz.

Ebi Abdullah Hüseyin bin Ali'den rivayet edildi: 'HZ. MEHDİ 2 KEZ İNSANLARIN GÖZÜNDEN KAYBOLACAKTIR.' Bir seferinde o kadar uzun bir zaman görülmeyecek ki, kimisi onun öldüğünü, kimisi de bırakıp gittiğini zannedecek....' (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Hz. Mehdiyyil Ahir Zaman)

Hz. Mehdi'nin alametlerinin içinde bulunduğumuz dönemde art arda gerçekleştiği göz önünde bulundurulduğunda; bu kutlu şahsın EN BÜYÜK VE SON alametinin İslam dünyası için önemi daha da iyi anlaşılmaktadır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav)'in hadislerinde aktardığı bu son alamete göre;

Hz. Mehdi hapsedilecek ve bu sebeple insanların gözünden uzun bir süre kaybolacaktır.

Ebi Abdullah Hüseyin bin Ali'den rivayet edildi:

'HZ. MEHDİ 2 KEZ İNSANLARIN GÖZÜNDEN KAYBOLACAKTIR.

Bir seferinde o kadar uzun bir zaman görülmeyecek ki, kimisi onun öldüğünü, kimisi de bırakıp gittiğini  zannedecek...'

Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman isimli kitabın Süleymaniye Kütüphanesi'nde bulunan el yazılı bir nüshasında mevcut olan bu hadis ile, Hz. Mehdi'nin 2 kez insanlardan ayrı kalacağı bildirilmiştir. Yani Hz. Mehdi insanların gözünden uzak bir konumda olacaktır. Hadislere göre bu kaybolmaların birincisi kısa, ikincisi ise daha uzun olacaktır:

AL-İ MUHAMMED'İN KAİM'İNİN (HZ. MEHDİ'NİN) İKİ GAYBETİ (HAPİS DÖNEMİ) VARDIR. BİRİSİ DİĞERİNDEN DAHA UZUNDUR... (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 199)

"Bu kıyamın sahibinin (Hz. Mehdi'nin) iki gaybeti vardır. BİR GAYBETİ (hapiste kaldığı dönem) O KADAR UZAYACAK Kİ şöyle diyecekler: "Öldü." Bazıları diyecek ki: "Öldürüldü."  Bazıları diyecek ki: "Gitti..." (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 198)

Ahir zamanda İslam ahlakının insanlar arasında yaygınlaşması için mücadele eden Hz. Mehdi'nin, böyle bir görev üstlenmişken kendi isteğiyle insanlardan ayrılmayacağı açıktır. Dolayısıyla Hz. Mehdi'nin insanlardan uzak kalmasının, kendi iradesi dışında zorla hapsedilmesiyle gerçekleşeceği anlaşılmaktadır. Peygamberimiz, Hz. Mehdi'ye bu yüzden "GAİB", yani "kaybolan hapsedilen, hapsedilmek suretiyle insanların gözünden kaybolan" demiştir. Bu yüzden Hz. Mehdi'nin lakabı ve isimlerinden biri "GAİB"dir.

Kuran'daki Yusuf Suresi'nde de Hz. Mehdi'nin bu kayboluşuna işaret edilmektedir. Hz. Yusuf da Hz. Mehdi gibi, biri kısa diğeri uzun süre iki defa insanların gözünden kaybolmuştur. Birincide, Hz. Yusuf kuyuya bırakılmış, kısa bir süre sonra oradan geçen kafile onu oradan çıkarmış, ikincide ise haksız yere zindana atılmış, uzun bir müddet orada kalmıştır. Fakat sonradan masumluğu anlaşılarak, zindandan da çıkartılmıştır:

'Nitekim onu götürdükleri ve kuyunun derinliklerine atmaya topluca davrandıkları zaman, Biz ona (şöyle) vahyettik: "Andolsun, sen onlara kendileri, farkında değilken bu yaptıklarını haber vereceksin."' (Yusuf Suresi, 15)

'Sonra onlarda (Yusuf'un iffetine ilişkin) delilleri görmelerinin ardından, MUTLAKA ONU BELLİ BİR VAKTE KADAR ZİNDANA ATMAK (GÖRÜŞÜ) AĞIR BASTI.' (Yusuf Suresi, 35)

Mümin şahıs (Hz. Mehdi) Deccal'i görünce: "Ey insanlar! Resulullah'ın zikrettiği Deccal işte budur" der. Deccal hemen onunla ilgili emrini verir de o zat karnı üzerine uzatılır ve arkasından: "Onu alın da yaralayın" der. Artık O ZATIN SIRTI VE KARNI DÖVE DÖVE GENİŞLETİLİR. Bu sefer onu iki eli ve  iki ayağı ile yakalar da fırlatır atar. İnsanlar Deccal'in onu bir ateş içine attığını sanırlar. Halbuki o bir cennet içine atılmıştır. (Hz. Mehdilik ve İmamiye, İbrahim Süleymanoğlu, s. 40)

Peygamber Efendimiz hadisinde tüm baskı ve saldırıların Hz. Mehdi'yi daha da güçlendireceğine böyle işaret etmiştir. Hadiste mecazi anlamda kullanılan, Hz. Mehdi'nin "sırtı ve karnından dövüle dövüle genişletilmesi" ifadesi, aleyhinde kurulan tüm tuzakların Hz. Mehdi'yi daha da güçlendireceğine, tebliğinin etkisini daha da artıracağına işaret etmektedir.

'Hani o inkar edenler, seni tutuklamak ya da öldürmek veya SÜRGÜN ETMEK amacıyla, tuzak kuruyorlardı...' (Enfal Suresi, 30)

Yazıma ikinci bölümde devam edeceğim.

Tüm yazılarım: http://mertaslanoglu.blogspot.com/


   
2014-10-02
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları