Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 10 Kasım 2015
Mustafa KOCA
Mustafa KOCA kimdir?
1955 Yılında Mersin, Musalı Köyü'nde doğdum. ODTÜ Kimya Mühendisliği Fakültesinden mezunum. Tarımda ve Gıdada kullanılan Kansere neden olan Kimyasallara şiddetle karşıyım... Çocuklarda Zihinsel Gelişimin yapılandırılmasını anlatan KELEBEK TERBİYECİSİ ve tarım uygulamaları ile kanser arasındaki ilişkiyi anlatan TOPRAĞIN ÖLÜM ÇIĞLIĞI isimli yayınlanmış iki tane kitabım var... Yerel Gazetelerde KANSERLE ilgili çok sayıda makalem yayınlandı...
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Zayıflamak için diyet yapmak intihardır
Sanırım iddialı bir başlık oldu.

Sözüm ona kendilerini bu konuda otorite sayan insanlar akıllara durgunluk verecek diyet programları önermektedirler. Basın yayın organlarının fazla kilolarla ilgili konuları sürekli gündemde tutuyor olmaları da boşuna değil, çünkü obezitenin yükselen eğimi kaygıları arttırıyor. Konuyu gündemde tutmak basın yayın organlarının izlenme oranını yükseltiyor.

Obezitedeki artışın endüstriyel gelişimle paralel yürüdüğünü gözlüyoruz. Kentlerde yaşayan insanların ihtiyaçlarını karşılamak için gıda endüstrilerinin rafları, albenisi yüksek ürünlerle bezediğine tanık oluyoruz. Rafları süsleyen ürünlerin sayısı çok görünse de içeriğindeki çeşidinin oldukça azaldığını nitelik olarak pek çoğunun doğallıktan uzaklaştığına tanık oluyoruz.

  Ürünlerin yabancılaştırılması daha tohum aşamasında başlıyor. Genetik olarak doğallıktan uzaklaşmış tohumlar, tarım arazilerinde yapılan kimyasal uygulamalarla içermesi gereken kompozisyonları içermiyor. DNA'sı kırılmış, insan metabolizmasına uymayan ürünler içerik olarak beslenme halkamızı daha da daraltıyor. Ürünlerin tohumdan tarlada hasadına kadar yabancılaştırıldığı yetmiyormuş gibi endüstriyel işlemlerle hepten değiştiğini görüyoruz.


    İnsan vücudundaki hücreler atadan aktarılan bilgilerle 3.000'den fazla bitkinin kök, gövde, çiçek ve meyvelerinin bileşimlerini tanır durumdayken onları 60-100 arası bitkinin belirli bölümleriyle beslemeye çalışmak farkında olmadan yapılan bir diyet değildir de nedir?

    Bütün canlıların kendilerine özgü doğal bir savunma mekanizmaları vardır. Beyin, vücuttaki tüm hücrelerin davranışlarını mikro düzeyde programlayan bir organımız olmakla birlikte her bir hücre de beyinin emirleri doğrultusunda kendi metabolizma faaliyetini kendisi programlar. Hücre zarı da beyin gibi çalışır. Kilo almanın bazı temel nedenleri vardır. Aç kalan bir beden besini bulduğu anda ileride tekrardan aç kalabileceği endişesiyle stok yapmaya eğilim gösterir. Bir başka neden ise metabolizma faaliyetlerinde kullanılamayan besinler ileride şartlar olgunlaştığında kullanılmak üzere depo edilirler.

     Sindirim sistemine ulaşan besin eğer onu sindirecek enzimler yoksa atılmak üzere kalın bağırsağa yollanır. Besinler metabolizma faaliyetlerine katılmak için, ilgili bakteriler tarafından bir dizi işleme tabi tutulurlar. Metabolizma faaliyetine katılacak besinin bütün sindirim basamaklarını tamamlaması gerekir. Besinin metabolizma faaliyetlerine katılabilmesi durumunda kilo almak gibi bir sorun da ortaya çıkmaz. Asıl sorun parçalanma basamaklarının ara bir yerde kesilmesidir. Eğer sindirim zincirinin halkalarından birisi eksikse, sindirimi tamamlanamamış yarı mamul besin vücutta uygun koşullar sağlandığında sindirilmek üzere dönüştürülüp depolanır.

     Obezite sorununun nedenlerinden birisi sindirim halkalarındaki boşluklardan kaynaklıdır. Bu sorun vücuttaki probiyotik, enzim, mineral, vitamin eksikliği ya da beyinle sistemler arasındaki iletişim kopukluğundan kaynaklanır. Merkezi sinir sistemi enerjisini bir takıntıya harcayıp sistemlere geri bildirimde bulunmuyorsa sistemler uyumlu çalışamaz. Bu durum da kilo almaya neden olur.

     Buraya kadar vücudun çalışma sistemini kısaca anlattıktan sonra diyet yapma konusunu tekrardan ele alalım. Sindirim sistemi içerisinde yetişkin bir insanda yaklaşık iki kilogram kadar bakteri bulunur. Her bakterinin besin kaynağı da işlevi de farklıdır. Besinler eksik alındığında bakteriler ya ölürler, ya da hayatta kalabilmek için diğer bakterilere veya vücut hücrelerine saldırırlar. Endüstriyel yaşam içerisinde bünyemizde bulunan probiyotikleri yeterince azaltmışken bir de diyet yapmak sağlık için oldukça risklidir.

  İnsan vücudu, eğer ortak yaşadığı bakteriler ve besinler sağlandığı sürece ihtiyacı olan tüm kimyasalları üretebilecek yetenektedir. Bunun için ortak yaşamın parçası olan faydalı bakterileri, diyet yaparak yok etmek yerine, besinleri çeşitlendirerek arttırmak zorundadır.


  Özetle; diyet yapmak intihar etmektir...


  Saygılarımla ...
         



   
2014-12-19
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  YORUMLAR 1 sayfada toplam 1 yorum
Güneykent koza kimya
2015-01-31 21:23:21    ip: 85.99.12.1???
ÜRÜNLERİNİZ HARİKA,DEVAMINI DİLERİM VİLDAN ÇETİNKAYA KİMYA MÜHENDİSİ
.......................................................................................................................................................................
1
yazarın diğer yazıları