Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 10 Kasım 2015
Erkan ARKUT
Erkan ARKUT kimdir?
05 Ekim 1970 Ankara doğumluyum. Bilkent Üniversitesi Ekonomi bölümünden mezunum. Şu anda kendi şirketimde yönetici olarak çalışmaktayım. İstanbul’da ikamet ediyorum. Yazı yazmayı ve fikirlerimi insanlarla paylaşmayı çok seviyorum, bu yüzden her gün yazdığım yazılarımla insanlara ulaşıyorum ve onlardan aldığım olumlu yorumlardan dolayı çok memnun oluyorum. Siyaset, günlük yaşam, dünya kategorilerinde yazıyorum.
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Beynimizin içindeki 1 mm küplük alan...
Beynimizin içindeki 1 mm küplük alanda yaşıyoruz...

Her insan beyninin içindeki 1 mm. küplük alanda yaşar...

Dışarıda gözlerimizle gördüğümüz bir dünya var, apaydınlık, renkli, capcanlı. Dokunuyoruz, kokluyoruz, hissediyoruz, görüyoruz ve duyuyoruz... O kadar fazla detay var ki, her şey o kadar inandırıcı ki, o kadar gerçek ki, biz dışarıda bir dünya var zannediyoruz.

Oysa yaşadığımız olaylar, birlikte olduğumuz insanlar, binalar, giysiler, arabalar, sahip olduğumuz mevkiler, tuttuğumuz, dokunduğumuz, kokladığımız her şey yalnızca beynimizin içinde oluşan görüntülerden ibaret. Biz hiçbir zaman dış dünyanın aslıyla karşılaşmıyoruz. Dışarıda ses yok, renk yok, ışık yok. Ama buna rağmen beynimizin içinde algılarımız sayesinde apaydınlık ve renkli bir dünya yaratılıyor.

Dışarıda madde var, ancak biz bu maddenin aslını hiçbir zaman bilemeyiz. Bize verilen telkinle bunların, beynimizin dışındaki bir dünyada sabit olduklarını ve bizim bu nedenle bunların asıllarını gördüğümüzü, hissettiğimizi zannederiz. Oysa, biz hiçbir varlığın aslını asla göremeyiz ve bu varlıkların asıllarına asla dokunamayız. Kısacası hayatımız boyunca dışarıdaki maddeyle muhatap olduğumuzu sanırken, aslında her şeyin hayalini ve kopyalarını biliriz.

Aslında bu anlattığım çok büyük bir mucize. Bilim adamları da bu gerçeğin farkındalar. Maddenin aslında beynimizde yaratıldığını ve bizim sadece görüntülerle muhatap olduğumuzu anlayan, bu sırrı fark eden birkaç kişinin düşüncelerini paylaşmak istiyorum şimdi sizlerle.

'Kesin kanaatim madde gerçekten hayaldir. Fakat bu çok müthiş bir şey, hayatın rüya gibi olması, beni olağanüstü etkiledi. Fakat maddenin aslıyla muhatap oluyormuşuz gibi görünümü ve bana ait insanda uyandırdığı hisler o kadar inandırıcı ki çoğunlukla sanki gerçekmiş gibi yaşıyorum. Fakat bu konuyu bir an düşündüğümde maddenin hayal olduğunu, hemen açıkça hissediyorum. Fakat gerçekten çok inandırıcı. Halime gülüyorum. Bazen bir şeye kızıyorum, sesimi yükseltiyorum. Sonra beynimdeki görüntüye bağırdığımı hatırlayınca çok mahcup oluyorum. İnsanın ne kadar hayret verici bir yaratılışı var. Maddi olarak hissediyormuş zannı o kadar güçlü ki bilmeyen bir insanın aksini düşünmesi imkansız. Bazen boğaz manzarasını seyrediyorum. Karşıya geçmek ne kadar vaktimi alır diyorum. Çok uzak yerlere bakıyorum. Sonra düşünüyorum. En uzak sandığım yer yine benim içimde, beynimin içinde, yani görüntü olan beynimin içinde. İnsan olağanüstü bir varlık. Allah insanı o kadar muhteşem bir ilimle yaratmış ki nasıl tarif edeyim, ne söyleyeyim hangi izahla bunu anlatabilirim tam bilemiyorum.'

Maddenin hayal olması dünya tarihi içinde birçok kez açıklanmış. Fakat insanları maddenin aslını gördüklerine dair ikna edici algıların netliği karşısında biraz da fazla düşünmeye vakit ayırmadıklarından olsa gerek bu apaçık hakikati fark edememişlerdir. Fakat günümüzde bu kolay gerçeği çok rahat anlayabilecekleri imkânlara kavuşmuşlardır. Gözün genel yapısı, görüntüyü beyne götüren sinirler, beyindeki görme merkezi ve buna benzer ilmi detayların mikro düzeyde incelenmesi ve açıklanması bu konunun anlaşılmasını kolaylaştırmıştır. Ayrıca izafi fiziğin gelişmesi, üç boyutlu filmler, tv, video, vs. teknik imkânlar da bu konuda örnekleme yapma kolaylığı sağlamıştır. Benim kanaatime göre bu yüzyılda bu konu tüm bilim dünyasına hâkim olacaktır. Sizin de bildiğiniz gibi, kuantum fiziği zaten bağıra bağıra bu gerçeği anlatmaktadır. Tabi bazı insanlar bu büyük gerçek karşısında çocuk gibi ürküntüye kapılmazsa ve dünya sevgisinin mecburi kırılışının acısını bastırabilirse bu daha da kolay olacak umudundayım. Fakat böyle açık bir gerçekten kaçmak, başını kuma sokmak, anlamamazlıktan gelmek insan onuruna yakışacak bir tavır olmaz diye düşünüyorum. 

Maddeyi tarifiniz beni çok etkiledi. Bu konu insan aklını aşıyor. Tam anlaşılacak birşey değil. Öyle garip ki mesela bu yazdığım mektup bir görüntü. Görüntü, görüntü ile görüşüyor ve konuşuyor. Aslında gerçekten çok şaşırtıcı bir durum. Bence bu konuyu okuyan herkes bu müthiş gerçeği fark ediyor...

Hayata bakış açınızı değiştirecek bu konuda daha fazla bilgi edinmek için aşağıdaki kaynaktan faydalanabilirsiniz.

Kaynak: 
http://maddehayalmigercekmi.blogspot.com/

Erkan Arkut




   
2014-12-22
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları