Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 09 Mayıs 2015
Gürbüz BATTAL
Gürbüz BATTAL kimdir?
1951 Sarıkamış Yeniköy doğumlu. 1969 yılında Kars Kâzım Karabekir İlköğretmen Okulu’ndan mezun oldu. Manisa’da 37 yıl sınıf öğretmenliği yaptı. 2006 yılında emekli oldu. 6 yıldır Manisa Özel Eğitim İş Uygulama Merkezi'nde sınıf öğretmenliği yapıyor. Evli, üç çocuk babası, dört torun dedesi.
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
İnsan
İnsan, Allah'ın diğer varlıklara göre üstün özelliklerle yarattığı ve dünya mahlûkatını emrine tahsis ettiği değerli bir varlıktır.

Allah, Tin suresinde, ' Biz, gerçekte insanı en güzel bir biçimde yarattık' buyuruyor.

Allah, insanı âlemlere sultan ve yeryüzüne halife tayin ederken kendisine akılları hayrete düşürecek kadar maddi ve manevi nimet ikram etmiş ve bazı sorumluluklar yüklemiştir.

İnsanın ilk görevi her şeyden önce Allah'a iman etmek, O'nu tanımak ve kulluk etmektir.

İnsanoğlu, dünya ve ahiret saadetini, sorumluluklarını yerine getirmekle elde eder.

Ahiret saadetini elde etmek, dünyadaki yaşayış tarzıyla yakından ilgilidir.

İnsanın dünyana gelişinin temel amacı yiyip içerek gününü gün etmek ve zevklerinin peşine takılıp gitmek değildir.

Zevki peşinde koşmak, insanı hem dünyada hem de ahret hayatında perişan eder.

Ahiret saadeti elde etmek için dünyada da huzur içinde yaşamalıdır.

Huzur içinde yaşarken de başı dik ve mağrur olurken çevresiyle de barışık olabilmelidir.

Çevremize baktığımızda suratı asık, dünyaya geldiğine pişman olmuş gibi hep şikâyet eden insanlar içimizi karartıyor.

Hâlbuki insan yeni günün getirdiği tüm güzellikler için heyecan duyabilmeli, sağlıklı olduğu, gezip tozabildiği, nefes alabildiği için biraz da şükredebilmelidir.

Birkaç yıl önce yolda karşılaştığım bir arkadaşıma ' Nasılsın' diye sorduğumda, ' Allah'a şükür iyiyim' demişti. Arkadaşımdan ilk defa duyduğum ‘şükür' kelimesi karşısında,

' Hayrola ne oldu, ilk defa senden şükür kelimesini duydum ' dediğimde ise ' 60'a merdiven dayamama rağmen sağlıklıyım ve hiçbir sağlık sorunum yok. Üstelik her sabah uyandığımda cebimde 40 lira buluyorum' dedi.

40 lira meselesini anlamadım ve ' 40 lirayı kim cebine koyuyor' diye sorduğumda ise

 ' Maaşım 1200 lira oldu. Maaşımı gün sayısına böldüğümde her gün 40 lira cebime giriyor' diye karşılık verdi. Arkadaşımın şükür kelimesini art arda kullanması beni fazlasıyla mutlu etti. İşte bir mutluluk kaynağı daha.

İnsan, yolda yürürken biraz da etrafına bakarak değişik hayatları, zihinsel ve bedensel engellileri görebilmeli. Allah'ın kendisini ve çocuklarını sağlıklı yarattığı için gerekirse secdeye kapanıp hamd edebilip, musibetler karşısında Hazreti Eyyub'un sabrının binde birini bile olsa gösterebilmeli. Böylece mükemmelliğe doğru bir adım daha atmış olur.

Gerçekten ölmediği halde nefsini öldürebiliyor, yani ölmeden ölebiliyorsa mesele hallolmuş demektir.

Kutsal değerlere saldırıların çığ gibi büyüdüğü dünyamızda inandığı değerler uğruna neler yaptığına da bakmalı bu saldırıları püskürtebilmek için üzerine düşeni hakkıyla yerine getirebilmeli. En az saldırganlar kadar cesur olabilmelidir.

Kalın sağlıcakla... 



   
2015-02-06
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları
- Protokol Kutlamaları