Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 03 Mart 2016
Ahmet ÇİÇEK
Ahmet ÇİÇEK kimdir?
"1980 Rize/Çayeli doğumlu, Tütüncüler Köyünden Pazarlı bir vatandaşım. Tarih alanında lisans ve yüksek lisansımı Erzurum'da tamamladım. 10 yıl kadar özel eğitim kurumlarında çeşitli kademelerde çalıştım. Şimdi Başbakanlık Osmanlı Arşivinde arşiv uzmanı olarak görev yapmaktayım. 2007'de evlendim. Ömerasaf adında bir oğlum var. 1999'da "Aşkın Yeni Ufukları" adıyla ilk şiir kitabım, 2011'de "Beyaz Kıvılcım" adıyla ikinci şiir kitabım yayımlandı. Kağıt kalemle aram iyidir, 2000'den bu yana çeşitli yayın organlarına köşe yazarlığı yapıyorum. Ayrıca Eğitim, Bilim ve Sosyal Meselelere dair birçok yayımlanmış projelerim var. Bir dönem Erzurum'da radyo programcılığı da yaptım, şiir programları düzenledim... Son olarak yoğun ve uzun uğraşlar sonunda "Saatsiz Zamanlar" adlı romanımız, mart 2013'te okurlarıyla buluştu... Hayat devam ediyor..."
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Münafıklığın Sureti Değişti
"Muhakkak ki Allah adaleti, iyiliği ve akrabaya yardımı emreder... Sizi hayâsızlıktan, kötülükten ve azgınlıktan men eder. Tutasınız diye size öğüt verir." (Nahl/90)

İyiliği kendinden görüp kötülüğü öteleyen bir dinin Sahibi;

·  Kendi adına yeryüzünde bozgunluk çıkartanları bağışlar mı?

·  Bir tek masumun dahi, canına kıyılsın ister mi?

·  Güçlü olanı haklı, mazlumu haksız görebilir mi?

·  Dini üzerinden güç ve para hırsında olanları kendinden bilir mi?

·  Kendi kardeşine, komşusuna, milletine düşmanlık edenlere "sen doğrusun" der mi?

Bu soruların her birinin cevabını gayet iyi biliyoruz. Allah ve onun hak dini her şart ve halde iyilikten ve doğruluktan yanadır. Kötülük ve haksızlığın karşısındadır.

Günahkâr biri olarak dini mevzularda yazmamaya dikkat ediyorum fakat dünyada ve ülkemizde dinimiz üzerinde yaşadığımız tehlikeli senaryoların etrafımızı çepeçevre sardığını görüp de susmak, nemelazım demek bir günahkâra dahi yakışmaz.

"Senaryo" diye ifade ettim. Şimdi bu senaryonun şifrelerini kıralım, hadi bakalım.

Dünya siyasetini ve sermayesini yönetenler, egemenliklerinin tehdidi olarak İslam'ı ve İslam dünyasını görmekteler. Çünkü İslam, gerçek manada Müslüman kimlikli topluma dönüştüğünde önü alınmaz bir güç ve iktidar kaynağıdır. Bunu bizler unutmuş olabiliriz ama onlar asla unutmazlar.

Müslümanların İslam'ı doğru ve güzel temsil edememelerine rağmen iletişim ve ulaşım imkânlarının hızla gelişmesi sebebiyle dünya vatandaşları İslam'ı tanıyor, araştırıyor ve aradıkları huzuru İslam'da keşfetmeye çalışıyor. Bu gerçek Egemen Güçler için önemli bir korku ve tedirginlik sebebidir.  Ve bu akışı bertaraf etmek isteyen Egemen Güçler, İslam'ı kötü göstermek, onu terörle özdeşleştirmek, vahşilik kaynağıymış gibi tanıtmak, tanımlamak için her türlü senaryoyu hiçbir kural gözetmeden oynuyor, oynatıyorlar.

11 Eylül sonrasında iyice tırmandırılan "İslami terör, ılımlı İslam, radikal İslam" gibi kavramlar Taliban, El-Kaide ve şimdilerde IŞID gibi düzmece örgütlerle İslam bilincini kirletmeye çalışıyorlar. Hâlbuki İslam, önünde arkasında sıfata ihtiyaç duymaz. İslam sadece İslam'dır. İnsandır değişken olan... Müslüman olmayan insan vardır, kendince Müslüman olan insan vardır, Müslüman gibi Müslüman olan insan vardır. Kişi Müslüman değildir ya da kendince Müslüman'dır diye bundan İslam değil, insan sorumludur.

Müslüman kimliği üzerinden İslam anlayışını tahrif ve tahrip etmek isteyen Egemen Güçler münafıklığın suretini değiştirmek suretiyle hedeflerine ulaşmak istiyorlar.

Önceleri münafıklığı, Müslüman olmayan birinin Müslüman'mış gibi görünmesi olarak bilirdik. Ajan misali bir kılıkla Müslümanların içinde fitne yaymaya çalışırlardı. Şimdilerde ise bir adım ötesine geçmişler. Modern Münafıklar, kendilerini Müslümanlar içinde bulunmaya mecbur hissetmezler de. Onlar kendi Müslümanlarını (!) oluşturup tanıtır. İslam adına, İslam adıyla, Müslüman coğrafyasında dönüp dolaşırlar. Her türlü vahşiliği, ilkelliği, düzenbazlığı, yolsuzluğu, hukuksuzluğu İslam adına yaparlar ve dünyaya "İşte İslam böyle bir şeydir" demeye getirirler.

Bu hal sadece gayrimüslimlerin İslam'a yönelişlerini engellemek için de değildir. Bu tür düzmece yapı ve örgütlerle aynı dinin mensubu olarak gösterdikleri bütün Müslümanlara; "Siz de böylesiniz" yaftası yapıştırmanın hevesindeler. Hatta bazı saf niyetli Müslümanlara "Onlar Müslüman ise ben değilim. Onlarla aynı dinin mensubu olmak istemem" gibi fikirler empoze ederek Müslümanlık bilincini zayıflatmayı hedeflemektedirler.

Bunları nasıl ayırt edebiliriz? Benlik bir yol tarif edeyim: Size gösterilen bir şey kötü ve yanlış ise iki durum var. Onu gösteren; "bu iyidir ve doğrudur" diyorsa o Modern Münafıktır. Onu gösteren; "kötüdür, yanlıştır amma" diyorsa Günahkârdır. 

Daha düne kadar namaz kıldığını söylemeye utanan, utandırılan Müslüman kardeşim! Bu yazıyı Egemen Güçleri hedeflerinden vazgeçirmek ya da Modern Münafıkları ikna etmek için yazmıyorum. Onlar ne vazgeçerler ne de ikna olurlar. Bu yazı vicdanı sağlam, aklı muhakeme gücüne sahip Müslüman kardeşim içindir.

Egemen Güçler ve o Modern Münafıklar bizleri her taraftan kuşattı, sömürdü, tepemize kondu, sindirdi, kendine benzetti... Fakat bil ki ey Müslüman kardeşim, her şeye rağmen onların uykularını kaçıran biri var; o, SENSİN...

Çünkü bir gün uyanacağını biliyor...

Ahmet ÇİÇEK

 
[email protected]



   
2015-02-10
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları