Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 19 Ağustos 2016
Muzaffer OĞUZ
Muzaffer OĞUZ kimdir?
www.belirtiyorum.com da köşe yazarı. 17 Mart 1971’de Düzce’de doğdu. Babasının işi gereği daha 5 aylıkken Kocaeli’ye göç etti. İlk, orta ve Lise tahsilini Kocaeli’de tamamladı. Trakya Üniversitesi’nde okurken tekrardan girdiği ÖSS sınavında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nü kazandı. Kimya öğretimini tamamlayarak aynı yıl (1994) Şanlıurfa ilinde Kimya Öğretmenliğine başladı. Bu arada İzmir’de 247. kısa dönem olarak vatani görevini tamamladıktan sonra Zonguldak iline tayin edildi. Zonguldak’ta 3 yıl çalıştıktan sonra 2000 yılında Kocaeli iline tayin oldu. Hala Körfez ilçede bir lisede müdür yardımcısı olarak görev yapıyor. Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Kamu Yönetimi mezunuda olan Oğuz, son 10 yıldır çeşitli gazete ve dergilerde yazılar yazıyor. Kocaeli iline hitap eden bir internet haber portalında (www.belirtiyorum.com) editörlük ve yazarlık yapmaktadır. A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı da olan Muzaffer Oğuz, evli ve 2 erkek çocuk babasıdır.
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Kamuda İş Güvenliği
Ülkemizin en büyük sorunlarından biri olan çalışma hayatındaki kazalar göstermektedir ki, İş Sağlığı ve Güvenliği alanında her ne kadar çalışmalar yapılıyorsa da bu yetersizdir.
Çünkü her geçen yıl iş kazalarında ölen insan sayısı artmaktadır. Hatta özellikle son yıllarda 'iş kazası' kavramı 'iş cinayetleri' kavramına dönüşmektedir.
Tam da bu noktada Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı Güvenliği Meclisi verilerine bakmakta büyük yarar görüyorum.
Yıllara göre ölümlü iş kazaları kriter alındığında ölen işçi sayısı şöyle: 2008 yılında 865 işçi, 2009 yılında bin 171 işçi, 2010 yılında bin 444 işçi, 2011 yılında bin 700 işçi, 2012 yılında 744 işçi, 2013 yılında bin 235 işçi ve 2014 yılında bin 886 işçi yaşamını yitirmiştir.
Durumun aciliyetinin istatistiksel verilerden de anlaşıldığını düşünmekteyim.Bunun önüne geçilebilmesi için özellikle de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İş Sağlığı Ve Güvenliği Genel Müdürlüğü'ne çok işler düşüyor.
Ancak bu işi yapacak olan İş Güvenliği Uzmanları (İGU) ile İş Yeri Hekimlerine iş düşmüyor mu? Tabii ki onlara da çok büyük görevler düşüyor ve uzman olarak görülen her türlü yanlışlık /hatalı uygulama karşısında görüşlerini kamuoyu ile paylaşmaları gerekiyor.
Bunun ferdi olarak yapılması, sorunların anlatılmasını ve anlaşılabilmesini biraz zorlaştırıyor. Onun içindir ki www.belirtiyorum.com İnternet Gazetesi'nde aylardır bu konuyu belirtiyor/yazıyorum.
İş Güvenliği Uzmanları mutlaka örgütlenmeli; Ulusumuzun önündeki sorunları ve meslek problemlerini kamuoyu ve yetkililer ile paylaşmalı, sorunların çözümü için yöntemler geliştirmelidir. İş Sağlığı ve Güvenliği çalışmalarının genel perspektifi yanında bir de kamu ayağı bulunuyor.
Kamu alanındaki çalışmalara Adana ve Bursa gibi illerimiz büyük ölçüde öncülük yaptıktan sonra şimdide Kocaeli Valiliği tarafından büyük çoğunluğu Milli Eğitimde çalışan öğretmenler olmak üzere 38 iş güvenliği uzmanının görevlendirilmeleri yapıldı.
Tehlike sınıfına göre A ve C sınıfı iş güvenliği uzmanlarına 5'er, 6'şar okulda görev verildi bunun yanı sıra ilçe koordinatörlüklerine ise C sınıfı uzmanlar görevlendirildi.
Belki bu uygulama ilk etapta büyük bir şaşkınlıkla karşılandı. A Sınıfı iş güvenliği uzmanlarını C sınıfı iş güvenliği uzmanı arkadaşlar koordine etmeye başladı. Ancak bunun ne gibi amaçlar taşıdığına yönelik ilerleyen günlerde elde ettiğimiz verileri de kamuoyu ile paylaşmakta yarar görüyorum.
Şimdilik söylentiler üzerinden hareket etmeyi, belirli bir kritere göre bu işlemin yapıldığı yönündeki iddiaları paylaşmayı uygun bulmuyorum. Ancak iş güvenliği uzmanlarının çok ciddi bir sıkıntı altına girdiklerini rahatlıkla söyleyebiliyorum.
Çünkü fedakar arkadaşlarımız olarak gördüğüm 38 iş güvenliği uzmanı ve diğer illerde çalışan tüm arkadaşlarımızın büyük çoğunluğu ile yaptığım görüşmelerden elde edecekleri küçük geliri hiç dile getirmediklerine aksine kamu dairelerinde de iş güvenliği bilincinin yaygınlaşmasını amaçladıklarına şahit oldum.
Arkadaşların tümünün büyük özveriyle çalışarak bu kültürün yaygınlaşmasını istediklerini, özellikle de okul müdürlerinin bu konuda bilgilendirilmesinin elzem olduğu bilgisine yer verdiklerine şahit oldum.
Umarım bu konularda bir takım gelişmeler olur ancak bu iş güvenliği uzmanı arkadaşlarımıza da büyük sorumluluklar düşüyor.
Her şeyden önce yaşadıkları sorunları dile getirebilecekleri bir platformda yer almalarını ve sorunlarının raporlar haline getirilmesini sağlayarak yetkililere ulaştırılmasını sağlamaları gerektiğini düşünüyorum. Bunu hayata geçirebilmeleri için herhangi bir dernek çatısı altında bir araya gelebilirler.
Ben yaptığım incelemeler neticesinde bu konuda en köklü ve bir çok çalıştay da yıllardır yer almış bu kültürün bu günlere gelmesinde en büyük emeği vermiş dernek olan İSGDER'de karar kıldım.
Üye olduktan sonra kamu ayağındaki çalışmalarda uzmanların sorunlarına daha çok vakıf olabilmek adına yönetim kuruluna girmem istendi.
Ve bu görevi kabul ederek tüm arkadaşlarımızın sorunlarının ülke genelinde yetkili mercilere ulaştırılması için ne gerekiyorsa yapılmasını umarım sağlayabileceğiz. Kamuda çalışan arkadaşları da bu oluşumda olmaya davet ediyorum, çok kısa süre sonra federasyon olacak olan bu dernekte bulunmanız gücümüze güç katacaktır.
Neden İSGDER onu az sonra biraz daha açacağım ama önce kamudaki İGU'ların ilk etaptaki temel iki sorununa değinmek isterim. İş yeri hekimlerine kamuda yaptıkları çalışmalar yanında 40 saate kadar özelde çalışma hakkı verilirken, kamuda çalışan iş güvenliği uzmanlarına özel sektörde verimli bir şekilde 40 saate kadar çalışma hakkı verilmemesi çifte standart olarak değerlendirildi.
Bu nedenle hafta sonunu da hesaba kattığımızda kamuda çalışan iş güvenliği uzmanı arkadaşlarımız ayda 80 saate kadar sadece hafta sonlarında dahi çalışma gerçekleştirebilirler.
İş yeri hekimlerine tanınan bu hakkın iş güvenliği uzmanı arkadaşlarımız için 80 saate kadar tanınması talep edilmektedir.
Bir diğer sorun ise kamu alanında yapılan iş güvenliği çalışmalarında sertifika sınıflandırılması dikkate alınmamaktadır.
Öğretmenlerin kariyer basamaklarında uzman, baş öğretmen gibi sınıflandırmalar yapılmış ve farklı ücretlendirme uygulanmasına karşın, İGU arkadaşların hak edişlerinde böyle bir sınıflandırılma yapılmamış, A sınıfı İGU ile B ve C sınıfı İGU aynı ücrete tabi tutulmuştur.
Sorumluluk noktasında farklı uygulama yapılırken ücret noktasında eşit ücret verilmesi aslında 'eşitlik' kavramıyla da örtüşmemektedir.
Kamudaki iş güvenliği çalışmalarının henüz yeni başlaması nedeniyle bunun dikkatlerden kaçtığını ve en kısa sürede sertifika türüne göre bir ücretlendirme sistemine gidilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Kaldı ki özel sektörde sertifikalar arasında büyük hak ediş farklılıkları bulunurken ve aynı zamanda 'Bakanlık tarafından sertifika türüne göre taban fiyat uygulaması yapılabilir mi?' tartışmalarının yaşandığı bir ortamda kamunun bu uygulaması büyük bir çelişki olmaktadır. Bu gibi sorunların dile getirilebileceği bir platformun zorunluluk olduğunu düşünüyorum.
Ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği kültürünün ve bilincinin oluşturulmasına yönelik bu güne kadar yaptığı çalışmalarla kendini kabul ettiren ve en eski oluşum olan İş Güvenliği Uzmanları Derneği (İSGDER) hakkında fazla bilgi vermeme gerek yok.
Merak eden okurlarım nette yapacakları küçük bir araştırma sonucunda bu güne kadar neler yapıldığı bilgisine ulaşabilir. Ne kadar kanun ve yönetmelik çalışmalarına öneri verildiği, ne kadar çok çalıştaya katılım sağlandığı bilgisine ulaşılabilinir.
İSGDER'in önümüzdeki süreçte kamuda çalışan iş güvenliği uzmanlarına yönelik çok köklü çalışmalara imza atacağı bilgisine ulaştıktan sonra hiç tereddütsüz bu derneğe üye oldum ve şu anda yönetim kurulu üyesiyim. Sadece meslek sorunlarının konuşulduğu bir ortam olması nedeniyle çok farklı görüşte insanların dostane olarak bir arada yer aldığı bir sivil toplum örgütü olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Kamudaki iş güvenliği uzmanlarının sorunlarına yönelik yapılacak çalışmalarda tüm arkadaşlarımızı da aramızda görmek isterim.
Umarım İSGDER çatısı altında tüm iş güvenliği uzmanları hiçbir ayrım gözetilmeksizin kendilerini ifade etme imkanını da bulurlar.
Yurdun bir çok ilinde örgütlü olan İSGDER kısa bir süre sonra tüm iş güvenliği uzmanlarının en büyük federasyonu ve en güvenilir sesi olarak yola devam edecek.
En güvenilir noktada buluşmak üzere,
Hoşçakalın...



   
2015-02-16
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları