Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 10 Kasım 2015
  YAZARIN SAYFASI
Marifet nefsi bilmektir!..
MARİFET! Nefsi bilmektir  

Birileri milletin inançlarını siyasi malzeme yapıyor diye sızlanırken, birilerinin de Türk Milletinin Cumhuriyetini, Bayrağını ve vatan sevgisini, kendi çıkar ve ikballeri için yıllardır kullanmalarını sorgulamalıyız. 
Birilerinden olan korkularımızı, şüphelerimizi yenecek bir güç olarak, her türlü siyasi çekişmenin dışında olması gereken hukuku ve orduyu kullanma alışkanlığımızı unutamamışken, bugün yaşanan haksızlık ve hukuksuzlukları sorgulamalıyız.


1960 ihtilalı ve 1971 Askeri muhtırası, sonuçları birileri tarafından alkışlanıp, 1980 ihtilalcılarının Anayasası halkın %92'si ile kabul edilirken,


Bu gün arenada olan kavgacı zihniyetlerin, çeşitli darbe komplolarını gündemde tutup sivil ve asker arasında fitne yaratma peşinde koştururken, demokrasiyi ve hukuk devletini ikame ettirebilmek için onların mirası olan anayasa'yı sorgulamalıyız.



Anadolu halkının, ne Dininden ne Atatürk'ünden, ne de Şanlı tarihi ve Ecdadından vazgeçemeyeceğini bilmelerine rağmen neden ısrarla bu değerler üzerinden siyasi çatışma ortamı yaratılmaktadır, bunu sorgulamalıyız.

Sözde aydınız diyenler bu iki akıntıya kürek çekmekle meşgul olup, Milletin kafasını karıştırırken, tamam bu iş oldu diyenlerin her seferinde Milletin tokadını neden yediklerini sorgulamalıyız.

Ülkemiz siyasetini ve yönetimini elinde tutmak isteyen, 'BEN MÜSLÜMAN TÜRK'ÜM' diyemeyen sözde laikler 'BEN TÜRK'ÜM' diyemeyen sözde Müslümanların yıllardır halkımızı kandırdıkları gerçeğini görüp içimizdeki ve dışımızdaki işbirlikçi uzantılarını sorgulamalıyız.

 Ecdadımız, Kimseye 'TÜRK OL' baskısı uygulamamış ve tarihinin hiçbir döneminde asimilasyon politikalarına itibar etmemiştir.

Milletimiz, Dinini, Peygamberini ve Kuran'ını nasıl başının en üstünde tutuyor ve gönlünün en güzel yerinde taşıyorsa,

Vatanını, Cumhuriyetini, Bayrağını ve Devletini de o şekilde değerlendirip, kendisini yöneten ve siyaseti emanet edeceği kişileri de kendi değerleri içinden olması isteğinin önüne, özgürlük, demokrasi ve hukuk gibi sözde evrensel maskeli yalanları sunanları sorgulamalıyız.

'Biz, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyetini savunan, insanlığın evrensel değerlerine de sonuna kadar saygılı Müslüman Türk Milletiyiz. Milletimizin menfaatleri her şeyin önündedir' diyemeyenler, Milleti adına milletin değerlerini içte ve dışta ne kadar koruyabilecekleri sorgulanmalıdır.


TÜRK VATANDAŞLIĞI birlikte yaşama kültürüdür, bu kültürü de en iyi yaşayan ve yaşatan Osmanlı, Ecdadımız ve Türkiye Cumhuriyetidir.

DİNDAŞLIK inanç birliğidir. Vatandaşlık, CAN birliği, TARİH birliği ve Gönül birliğidir. 

Anadolu insanı, istiklali ve istikbali için bin yılı aşkın zamandır birlikte mücadele vermekte ve bu böylede devam edecektir. Tarihin her döneminde hüsrana ve hayal kırıklığına uğramış iç ve dış bedbahtlar yine bu milletin tokadını mutlaka yiyeceklerdir. 

Evrensel değerlere, bugün olduğu gibi şanlı tarihinde de en fazla saygılı olan bir milletiz

Ama sözde evrensel değerleri kullanarak değerlerini yozlaştırmaya ve yıkmaya çalışanlara aldanıp büyük bedeller ödemiş ve ödemeye de devam eden bir milletiz.

Eksiğimiz, kendi değerlerimiz ile bütünleşmiş toplumsal bir zihniyet altyapımızın neden olmadığını sorgulamalıyız.

Bu tespitlerimin aksini düşünenler;

Ekseri çoğunluğu özlerinde aynı değerleri taşıyan sadece ayrı partilerde siyaset yapan Milletin Vekillerinin, Türkiye Büyük Millet meclisinde yaptıkları kavgaların temel nedenlerini sorgulamalıyız. Milletimiz şunu çok iyi bilmelidir. Yöneten ve yönetmeye talip olanların hiç biri Anadolu'muza ve Milletimize ihaneti düşünmezler. Yöntem farklılıkları ve zihniyet ayrılıkları hiç bir zaman ihanet değildir ve olamaz. Ancak, Vizyonsuzluğun ve Erdemsizliğin sonucu komplekslerine yenik düşünlerin nefsani söz ve eylemlerini ihanet olarak görmek büyük bir haksızlık olduğu gibi aynı zamanda Milletimiz içine atılan nifak ve ayrılık tohumlarından başka bir şey değildir. Demokrasi içinde her şeyi kıyasıya tartışmalıyız ama birbirimize, yarın yüzümüze bakamayacağımız isnat ve iftiralarda da bulunmamalıyız.

Son söz,

Nefsi hastalıklar, GASTRİT illeti gibidir,  Ne öldürür! Ne de ondurur!

Hacı Hünkarın dediği gibi 'Marifet, Nefsi silmek değil. Bilmektir'


ALLAH'A EMANEİT OLUNUZ



   
2015-02-26
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları
- Kaybolan Gençliğimiz