Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 17 Ekim 2016
Mustafa Nevruz SINACI
Mustafa Nevruz SINACI kimdir?
Mustafa Nevruz SINACI Mustafa Nevruz SINACI 1954 Niğde doğumlu. İlk, Orta ve Liseyi Konya’nın Ereğli ilçesinde bitirdi. Tahsilini Ankara’ da tamamladı. Hukukçu, Siyaset Bilimci, İktisatçı-İlâhiyatçı. Sırasıyla; Demokratik Parti Gençlik Teşkilâtı Genel Başkanlığı, Tüketicileri Koruma Birliği Genel Başkanlığı, TÜRK-KONUT Kurucu Üyeliği ve Birlik Başkanlığı, EKKON Genel Başkanlığı, Kuruluş dönemi ANAP’ta (3. Cumhurbaşkanı Merhum Celâl Bayar’ın ricası ile) Başkan Yardımcılığı, Demokrat Parti’de ‘yeniden açılış dönemi’ Genel Koordinatör Yardımcılığı, 7. ve 9. dönem Genel Başkan Yardımcılığı, Genel Sekreterlik, İdari ve Mali İşler Başkanlığı ve nihayet İnsan ve Kültür Ocağı Genel Başkanlığı görevlerinde bulundu. Adalet, Sabah, Akşam, Zafer, Son Havadis, Bugün, Her Gün, Ortadoğu, Tasvir, Zaman , Meydan, Haber Gazetelerinde ve Bilim Teknik dahil pek çok Dergide yazarlık yapan Mustafa Nevruz SINACI 2002 yılında emekli oldu. Halen merkezi Amerika’da olan “TURKİSH FORUM"
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Kadınlar İnsan'dır, Erkekler İnsanoğlu!..
Anadolu'nun kutsal topraklarından neş'et (doğma, çıkma, zuhur) Türk Ozanı, düşünür, halk filozofu ve sanat adamı; Abdallık geleneğinin son büyük temsilcisi, 'bozkırın tezenesi' merhum Neşet Ertaş'a (1938/Kırşehir-2012/İzmir) izafe edilen, çok anlamlı bir söz: 'Kadınlar insandır. Biz erkekler ise; İnsanoğlu...'

   BM Genel Kurulu, 16 Aralık 1977'de, her yılın 8 Mart'ının 'Dünya Kadınlar Günü' olarak kutlanmasına karar verdi. Ülkemizde giderek önem ve anlam kazanan bu kutlamalarda 'İnsan ve Kadın' teması haklı ve doğru olarak öne çıkarılmaktadır. Fakat, BM tarafından baz alınan ve dünya kadınlar günü kutlanmasına esas teşkil eden bazı kadın eylemleri bilinmekle; Muhtemelen bahse konu genel kurulda akla ve gündeme gelmeyen tarihi bir gerçeğin, belki de 'ilâhi tesadüf' olarak yer bulmasıdır. Zira: Böyle bir kararın ana kaynağı, tarihi dayanağı olan:, 8 Mart 1857'de ABD'nin New York kentinde 40.000 kadın dokuma işçisinin katılımı ile yapılan 'hak arama eyleminde' polisin sert müdahalesi sonucu 129 kadın işçinin öldüğü gündür; Bu gün, aynı zamanda Büyük İslâm Peygamberinin 'Veda Hutbesi'ni okuduğu 9 Zilhicce Cuma; yani Milâdi Takvimle 8 Mart 632 Cuma günü'nün iz düşümüdür.

   Dolayısıyla bunu, pek çok örtüşmede olduğu gibi bir tesadüf değil, muhtemelen İlâhi plân ve manevi programın, insanlığa ibret kabilinden denk geldiği bir büyük hadise biçiminde algılamak, idrak etmek ve bu anlamı da dikkate alarak kutlamalar yapmak gerekir.  

   Şimdi bakalım: Neden? 'Dünya Kadınlar Günü' = 'Veda Hutbesi'!.

Çünkü: İnsan hakları, adalet-hukuk, demokrasi ve lâikliğin öncüsü Medine Muahedesi ile Veda Hutbesi olup; Bu belgeler, bütün insanlık âlemi ile kutsal kitap ve sayfalarla maruf dinleri şamil Evrensel İslâm ile İslâm Peygamberine ait Hâdislerin özü ve 'insani yaşamın' öznesidir. Bakınız; 9 Zilhicce Cuma (8 Mart 632) tarihli Veda Hutbesi kadın için ne diyor:

'Ey insanlar! Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl bir mübarek şehir ise, canlarınız, mallarınız, namuslarınızda öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur. Cahiliye devrinden kalma bütün adetler ilgadır, ayağımın altındadır. Kan davaları da tamamen kaldırılmıştır.

"Ey insanlar! Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allahtan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allahın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allahın emri ile helâl kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınlarında sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız, namusunuzu hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırlarsa, Allah size onları yataklarında yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa, hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınlarında sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adet'e göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.

Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler Allahın kitabı Kur an-ı Kerim ve Peygamberinin sünnetidir. Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz. Müslüman Müslüman'ın kardeşi olup, bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman kardeşin kanı da, malı da helal olmaz. Malını gönül hoşluğu ile vermişse o başka.

Cenab-ı Hak her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan hissesi vardır. Mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuş ise ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır. Babasından başkasına ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan köle Allahın meleklerinin ve bütün insanların lânetine uğrasın. Cenab-ı hak bu gibi insanların ne tövbelerini nede adalet ve şahadetlerini kabul eder.

"Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanızda bir. Hepiniz Âdem'in çocuklarısınız. Âdem ise topraktandır. Arap'ın Arap olmayana, Arap olmayanında Arap üzerine; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahında kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allahtan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız Ondan en çok korkanınızdır. Bir azası kesik siyahi bir köle başınıza amir olarak tayin edilse sizi Allahın kitabı ile idare ederse onu dinleyiniz ve itaat ediniz. Suçlu kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba oğlunun suçu üzerine oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz. Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız: Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacak, Allah'ın haram ve dokunulmaz kıldığı can'ı haksiz yere öldürmeyeceksiniz. Hırsızlık yapmayacaksınız.



   
2015-03-08
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları