Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 23 Nisan 2015
Salih Sedat ERSÖZ
Salih Sedat ERSÖZ kimdir?
1956 Konya Akören doğumluyum. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji bölümü mezunuyum. Gazetecilik, MEB' da öğretmenlik ve idarecilik, Konya İl Kültür Müdürlüğü, Konya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı ve Daire Başkanlığı görevlerinde bulundum. 1978 yılından itibaren Türkiye’de Yarın ve Merhaba gazetelerinde yazdım. Şu anda Memleket gazetesinde yazıyorum. Evli ve 4 çocuk babasıyım.
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Kutlu Doğum-1 (Sen gelmeden önce)
Âlem karanlıklara bürünmüştü. Yeryüzü saadetten, ruhlar ve gönüller huzurdan mahrumdu. İnsanlık Hak'tan, Adaletten, faziletten ve Tevhid inancından uzaklaşmıştı.

Güçlü olan haklı idi ve kuvvetli olanın sözü geçiyordu. Maddi bakımdan zengin olanın her dediği yerine geliyor, zayıflar eziliyordu. Zulüm ayyuka çıkmış, her yanı sarmıştı. İnsanlar vahşileşmiş ve küfür, şirk bataklığına gömülmüşlerdi.

Zayıflar köle olarak kullanılıyor, mal gibi alınıp satılıyor, kız çocukları diri diri toprağa gömülüyorlardı. İnsanlar kendi elleriyle yaptıkları putlara tapıyor, batıl inançlar halk arasında kol geziyor, tefecilik ve faiz yoluyla insanlar ezildikçe eziliyordu. Cehaletin, bilgisizliğin ve zilletin her türlüsü topluma hâkim oluyordu.

İşte böyle bir dönemde kutlu bir güneş doğdu dünyamıza... Yazımın birinci bölümünü, o günleri anlatan 'Sen Gelmeden Önce' başlıklı şiirimle tamamlayarak, gelecek yazımda ikinci bölümü ile devam edelim İnşaallah...

Sen gelmeden önce

Senden önce, bunalımda insanlık,

Her taraf perişan, her yer karanlık,

Cehalet içindeydi, en şerefli varlık,

Sen gelmeden önce Ya Rasûlallah.

 

İnsanlar mal gibi, alınıp satıldı,

Biçareler, güçlülere köle yapıldı,

Ağaçtan ve taştan putlara tapıldı,

Sen gelmeden önce Ya Nebiyyallah.

 

Hak, hukuk, adalet ayaklar altında,

Zenginler zümresi, krallar katında,

Garipler haksızdı, haklı olsa da,

Sen gelmeden önce Ya Halilallah.

 

Sosyal adaletsizlik hat safhadaydı,

Bir grup, sefahatin zirvesine vardı,

Bir grupta, sefalet çukuruna daldı,

Sen gelmeden önce Ya Habiballah.

 

Evlatlar arasında bile, ayrım yapıldı,

Kız çocuk babası, toplumdan utandı,

Ölüm, bu utançtan kurtulmanın adıydı,

Sen gelmeden önce Ya Safiyyallah.

 

O güzelim yavrular, evladı haseneler,

Öz babalarınca, kıyıldılar birer birer,

Hepsi de diri diri, toprağa gömüldüler,

Sen gelmeden önce Ya Veliyyallah.

 

Faizcilik, tefecilik dört yanı sardı,

İhtiyaç sahibinin hâli yamandı, 

Yardımlaşma mı? Akıllara zarardı,

Sen gelmeden önce Ya Halilallah.

 

Kâhin hüküm verir, kuştan, rüyadan,

Gelecek okunur, gökteki yıldızdan,

Planlar yapılırdı, fallara bakıştan,

Sen gelmeden önce Ya Habiballah.

 

İçki, kumar, fuhuş aldı yürüdü,

Zulüm, adaleti tümden bürüdü,

İnsanlık ta temelinden çürüdü,

Sen gelmeden önce Ya Nebiyyallah.

 

Gönül birliğinden yoksundu millet,

Irkçılık hastalığı, en büyük illet,

Ten rengi veriyordu, insana kıymet,

Sen gelmeden önce Ya Safiyyallah.

 

Fetret dönemiydi, insanlık boşlukta,

Dalalet çamurunda, çırpınıp durmakta,

Bir kurtarıcı bekliyor, gözler ufukta,

Beklenen kurtarıcı Sen'din, Ya Rasûlallah...

(devamı gelecek yazıda)



   
2015-04-17
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları