Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 29 Ağustos 2015
Ahmet LAZ
Ahmet LAZ kimdir?
1956 da Kilis'te doğdum. İlk orta ve lise eğitimimi Kilis'te, Lisans eğitimimi de Hacettepe Ünv. Matematik mezunu olarak Ankara'da tamamladım. Afşin/Elbistan termik santral montajında planlamacı, Türkiye Diyanet Vakfında Bilgi İşlem Müdürü, Kendi işimde ise yönetici olarak Bilgisayar ve Yazarkasa sektöründe çalıştım. Emeklilik hayatımı Kilis'te yaşıyorum. Yerel Kilisinsesi gazetesinde ( www.kilisinsesi.com.tr ) yazıyorum.
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Son Söylemler
Demokrasilerin vazgeçilmez kurallarından birinin işletildiği en önemli günleri yaşıyoruz. Oy tercihi ile ilgili olarak bazılarımızın düşünceleri yavaş yavaş netleşirken, az da olsa bazılarımız hâlâ tereddütler yaşamaktayız.
Seçime katılan tüm partilerin temel hedefi, geçmişte aldıkları oy oranlarını bir adım daha ileriye götürmektir. İktidar, yerini muhafaza etmek ve hedefine koyduğu anayasa değişikliği, çözüm süreci, başkanlık sistemi gibi konuları gerçekleştirebilmek için elbette eskisinden daha güçlü olarak mecliste olmak zorundadır. Bu seçimde, ana muhalefet de iktidar olmayı hedefine koydu.
CHP'de de, AK Partide üçüncü dönemini doldurmuş olan önemli bir kesimin olması ve bunların belki küskünlükleri olması umuduyla, AK Partinin zayıflayacağı hesap ediliyor.
Bu seçimlerde CHP, projeler üretmeye ve özellikle ekonomik olarak zayıf ve geniş kesimlere yönelik vaatler yapmaya çalışıyor. Peki, bunlar seçmenin fikrini değiştirmesine yetecek mi? CHP ve MHP nin geçmişini bilenler için bu söylemlerin hiçbir anlamı yok.
Yoklukların, kuyrukların, hukuksuzlukların, karaborsanın, yol kesmelerin yoğun olduğu dönemleri bizler iyi hatırlarız. Şimdiki günlerimize binlerce şükürler olsun.
Yapana aş da var, çalışana iş de. Hepsinden önemlisi umutlarımız var. Eskiden umudumuz da yoktu. Karanlıklar içinde umutsuz ve mutsuz yaşardık. Ben 1973-1980 yılları arasında Ecevit'in Başbakan olduğu, Deniz Baykal'ın da Enerji Bakanı olduğu yıllarda, Kilis'ten Ankara'ya 12 saatlik yolu 18 saatte ancak gidebilirdim.
Çünkü mazot yoktu. Adana ve Aksaray civarında saatlerce istasyonlarda mazot kuyruklarında beklerdik. O dönemlerde İstanbul'a gidenler 5-6 saat de Harem'de vapur kuyruğunda beklerlerdi. Ne köprü, ne de tüpgeçit vardı.
Tüp, şeker, margarin kıtlıkları filmlere dahi konu olmuştu. Bulunmayan bir ürün isterse bedava olsun. Ne anlamı var? Artık ücretsiz olarak her öğrencimizin masasında bulduğu kitapları, ücretiyle dahi bulmak mümkün değildi.
Şimdi başbakan adayı olan Kılıçdaroğlu'nun Genel Müdür olduğu SSK yı da muayene ve ilaç kuyruklarıyla çok iyi hatırlarız. Allah O günleri bir daha göstermesin.
O günleri bizlere yaşatanlara da bir daha iktidar yüzü göstermesin. Her şeye rağmen İstanbul'da havaalanı ve boğaza köprü yapmaya çalışanlar da CHP'lilerce engellenirdi. 1985 yılında ilk defa yurtdışına çıkarken, Esenboğa'dan Atatürk havalimanına geldiğimde, bu hava limanı ile gurur duymuştum.
Bu havalimanını her türlü engellemelere rağmen yapan Rahmetli Özal'a hayranlığım artmıştı. Fakat bu durum, 3 saatlik bir yolculuktan sonra Londra'nın Heatrow hava limanına inmemle maalesef bitmişti.
Çünkü bizim yeni yaptığımız en modern Atatürk havalimanımız ile on yıllarca önce yapılmış Heatrow havalimanı arasındaki fark, her ikisi de aynı dönemin eseri olan Kilis'in Tekye camii ile İstanbul'un Sultan Ahmet camii arasındaki fark gibiydi. HDP ise ikiyüzlü siyaset yapıyor.
Doğu ve Güneydoğuda etkili olduğu yererde, tehditlerle seçmenleri kontrol altında tutmaya çalışarak bölgenin hâkim partisi olduğunu ispata çalışıyor.
Güneydoğuda sık sık, ‘buraya HDP dışındaki partililer giremez' pankartlarını asıyor. Kemalistlerin ve askeri yönetimlerin milletimize yaptığı her zulmü, çözüm sürecini başlatan AK Parti dönemine yüklemeye çalışıyorlar.
Oysa bu zulümlerden en çok etkilenen gurup da AK Parti zihniyetidir. HDP güneydoğu dışında, son derece sevimli görünerek, ‘gel ne olursan ol gel' mantığı ile asıl niyetini gizliyor.
Kürtler HDP nin nasıl bir gelecek vaat ettiğini iyi anlamalıdırlar.
HDP, kendinden başka düşünenleri asla kabul etmeyen PKK nın siyasi uzantısıdır. Bir yüzü siyaset, diğer yüzü terör olan böyle bir HDP'nin barajı aşması son derece tehlikelidir.
Artık güçlü bir milli savunma sanayimiz, hızlı trenlerimiz, uydularımız, havaalanlarımız, köprülerimiz, hastanelerimiz, üniversitelerimiz ve saymakla bitiremediğimiz eserlerimiz var.
Vizelerin kalkmasıyla onurlu vatandaşlıklar konusunda dünyada üst sıralardayız. Büyük hayallerimiz ve bunları gerçekleştirecek enerjimiz var.
Hesap kitap bilmeyen çapsızları, barış ve huzur istemeyen densizleri, beraber yaşadığı insanların hukukuna saygısızlık yaparak sadece kendi törelerini dayatanları artık umutlandırmayalım.
Bu seçimde de halkımız özetle; ‘kuyruklara ve yokluklara, barışı ve çözüm sürecini engelleyenlere, ikiyüzlü siyaset yapanlara oy yok' diyecektir.
Sağlıklı bir seçim dönemini başarıyla gerçekleştirmek umuduyla kalın sağlıkla...

Ahmet Laz

[email protected]



   
2015-06-01
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları