Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 29 Ağustos 2015
Ahmet LAZ
Ahmet LAZ kimdir?
1956 da Kilis'te doğdum. İlk orta ve lise eğitimimi Kilis'te, Lisans eğitimimi de Hacettepe Ünv. Matematik mezunu olarak Ankara'da tamamladım. Afşin/Elbistan termik santral montajında planlamacı, Türkiye Diyanet Vakfında Bilgi İşlem Müdürü, Kendi işimde ise yönetici olarak Bilgisayar ve Yazarkasa sektöründe çalıştım. Emeklilik hayatımı Kilis'te yaşıyorum. Yerel Kilisinsesi gazetesinde ( www.kilisinsesi.com.tr ) yazıyorum.
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Nush ile uslanmayan...
Son beş yıl içinde Suriye'de yaşananları, Kilisliler olarak yakından yaşıyor ve hissediyoruz. Olumlu ve olumsuz taraflarını da zamam zaman bu köşemizden analiz etmeye çalışıyoruz.
Özellikle AK Parti karşıtları, Suriyelileri bu duruma gelmelerinin sebebi olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı görüp ona ve AK Partiye beddualar ediyorlar.
Oysa bu güne kadar gelen süreç, ABD nin Irak'ı işgal etmesiyle başladı. Kimyasal silahlar üretildiği iddiasıyla Irak'a saldırarak Saddam'ı deviren ABD, demokrasi getireceğini iddia edip, azılı bir Şii olan Nuri El Maliki'yi iktidara getirdi.
Sünnilere aşırı baskı uygulayan, adeta bir militan gibi Irak'ı yöneten Nuri El Maliki döneminde, Irak'ta huzur sağlanamadı. Bu dönemde atılan tohumlar yüzünden de Irak'ta hala huzur yok.
Yine bu dönemde ABD nin Kuzey Irak'ta Kürtleri kanatları altına alması, bölgedeki sünni Arapları da Taliban'ın önderlik ettiği Işid'in kucağına itti. Şam'da birkaç öğrencinin duvarlara ‘özgürlük isteriz' diye yazı yazmalarından korkan Beşşar Esat ise gençlere sert müdahale ederek bu günlere gelinmesinin fitilini ateşledi. Suya düşen yılana sarılır ya, Beşşar da daha önce vatandaş olarak bile görmediği Kürtler'i ve zalim Işid'i, kendi iktidarını kurtarabilmek ve biraz nefes alabilmek için destekliyor.
Azez kırsalında yuvalanmış ve ülkemizin sınırlarını tehdit eder duruma gelmiş olan Işid, bir ast subayımızı da şehit edince, jetlerimizce bombalanarak gerekli karşılığı almış oldu. Bu arada yıllardır her türlü hoşgörüye, yardıma ve tavize rağmen, terör eylemlerinden vazgeçmeyen PKK ve PYD de Türkiye'nin gücünü tekrar görme fırsatı bulmuş oldu.
Türkiye, bazı bölücü ülkelerin gülücükleri karşısında zavallı oyunlara alet olan PKK yı da vurmaya başladı. Son seçimlerde alınan sonuçtan cesaret alan PKK, akılsızca hamleler yapmaya başlamıştı. Türkiye sabırla bu kanlı örgütün silahsızlanmasını bekledi. Terör örgütünün maşası olan HDP de PKK nın silahsızlanmasını, kendi varlığının teminatını tehdit ettiğini düşündüğünden bu çağrılara olumlu cevap vermedi. Türkiye artık üç beş çapulcuya haddini bildirecek güçtedir.
Türkiye'de artık golf oynamayı ülke güvenliğine tercih eden generaller yok. 30 km menzilli nokta hedefleri başarıyla vurabilen fırtına obüsleri, havada ikmal yapabilen hava kuvvetlerimiz, her türlü hava ve arazi şartlarında gerilla savaşları için eğitilmiş özel kuvvetlerimiz, insansız hava araçlarımız, kendi imkanlarımızla modernize ettiğimiz tank ve uçaklarımız PKK yı da, YPG yi de, DEAŞ'ı da ezecek boyutlarda.
HDP eşbaşkanı Demirtaş'ın daha dün, ‘biz Kandil'e silahsızlanma çağrısı yapamayız' diye sırıtırken bugün, ‘diyaloğla herşey çözülür, operasyonlar dursun' diye ağlamaya başlaması boşuna değil.
Başbakanın dediği gibi HDP, artık demokrasi mi, yoksa şiddet mi istiyor? Buna karar vermeli. Büyüklerimiz, ‘nush (nasihat) ile uslanmayanı etmeli tekdir (ihtar), tekdir ile uslanmayanın da hakkı kötektir' demişlerdir. Barış ve huzurlu günlerde yaşamak umuduyla kalın sağlıkla...

Ahmet Laz

[email protected]



   
2015-07-27
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları