Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 16 Eylül 2016
  YAZARIN SAYFASI
Siz de alıngan mısınız?
Hepimizin etrafında alıngan insanlar vardır. Hatta ara ara benimde yaptığım bir şeydir alınganlık!

Bakıyorum da en ufak bir sözden alınıp dostlukları koparmak pamuk ipliğine bağlıymış gibi kolay olmuş! 

Dokunsalar patlıyoruz, ne kadar sabırsız, tahammülsüz, hoş görüsüz, sitemkâr, kapriskar, alınmak için fırsat kollayan insanlar olduk, darılmak, küs kalmak için havadan nem kapar hale geldik!

Peki neden ?

Çünkü hayatımızı yönetenin Allah olduğunu, karşımıza çıkan her kişinin söylediği sözlerin, tavır ve davranışların hikmetle yaratıldığını, her şeyde hayır bulunduğunu, kaderimizin en mükemmel şekilde yaratıldığını unutuyoruz. Bu nedenle de gücümüz tükeniyor.

Bu nedenle biraz da olsa alınganlığa ve sonuçlarına değinmek istedim bu yazımda: 

Alıngan insanlar en ufak şakanız dan veya unutkanlığınız dan, küser, darılırlar. 

Bu tür insanlar darılmak için bahane arar, en ufak bir sözü büyütür, üstlerine alınır, günlerce üzülürler. Dağ dağa küsmüş de dağın haberi olmamış derler ya çoğu zaman karşısındakinin dargın olduğunun haberi dahi olmaz.  

  Yaptığınız yanlışı siz bile anlayamazsınız, acaba ne yaptım da darıldı diye kendinizi, tavırlarınızı gözden geçirir durursunuz..

 Sorulduğunda da ise sizin hiç farkında dahi olmadığınız şeyleri sıralayıp dururlar kendilerini haklı görmek sanki onlara daha da zevk verir.

Diyelim ki haklılar böyle bile olsa küs olmakla, dargın kalmakla çözüm olmaz.

Alıngan insanlarla dost olmak, mutlu etmeye çabalamak insanı yorar, çünkü karşınızdakinin hangi tavırlarınızdan hoşlanmadığını hesap etmek, yanlış anlama ihtimallerini çözmek, sırf onun istediği gibi konuşmak, davranmak gerektirir.

İnsanoğlu ise hep rahat davranmayı, davranışlarının olduğu gibi sevilmesini ister, çünkü her kesin doğal bir karakteri vardır değişmez. 

 Öncelikle olduğunuz gibi davranamazsınız, doğal olmazsınız, söylediğiniz her söze, harekete kısıtlamalar getirir bir nevi o kişinin yanında özgür olamazsınız ve samimiyetinizi kaybedersiniz.

 Bu nedenle bu tür insanlarla dostluğunuzu sürdürmeniz güçleşir.

 Samimi gerçek dostlukta ise öyle olmaz insan rahattır, bilir ki karşısındakiyle aynı fikirde olmasalar bile her konuyu tartışabilir ve sonunda dostunun kırılmadığını, alınmadığını hisseder.

 Başkalarını düzeltmek istiyorsanız, önce kendinizi düzeltiniz.Hz.Ömer...

 Değerli kardeşlerim bu söz çok önemli

  İnsanları kırmamaya uğraşmak yerine kırılmayan insan ol diyor Şemsi Tebrizi.

 Önce bu sözdeki hikmeti anlayamadım daha sonra derin düşününce ne kadar doğru bir söz olduğunu anladım. 

Kırılmayan insan olmak! Kırmaktan daha önemli çünkü kırılgan insanlara karşı nasıl davranacağım diye uğraşmak dünyanın en zor işi olmalı önce kendin olmaktan çıkıyorsun. 

 Kırılmayan insan olmak! Her türlü olaylara karşı kalender, hüsnü zanla yaklaşan, iyiye yoran, fedakâr, şefkatli, anlayışlı, olgun, affedici, olmakla olunur. 

 İnsanlara karşı hoşgörülü, hüsnü zanla yaklaşmak mümin karakteridir. Aksi takdirde alıngan davranmaya devam edenler etrafındaki insanların çoğunun kendilerinden uzaklaştıklarını görürler. 

 Affedici olmak size yapılan haksızlığa boyun eğmek, görmezden gelmek, kendinize zarar vermesine izin vermek değildir elbette!

 Kin gütmek, sitem etmek, zulme zulümle cevap vermek yerine karşınızdakine güzel bir üslup ile yaptığının yanlış olduğunu anlatıp ve bu tavrının sizi üzdüğünüzü belirtmelisiniz. Böylelikle yapılan hatanın bir an düzelmesi için adım atarsanız öfkenizin, kırgınlığınızın sebebini karşı taraf anlar ve düzeltmeye çalışır. Ayrıca kırgınlığınızın içinizde büyüttüğü öfkenin birikip çoğalmasını engellemiş olursunuz. Gerçek dostluk bunu gerektirir. 

 Ufak bir yanlış hareketinle üzülecek, darılacak kimseye çok güvenme. Diyor İmam Şafii. 

 Hasetçinin huzuru, çabuk darılanın dostluğu, yalancının ise yiğitliği olmaz.[H.Z ALİ.a.s.]

 Alınganlık beraberinde kuşkuyu öfkeyi, hoşgörüsüzlüğü, güvensizliği mutsuzluğu ve en önemlisi gerçek dostluğu hiçbir zaman yaşayamadıkları için de yalnızlığı getirir.

 Çaresi ise, hoşgörülü insan olmaktır. Çünkü böyle insanlar herkes tarafından her zaman çok sevilirler.    

 Son olarak: Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine sevmek ve sevilmek için bahaneler arayın diyor. Mevlana        


   
2015-08-08
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları