Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 14 Kasım 2015
Tülay DEMİRCAN KOYUNCU
Tülay DEMİRCAN KOYUNCU kimdir?
Aslen Rize’li olup, 1970 İstanbul Kasımpaşa doğumludur. Haftalık ders sohbetleri vermektedir. Aile üzerine, yazılar kaleme almaktadır. Şuan Avrupa’da yaşamaktadır. Ayrıca hayır işleriyle uğraşmakla birlikte şiirlerde kaleme alıyor. Evli ve beş çocuk annesidir. En büyük arzusu, Müslüman olarak yaşayıp, Müslüman olarak ölmektir.
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Sultan Demircan'ı tanır mıydınız?
Bu dünyadan alıp götürebileceğimiz tek bir şeyin ardınızdan dua alacak hayırlar olduğunu, bana babam anlattı. Oysa ben babamı hiç görmedim. 33 yaşında ölmüş olmasına rağmen,42 sene üstünden geçmiş ve hala babamdan bahsedilip dualar ediliyorsa ben de 'Böyle yaşamak istiyorum' diye kendi kendime iç çekerek emrettim. 

Nice siyasiler, sanatçılar. Ahirete göç etmiş, adları unutulmuştu. Benim babam ünlü biri ve medyatik değildi. Oysa sadece fakirlerin, güçsüzlerin dedesiydi. Yaşı 33 olmasına rağmen Dede Sultan'dı o.

Sene 1973 medya neredeyse yok gibi, şimdiki gibi ellerde telefonlar mı var? Bas-Tıkla her şeyi öğren, tanı ve bilgi edin. Dünyanın neresinde olursan ol, herkes seni tanıyabilir. Bu devir işte böyle, medyatik bir zaman dilimi. 

Medyanın çok etkili olmadığı bir zamanda yaşamış olan bir insan benim babam.

Koltuk sevdasıyla, kurdela kesip gösteriş yapma sevdasıyla, medyatik olup şan,şöhret ya da cep doldurma sevdasıyla yaşamamış,öldüğünde 33 yaşında olan babam.

Bu zamanın 33 yaş delikanlılarına bakarsak;  halkın babama "Dede" lakabını neden verdiklerini, anlamakta zorlanmıyorum. 

Babamı çevreden dinledim. Bir kişi "Ben Kasımpaşalıyım ya da İstanbul'da yaşadım (babamın devrinde)."deyince "Sultan Demircan'ı tanır mıydınız ?" diye hep sordum.

Kah bir manava,

Kah bir gazeteciye,

Kah bir siyasiye...

Solcusu, sağcısı, ülkücüsü, zengini ve fakiri hepsi anlattılar bana babamı.

Gazete satırlarında okurken gururla ağladım.

Vay be, benim babam  Sayın Cumhurbaşkanımıza bile sahip çıkıp, geleceğine etki etmiş. Hatta laf aramızda, hani bazen kafası atıyor da söyleniyor, 'Kasımpaşalıyım' diyor ya Cumhurbaşkanımız, işte gençliğin de örnek aldığı, merhamet abidesi sultan abisinden kaynaklıymış.

Nicelerinin elinden tutup, doğru yola sevk etmiş, ne yaşanmışlar dinledim. Benim babam diye şükürler ettim. Ve anladım ki bu dünyada tek bir şey için yaşayacaksın: "Allah'ın rızasını kazanmak".

 Babam biz evlatlarına mal- mülk bırakamadı, bilemedi Ahirete bu kadar genç göçeceğini. Bıraktığı mallar aslında yeter diye belki geçirmiştir zaman zaman aklından.

 Ah be babam, herkes sen mi? Ardından mal kalır mı? Kala kala borçlar kaldı Evlatlarına. Ama önemli değildi. Asıl sen bize öyle bir isim bıraktın ki :"Ben Dede Sultan Demircan'ın kızıyım " diye her ortamda sıkılmadan, çekinmeden acaba babamı sevmeyen var mıdır? Biri çıkar da ardından küfür eder mi? diye düşünmeden,gururla söylüyorum. Kelimenin tam anlamıyla göğsümü gere gere anıyorum babamı.

 İşte ben de miras olarak evlatlarıma, dedelerinin hayatını örnek almaları için merhametli bir yaşam bırakacam.

En büyük miras; sevgiyle saygıyla, ölümünüzün ardından anılmaktır.

Dinleyin bakın Yunus Emre ne demiş: "Mal da yalan, mülk de yalan, var biraz sen de oyalan. Mal sahibi, mülk sahibi nerde bunun ilk sahibi."

Tek gerçek ölüm ve ardından edilen hayır duaları.

 Mekanın cennet olsun!

 



   
2015-09-16
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları