Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 10 Ekim 2013
  YAZARIN SAYFASI
Uzlaşmak zor mudur?
Ülkemiz yüksek gerilim hatlarının etkisinde. Bu gerilimden kim istifade ediyor bilmiyoruz fakat bize düşen imkânlarımız nispetinde gerilimi düşürmek ve kontrol etmektir. Çabası olanları görüyor takdir ediyoruz. Ama gerilimden elektrik üretmeye çalışan proje mühendislerimizi görünce işimizin ne denli zor olduğunu anlıyorum. Gerilim sadece sokaklarımızda değil. Etrafımız ateş sarmalına döndü. Ortadoğu da savaş tam tamları çalıyor. An be an bir kördüğümün içine doğru çekiliyoruz. Ne var ki problemin çözümü için önce sokaklara kulak verelim. 

Şapkayı önümüze koyup bir kez daha muhasebe yapma zamanıdır. Sokaklar neden durulmuyor? Eylem yapanlar neden demokratik düzende kalmak yerine terörü tercih ediyorlar. Sokaktaki gençler ne istiyor? Dağdakilerle müzakere zeminine oturduğumuza göre bağdakilerle neden oturmuyoruz?

Benzine ateşle yaklaşanları zamanında fark etmeli değil miydik? Onca provokatör ülkemde cirit atıyorsa yetkili mercilerin bundan haberi nasıl olmaz?

Artık gelinen nokta itibari ile ürik asit yarıştırmanın faydası yoktur.  Gençliğin enerjisini kontrol edebilmek ve olası bir kazaya mahal vermemek için masaya oturmak tek çare...

Uzlaşma zemini mutlaka sağlanmalıdır. Çözüm uzlaşıdadır. Yüce halk konseyi huzurunda gerçekleşecek bir uzlaşı için, herkes taleplerini dile getirmeli ve izah etmelidir. Konseyin ikna edilmesi esastır. Uzlaşı masasına Gezi Parkı eylemcileriyle birlikte hadisenin mağdurları da davet edilmelidir.

Burada muhalefete çok iş düşüyor. Hükümetin yeni bir sandık dönemine kadar vize aldığını biliyorlar. Sandıktan başka çıkar yol olmadığına göre, küçük hesapları bırakmalı ve uzlaşmanın parçası olmalıdırlar. 

Yönetimi elinde tutanlar muhasebe yapmalıdırlar. Ama önce kendilerini sorgulamalıdırlar. Hatayı kendinde arama hasleti bir erdemdir. Suçlu arama felsefesi ise iç dünyasını ihmal etmiş insanların özelliğidir.

Eskiler, başladığın işi bitir, derlerdi. Yoksa işler çoğalır, beşer şaşırır, düşman dost, dost düşman olur ve insan geriye dönüp bakınca şaşırıp kalır. Çünkü az gitmiş uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş fakat dünya yuvarlak olduğu için aynı noktaya gelmiş.


   
2013-07-25
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları
- Sekizinci Sınıflı Olmak
- Toplum Mühendislerine Dikkat!
- Fırat'ın Saklı Hazinesi
- Medeniyet Sukut Ederse
- Bir Zamanlar Suriye
- Karınca Memo'nun Parlak Zaferi
- Esad'ın Bittiği Andır
- Türkler zeki midir?
- Müspet Hareket ve Siyaset Üstü Bir Hizmet
- Mazlumun Allah'ı Vardır
- Ahtapotun kolları
- Bayramı hissetmek...