Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 18 Ağustos 2016
Mustafa KOCA
Mustafa KOCA kimdir?
1955 Yılında Mersin, Musalı Köyü'nde doğdum. ODTÜ Kimya Mühendisliği Fakültesinden mezunum. Tarımda ve Gıdada kullanılan Kansere neden olan Kimyasallara şiddetle karşıyım... Çocuklarda Zihinsel Gelişimin yapılandırılmasını anlatan KELEBEK TERBİYECİSİ ve tarım uygulamaları ile kanser arasındaki ilişkiyi anlatan TOPRAĞIN ÖLÜM ÇIĞLIĞI isimli yayınlanmış iki tane kitabım var... Yerel Gazetelerde KANSERLE ilgili çok sayıda makalem yayınlandı...
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Görüntü mü, sağlık mı?
BENCE BU YAZIYI OKUMAYIN!

GÖRÜNTÜ MÜ?  SAĞLIK MI?


   Gıdada ahlaksızlık inanamayacağınız kadar fazla. Köylü masum ayaklarına yatıyor. Dürüst olanları elbette çoğunlukta, ancak gübre ürettiğim yıllarda serasının hemen yanı başına kendi tüketeceği domatesi, salatalığı, biberi özel eken üreticileri gördüm. ‘'Peki, bunları tüketen insanların hastalanmasında sorumluluk duymuyor musunuz? Vicdanınız rahat mı?'' sorularına şark kurnazlığıyla cevap veriyorlar.

  Organik sertifikası olup, serasına mavi bayrak asmış üreticinin akşam karanlığında ürünlerini kimyasallarla ilaçladığına tanık oldum.  Organik pazarda ürün satan bir tanıdığın pazar yerinden ürün toplayıp organik pazara çıkarttığını biliyorum. İnsanda ahlak olmayınca toplumun sağlığı hiçe sayılıyor. Kapitalist düşünce bütün ruhları sarmış gibi, ancak üretici de haksız görünmüyor, çünkü tüketici fiyat kıyaslaması yaparken genel ürünlerle kıyaslıyor. Market tavuğunun 7-8 lira olduğu bir ortamda doğal beslenen, gezer tavuğun fiyatının 25-30 lira gibi bir değerde olması tüketici yönünden pahalı bulunuyor. Birisi 43 günde hormon katkılı, GDO'lu besinlerle beslenirken bir diğeri 7-8 ayda doğal arpa, buğday gibi besinlerle besleniyor. Maliyet kıyaslanması yapıldığında organik beslenmiş bir tavuğun fiyatının 45- 50 lira fiyatta olması gerekir. ( Maliyet hesaplarına sağlık giderlerini de eklediğinizde 7-8 liraya alınan tavuğun maliyetinin çok yüksek değerlere ulaştığını görürsünüz.)

  Benim çok gıcık olduğum ifadelerden birisi de ‘'üzerinde kurt deliği olan meyveyi alırım.'' Adam elmayı pazara ulaştırıncaya kadar 23-24 kez insektisit, ya da pestisit uyguluyor, eğer 20 kez ilaç uygulaması yaparsa üzerinde yine kurt deliği olacaktır.

  Duyduklarınızı akıl süzgecinden geçirmeden inanmayın!

  Bal konusunda bazı çokbilmişler donan bala iyi gözle bakmazlar. Çam balı donmaz. Düşük sıcaklıklarda çiçek balı donar. Bal üreticileri insanlarımızın eğilimlerini bildikleri için arıdan sağdıkları balı 60-70 derece sıcaklıkta bir saat kadar bekletirler. Şunu iyi bilmelisiniz ki 60-70 derece sıcaklıkta bekletilmiş balın yapısındaki enzimler ve faydalı yapılar bozulur. İyi çiçek balı donar. (Çay kaşığının ucuyla bir damla bal alıp çakmak ateşine tuttuğunuzda eğer alev alıyorsa o balda şeker vardır.)

  Kimyasal tepkimeler sıcaklığın yükselmesine bağlı olarak hızlanırken, sıcaklık düşmelerinde tepkimeler yavaşlar. Çok düşük sıcaklıklarda besinler yapısal olarak çok az bozulurlar. Bu nedenle ısıl işlem görmüş besinlerin besleyici değerleri düşer. Pişirdiğiniz besinlerin size mineral ve karbonhidrat desteğinden başkaca faydası yoktur. Tükettiğiniz besinlerden en çok salata ve turşuda fayda sağlarsınız. 

  Zeytinyağı bal gibi besinleri test ederken düşük sıcaklıkta birkaç gün beklemeye bırakın, eğer donuyorsa ürününüz doğal ya da doğala çok yakındır.

  Köylü masumiyeti ile pazarda tereyağı satanlara rastlarsınız. Alacağınız tereyağından bir tatlı kaşığı kadar ağzınıza alın ve 5-6 dakika kadar bekletin. Eğer ağzınızda acılık hissi veriyorsa, ya da mat bir tat alıyorsanız alacağınız tereyağı içerisinde margarin karışımı vardır. Tereyağı ağzınızda tamamen eriyor ve ayran tadını alıyorsanız o tereyağı hakikidir.

  Üzüm pekmezi alırken çay kaşığıyla tadına bakın, eğer keçiboynuzu tadı alıyorsanız içerisinde melas karışımı vardır.

   İnsanları bile fiziksel görünümüyle değerlendiren sizler, besinleri de fiziksel görünümleriyle değerlendirmekte ne kadar büyük hatalar yapıyor olduğunuzu bir bilseniz.  İnsanları da besinleri de gerçeklikleriyle değerlendirin lütfen.

  Turşunuz altın sarısı olacaksa, turşunuzun yüzeyinde barlanma olmayacaksa sizler de hasta olacaksınız. Turşu kurarken kullandığınız bar tozunun kanserojen olduğunu biliyor musunuz?

  Bence siz önce kafanızı değiştirmelisiniz!

  Yazacak çok şey var, çoook! Beslenme biçiminiz baştan sona yanlışlıklarla dolu!



   
2016-03-22
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları
- Kilo almamızın nedeni nedir?
- Bakterilerle iletişim kurabilen organımız
- Sağlığınız için bir kez okuyun...