Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 09 Eylül 2016
Kerim BAYDAK
Kerim BAYDAK kimdir?
Kerim BAYDAK 01.01.1961 ADIYAMAN doğumlu. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakultesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Adıyaman’da Yenigün gazetesi ve akabinde, Güne Bakış, şu anda da Adıyaman da Yeniyol adlı gazetede günlük olmak üzere çeşitli internet sitelerinde köşe yazıları yazmakta ve şiirleri yayınlanmaktadır. Kerim BAYDAK’ın yayınlanmış eserleri: 1 - OTUZA KADAR – Roman - 2004 - Avcı Ofset ve Matbaacılık 2 - ENTERESAN KÖYÜN ENTERESAN HİKÂYELERİ – Hikâye - 2006 - Gündüz Yayınları (Sabit İNCE ödülleri 2008 Hikâye dalında 1. Mansiyon ) 3 - AĞLAMA GÜLÜM – Şiir - 2007 - Gündüz yayınları 4 - ACIYIN BANA - Şiir – 2011 - Enzim Ajans 5 - ASLAN HÜSAYİN – Biyografi – 2012 - İz Ajans Yayıncılık 6 – Gecenin İçinden Güneşin Doğuşu ( Nemrut Dağı)-Şiir- 2012- Adıyaman Belediyesi Kültür Yayınları
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Sevinmeli miyiz yoksa üzülmeli miyiz?
Akşam, çarşı merkezine çıkarak gözlem yapmak istedim. 

Amacım kahvelere ve son zamanlardaki ismiyle Kafelere gidenleri şöyle uzaktan da olsa gözlemlemek.

Birkaç kahveye girdim, oturanlar hep yaşları ilerlemiş insanlardı. 

Gençler çok azdı. 

Bu aslında güzel bir şeydi.

Belki sevinmeliydim, sevinmeliydik. 

Demek ki kahveye gençler fazla takılmıyor, oyun oynayanlar hep orta yaşlılar ve yaşlılar.

Kafe diye tabir edilen yeni nesil kahvelerde ise, durum tam tersiydi.

Oturanlar çoğunluğu hep gençlerdi. 

Belki fazla yaşı ilerleyenler yoktu.

Belki gençler oyun oynamıyorlardı...

Ama yanlış olan ve ters giden başka bir şey vardı.

Herkesin başı önünde, sohbet ortamları oluşturmuşlar görüntüsü var.

Herkes kendi halinde!..

Herkes kendi dünyasında... 

Kimsenin, kimseye baktığı yok.

Kimsenin, kimseyle konuştuğu yoktu.

Neden mi, sebep mi?

Elbette ki günümüzün yeni baş belası olan akıllı cep telefonları!

Zaten bir onlar akıllı!

O telefona bakanlar, oyalananlar ise, sanki hepsi akılsız!

Yani akıllı insanların yaptığı, akılsız gibi kullanan akıllıların, kullandığı akılsız akıllılar! (Biraz acayip bir söylem oldu ama tıpkı tekerleme gibi)

Herkes gömülmüş cep telefonlarına, uyuşmuş vaziyette kendinden geçmişler!..

Yaşadıkları dünya yıkılsa, anlamayacaklar, duymayacaklar, görmeyecekler!

Etrafında neler olup bitmiş, fakında değiller!

Bir süre baktım, kimin umurunda, ne kafasını kaldıran ne de dönüp bakan!

Bir süre sonra,  benimde olan yeni akıllı telefonla, birkaç kez resimlerini çektim.

Ama yine de  ne bakan var,  ne de 'ne yapıyorsun kardeşim!' diyen, diyebilen!

Hani hep söylenir ya!

'Maşallah, sohbetinize de doyum olmuyor!' diye.

İşte öyle!

Mübarekler toplanmışlar, bir sohbet ki, bir muhabbet ki, değmeyen keyfine!

Belki her biri bir yerden gelmiştir.

Belki birbirleriyle iki kelime konuşmaları gerekiyor.

Sanırım, neredeyse telefonla WATSAPP üzerinden hal hatır soracaklar!

Şimdi diyorum ki 'acaba gençler kahveye gitmeyi sevmiyorlar mı, yoksa İnternet-Wi-Fi kullanımı bedava da ondan mı böyle davranıyorlar.'

Sebep ne olursa olsun, her geçen gün gençlerimi kaybediyoruz, internet ve baş belası akıllı telefonlara kurban ediyoruz.

Kahveye gitseler de büyük sıkıntı, cep telefonlarının esiri olsalar da...

Akıllı telefonları üretenler dahi bu kadar kullanmadıkları halde,  maşallah bizim gençler hepsinin yerine kullanıyorlar.

İnsan, derinden düşününce üzülüyor vallahi!

Geleceğimiz gençliğimizi kaybediyoruz, internet belâsına kurban ediyoruz.

Bir an önce bir şeyler yapmalı ve gençlerimizi bu durumdan kurtarmalıyız, ama ne yapmalıyız? 

Düşünün, düşünün bence, hem de çokkk düşünün!

Gençlerimizin kahveye gitmedikleri sevinmeli miyiz, yoksa kafelerde akıllı telefonlarının içine gömüldükleri için üzülmeli miyiz, yoksa her ikisi içinde muhasebe yaparak, derinden bir ah mı çekmeliyiz? 

Bilemiyorum, siz ne dersiniz?

 

Kerim BAYDAK

[email protected]

 


   
2016-06-22
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları
- Konuşandan Değil, Susandan Korkmak Gerek
- Erkek Adam Sözünde Durur, Sözünü Yemez!
- Vicdanlar Kanıyor
- Olmadı, Olmazdı, Olamazdı
- Buruşuk bir fotoğrafım
- Sen İyi, Ben İyi, Peki Kötü Olan Kim?
- ''Somali'de de çiçekler açar”...