Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 10 Ekim 2013
Cemal BABAOĞLU
Cemal BABAOĞLU kimdir?

Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Ceylanpınar'da gergin bekleyiş
Temmuz ayında yine Ceylanpınar'da çatışma haberleri,  çatışmanın ortasında kalan halkın yaşadığı sıkıntılarını ve sorunlarını anlamak ve paylaşmak istiyoruz.
Havan mermileri, seken kurşunlar neticesinde 3 can toprağa veriliyor.  3 evin ocağına ateş düşüyor ne gam! YPG, ÖSO ve EL-Nusra çatışma haberleri ile gündemi meşgul ediyor.

İHD, Genel merkezinin onayıyla bir heyet oluşturup Ceylanpınar'da neler oluyor? Sorunun kaynağı ne? Ve en önemlisi çatışma koşullarında halkın yaşam hakkını ihlal eden nedenleri yerinde görmek ve kapsamlı rapor hazırlanmak üzere Ceylanpınar'a gidiyoruz.

2 Ağustos 2013 tarihinde, İHD genel başkan yardımcısı olmak üzere İHD Diyarbakır ve Urfa Şube başkanlarından oluşan oluşan heyetlerle Ceylanpınar yolunu tutuyoruz.  Ceylanpınar devlet üretme çitliğinin sorumluluk alanına girdiğimizde, dikkatimizi çeken ilk şey anızların yakılması oldu. Devlet sorumluluğunda olan bu işletmelerde Anız yakılmasını hayretle izledik.  Devlette anız yakıyorsa, kimse çitçiyi kınamasın. Çitçilerin anız yakmasının olumsuzluklarını Ziraat mühendisleri yıllardır bilgilendirme yapıyor. TRT' de,  Anız yakılmasının toprağa ve canlılara verdiği zararları detaylı anlatıyordu ama gel bunu devlet yetkililerine anlat, bilgi tamam uygulama yok. Neyse biz konumuza dönelim;

Ceylanpınar'a vardığımızda kimlerle görüşeceğimizi planladık. Önce seçilmişler yani belediye, siyasi partiler,  STÖ'leri muhtarlar ve en son Kaymakam ziyaret edilecek, Demokrasinin kriteri budur. Seçilmişlere her daim öncelik verilir.

Görüşülecek kurumlar listemiz planladığı gibi gitmedi. AK Parti Ceylanpınar ilçe başkanı A. Gani Alkış yerinde yoktu. Numarayı alıp telefon açtık, kendimizi tanıttık görüşme isteğimizi ilettik. Geç saatlere kadar bize geri dönmedi. Saat 14.30 sularında kaymakamlık makamını ziyaret ettik. Kaymakamın da yerinde olmadığını, Urfa'ya gittiğini özel kalem müdüründen öğrendik. Böylece görüşmemiz gerekenlerden 2 fire ile başlıyoruz çalışmamıza.

Görüştüğümüz kurumlar; Ceylanpınar Belediye başkan ve yardımcıları, Esnaf ve sanatkârlar odası, Tarım İş sendikası, Yenişehir mahalle muhtarı, BDP ile CHP ilçe örgütleri ve çatışmalarda seken kurşunlardan yaşamını yitiren ailelerle görüştük.

Görüşme silah sesleri arasında geçti. Ara sıra top, havan sesleri karışıyordu sözlerimizin arasına. Gece olunca uyutmuyor bu silah sesleri. Her an hangi ocağı söndürecek bu sesler, bazen yerini endişeli bekleyişlere sürüklüyor.

Görüşmeler sonucu ortaya çıkan kanaat şöyle; Barış sürecinde hükümetin Çehşul-Hür'e, ve diğer çetecilere destek vermesine anlam veremiyorlar.  Halk, El-Nusra'ya özellikle çete olarak adlandırıyor ve Erdoğan hükümetinin bu çetelere verdiği destekle tarihi hata yaptığını belirtiyor. Evet, görüştüklerimiz bize ısrarla ÖSO'ya Çehşıl-hür derken, El- Nusra'ya ise çeşitli yerlerden gelip, büyük vaatlerle kandırılmış talan-Ganimet için gelen çeteci gruplar olarak adlandırıyorlar.

Resulayın'da buğday ambarları talan edildi. Kürtlerin evleri yakılıp yıkıldı. Tekbir sesleri ile insanların kafalarını kesiyorlar bunlar insan değil ki İslam olsunlar

Peki, hükümetin destek verdiğini nasıl anladınız? Varmı bir belge, tanık? Sorumuza şöyle dendi; bu çeteler Ceylanpınar'da rahat hareket ediyorlar. Yaralıların tedavisinden ve barınmalarından belli olmakla beraber bu çeteler aldıkları desteği gizlemek için o gece tüm ilçenin elektriği kesilir, her taraf karanlığa burundugunda lojistik destek sağlanır karanlık kişiler tarafından. Kimse diyor bunu tesadüfe yormasın. Ne zaman elektrik gitse çatışmalar başlıyor, karanlık işlerini yürütüyorlar. Ceylanpınar'da bu görüş oldukça yaygın.

CHP İlçe yönetimi de PYD lideri Salih Müslim'in Türkiye'ye gelip yetkililerle görüşmesini çok olumlu buluyor. Arap asıllı olan ilçe başkanı yaşananları hükümetin destek verdiği paramiliter güçlerin aracılığıyla İlçemizde Kürt-Arap çatışması hedeflediklerini ancak Ceylanpınar'da bu kirli oyunların tutmayacağına olan inancınıda belirtmeyi ihmal etmedi.

CHP Genel merkezi, Kürt sorunu ile ilgili yerel örgütlerin görüşünü dikkate alsa, AKP hükümeti de bu kadar pervasızca hareket edemezdi.

16 Temmuz 2013 tarihinden bu yana Resulayın kapısı PYD güçlerinin eline geçmesini İlçe halkı memnuniyetle karşılamış. Sınır kapısı ÖSO' nun elindeyken her türlü yardımlar gerçekleşiyordu, yani hükümet memnundu, halk değildi. Kapının PYD güçlerinin eline geçmesi ile birlikte kapılar kapatılıyor. İnsani yardım dahil şu an giriş çıkışlar kapalı. Öso ve diğer çeteci gruplar, yaralılarını Akçakale üzerinden yurda getirdiklerini lojistik destegini buradan aldıklarını, Ceylanpınar halkının yine ortak görüşü olarak dikkat çekiyor. Nusaybin kapısında 9 kamyon acil gıda maddeleri bekletiliyor bilgileri geliyor.

Ceylanpınar izlenimlerim bana 1993'teki Hizbullah adı altında Kürt yurtseverlerine yönelik Hizbulkontra saldırılarını hatırlattı. Birebir benzeme olmassada içerik olarak hedef kitlenin Kürt halkı olması, EL- Kaide adlı örgütün Kürtlerle nasıl karşı karşıya getirildi sorularının yanıtı, kontra faaliyetlerinde 90 yıllık tecrübeye sahip olan ülkenin bunu rahatlıkla gerçekleştire bileceği gerçeği ile karşı karşıyayız. Yine basına yansıdığı kadarıyla, Temmuz ayında bu çeteci grupların Antep'te yapmış olduğu toplantıdan sonra Kürt katliamlarına girişmeleri sizce tesadüf mü?

Kürtlerin ve diğer halkların yasal demokratik haklarının tanınmaması için katliam dahil her türlü insanlık dışı işler yapıldı, yetmedimi? 50 bin insanımızı kaybettik yetmedimi? Nedir bu kin, bu öfke, yaşanan onca acılar sonucunda Kürtler canını, Türk devleti de onurunu kaybetmedi mi?

Bu ülkede, Tüm farklılıkların ortak vatan bilinci ile yaşama- yaşatma ilkesi ile geleceğine güvenle bakan anlayışların egemen olmasını dilerken, naçizane bir şekilde Hükümet yetkililerine sesleniyorum;

Anızları yakmaktan, çeteleri desteklemekten vazgeçin.

   
2013-08-07
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları
- Azrail'in diğer adı: Toros
- Ergenekon davasında adalet yerini buldu mu?
- AB'ye üyelik sürecinde yasaklı kitaplar