Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 06 Temmuz 2014
İdris KATIRCIOĞLU
İdris KATIRCIOĞLU kimdir?
Rize'nin Ardeşen ilçesinde dünyaya geldi. Erzurum ilahiyat Fakültesini bitirdi. Ardından Anadolu Üniversitesi Sosyal Hizmetler önlisans ve yine Anadolu Üniversitesi Sosyoloji lisans programlarını tamamladı. Halen Erzincan Sosyal Bilimler Enstitüsünde yüksek lisans programına devam etmektedir. Birçok bakanlığa bağlı kamu kuruluşlarında görevler yaptı. Eğitimci ve ilahiyatçı kişiliğiyle birçok yazı kaleme aldı. Yayınlanmış bir şiir kitabi bulunmakla beraber haftalık yazılarına da devam etmektedir. Evli, Necip Fazıl ve Mustafa adlı iki çocuk babasıdır
Email: [email protected]
  YAZARIN SAYFASI
Pravdadan Yalanlar
Türkiye'nin Pravdası Zaman Gazetesi'nin dünkü (03.02.2014) manşeti '17 Aralık Darbe değil Yolsuzluk Operasyonu' ydu. Neresinden tutarsanız tutun sakat mantığın, habercilikten ziyade kokuşmuşluk kokan bir başlık. Bu manşetin hiçbir tarafı düzeltilemez. Ancak bu başlıktan hareketle bazı sorular sorulabilir.  

İlgisiz birçok davayı bir araya getirmenin adı adli suikast yapmak, Türkiye'ye çağ atlatacak projeleri gerçekleştirecek işadamlarının mal varlığına el koymayla ekonomik suikast yapmanın adı 17 Aralıktır bana göre. Hadi diyelim ki sizin manşetinizde zikrettiğiniz yalan gibi 17 Aralık yolsuzluk operasyonu olsun. Sonuçta ortada hakim var savcı var polis var. Her ne kadar bunlar seçmece olsa da bu operasyonları yapan kişilerin aidiyetini sağır sultan bile duydu. Tamam, inandık seçim öncesi biriktirilmiş dosyaları servis ettiniz ve kelepçeleri taktınız ve bunlar yolsuzluk meselesi oldu.
 

Şimdi gözlerinizi iyice açın ve iyi okuyun paralel beyinliler. Hükümet birkaç yıldır dershanelerin kapatılmasıyla ilgili çalışma yaparken nerdeydiniz? O zaman manşet atabildiniz mi Dershane meselesi eğitim meselesidir diye? Atmadınız. Din dediniz, iman dediniz, dershane propagandasını cami önüne taşıdınız. Firavun, Karun benzetmeleri yapacak kadar haysiyet fukaralığına duçar oldunuz. İşinize geldi mi yolsuzluk meselesi gelmedi mi vatan millet Sakarya... Kazanın doğduğuna inanıp öldüğüne inanmayan zekâ özürlüleri; kazan ne doğar ne de ölür bunu bilesiniz.
Artık sıkıldık çekin elinizi dinin üzerinden, çekin kirli ellerinizi değerlerimizden ve çekin ellerinizi milletin cebinden.  

Ben de dershanelerin kapatılması hakkında cemaat gibi düşünmeme rağmen artık kendi yaptıklarının eseri olarak azametle karşılarında duruyorum. Kendi düşmanlarını kendi içlerinden çıkaran cemaat artık aklını başına alsın.
17 Aralık asit baz ayrımını gösteren bir turnusol kağıdıdır. İçlerinde nefret biriktirip gülücükler saçan nur görünümlü şer odağının maskesinin düştüğü andır.

Sevgili dostlar küp içindekini sızdırırmış diyalog masalında, 28 Şubatta, Mavi Marmara'da olanca iyi niyetimizle hep Gülen'i ve cemaati savunduk. Ama artık savunulacak hiçbir şey kalmadı. Paralel yapının hukukçuları bilir 'hükmün açıklanmasının ertelenmesi' ni. Bizler de hep hükmün açıklanmasını erteledik. Ama artık hem dünün hem bugünün hesabını sizlerden soruyoruz. Küresel din bezirgânlığınız artık ifşa oldu. Kimlerle kol kola olduğunuz izhar oldu. Oyunlarınız bozuldu. Haşhaş benzetmesine kızarken yanına tespihleri, Ananasları ve tuzlukları eklediniz. Hem bu millete hem de kendinize yazık ettiniz.
Biz sizleri yeni dünyanın aydınlık yüzü olarak gördük hep. İşleri güçleri İman, ahlak ve eğitim demiştik. Ama yanılmışız. Bazıları neden yolsuzluklardan bahsetmiyorsun, hırsızın hiç mi suçu yok? Diye sorabilir.

Sevgili dostlar her ne kadar muhafazakâr kesime seslense de, geçmişin statükocu anlayışını delse de AK Parti bir parti. İster istemez içinde birçok olumsuzlukları barındıracaktır. Bu meşru olmayan ama eşyanın doğasında var olan bir şey.

Sonuçta Tayyip Erdoğan bir din alimi değil, AK Parti din değil, mezhep değil, cemaat veya tarikat değil. Siyasal düzlemin bir siyasal hareketi sadece. Gönül istemez ama AK Parti'nin yanlışları siyasi yanlışlıklar olarak değerlendirilir.
Peki, ama cemaat ve CEO'su için bunları söyleme şansımız var mı? Çıkara dokunuldu mu Başbakana Firavun, Karun diyen bir alim...
Ecevit'e şefaat eden Erdoğan'a Karun diyen alim...
İsrailli çocuklara merhamet besleyip AKP iktidarına ve bu millete beddua eden bir alim... Eğitim işiyle uğraştığına inandığımız ama ananastan başlayarak rafineri, tespih gibi olmadık muhabbetlerle uğraşan alim... Hacet namazı tavsiyesinden twitteer seanslarına rucû eden alim...
Sohbetlerle gönül onaran, sevgi köprüleri kurduğuna inandığımız ehli cemaat, şimdilerde ehli fitne gibi çalışıyor. 
Siyasi hareketi oylarımızla değiştirebiliriz ama halkımızın din ve ahlak duygularını rehin alan cemaatin tahribatını nasıl onaracağız? Zalimce hareket eden alimleri bu millete nasıl anlatacağız? İhale kovalayan siyasileri anladıkta rantçı alimlerin peygamber gözyaşlarının masumluğuna nasıl inanacağız? Yolsuzluk yapan siyasilere yanlışta olsa aşinayız. Peki, liyakatsizce idari kadroları doldurmakta beis görmeyen ehli cemaatin samimiyetine nasıl güveneceğiz? 

   
2014-02-04
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  YORUMLAR 1 sayfada toplam 1 yorum
RAMAZAN
2014-02-05 14:18:28    ip: 78.186.105???
SEFERCİM YAHU DİLİNE ELİNE KURBAN NE GÜZEL YAZDUN ANCAK BU KADAR GÜZEL İZAH EDİLEBİLİR.
.......................................................................................................................................................................
1
yazarın diğer yazıları