Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin


GÜNDEM POLİTİKA DÜNYA EKONOMİ SPOR 09 Kasım 2015
Güllü MIZRAK
Güllü MIZRAK kimdir?
GÜNAHSIZ KELEBEK Roman'ının yazarı.
  YAZARIN SAYFASI
Korkularımız
Her insan da doğuştan varolan duygular;, Vicdan, Merhamet, Sevgi, ve Korku duygularıdır. 
"Korku"  Konusuna biraz değinmek istiyorum.

Korku; Yerine göre iyi, yada kötü bir duygudur. Örneğin; Allah  korkusu olan insanlar, kötülük yapmamaya çalışırlar. Bir yanlış yaptıklarında ise, pişmanlık duyarak bir daha o yanlış hareketi yapmamaya dikkat ederler. "Yani bu iyi bir korku örneği olarak karşımıza çıkıyor." (Hesap gününden, haksızlık yapmaktan korkmak, yaşamımızda varolması gereken korkulardır.) 

   Kötü korkular; Ruh ve beden sağlığı üzerinde kötü etki yaratan korkulardır.

Korkmak; Aslında kabul etmek istemediğimiz, fakat, zaman-zaman yaşadığımız veya yüzleşmek zorunda kaldığımız gerçek ve güçlü bir duygudur...

Güçlü görünmeye çalışarak, bu duyguyu hayatımızda yokmuş gibi davranırız çoğu zaman. Kabul etmek istemeyiz. Korku; Deyince, zayıflık, acizlik ve çaresizlik gelir aklımıza.

     Her insan; Bazen zayıf, aciz ve çaresiz değil midir zaten?

Hastalanmak, sevdiğinden ayrılmak, sevdiği tarafından terkedilmek, aldatılmak, ölmek, boğulmak, böcek görmek,  Yükseklikten düşmek, gaspa uğramak, eve hırsız girmesi.....

Kimileri, içindeki korkuları büyüterek; "Yarın güneş doğacak mı? Ya  Kıyamet koparsa? Anne ve babamı kaybedersem ne yaparım?. Şimdi deprem olursa ne olacak?" Gibi, olumsuzluk çağrıştıran, felaketlerin korkusunu sürekli  yaşarlar. 

Bilinç altında beslenen bu duygu, korkuları ile gündelik hayatına adapte olamayan insanlar var. Geceleri kabuslar görerek, çığlıklar atarak uyanabilirler, bu tarz korku yaşayanlar.

Korku sebepleri saymakla bitmez.Örneğin; Özel bir görüşme yapıyorsunuz,aniden arkanızda biri belirir ve o an, korkudan ödünüz kopmuş gibi hissedersiniz.Bu korku, o an yaşanan reflekstir. Öncesi yoktur.
    
Ciddi  korkuları, minimum seviyeye indirgemenin yollarını aramak ve çözüm bulmak, insan ruh ve beden sağlığı açısından oldukça önem taşır.

Korkularıyla yüzleşmeli insan; Asansöre binmekten korkan birini düşünün. 10 katlı binanın 10.cu katına, yürüyerek çıkmayı tercih eder. Oysa asansöre bir iki defa bindikten sonra, korkulacak bir durumun olmadığını anlayacaktır.

Böcek korkusu; Böcek derken, en çok yılan görmek korkutur insanı. Yılan görmüş biri, kaçacak arar. Veya, olduğu yerde mıh gibi çakılarak hareketsiz bir şekilde donup kalabilir, baygınlık geçirebilir, varsayımlar bunlar. Yılan ne yapacak? Doğal olarak, yılan da insandan korkarak, kaçacak delik arayacaktır.

Sevdiği tarafından terkedilme korkusu; Bu korkuyu yaşayan insanlar, panik içinde olur ve doğal olarak,sevdiklerine karşı hata yapmaya meyilli olurlar. Hareketlerinde ölçüyü kaçırabilirler.

Sürekli olarak terkedilme korkusu yaşayan kimselerde; Korku güven eksikliğine yol açar ve sevdiği kişiyi kaybetmekle sonuçlanabilir.

Korkuları hayatımızdan tamamen silemeyiz. Ancak korkularımızla yüzleşmekten korkmamalıyız. Özgüvene bu noktada ihtiyaç duyarız. Allah'a Şükür etmek, insanı korkulardan kurur ve kurtarır çoğu zaman. İnançlı olmak; Yaşanabilir kaza, bela, müsibetler karşısında, insana dayanma  güç verir. Korkuları hafifletir. Kaderle ilişkilendirilen olaylarda ruhsal denge, fazla yıpranmaz.

Ölüm korkusu;  "Ölüm" Varolan, canlı ve cansız varlıkların birgün yok olacağı gerçeğidir. İnsan hayatı ise üç evreden oluşur. Doğmak, yaşamak ve ölmek. Bu gerçek karşısında insanlar aciz kalır. Kabullenmekten başka çare yoktur. Çünkü; Bu gerçeği değiştirmeye, hiç kimsenin gücü yetmez. 

Ölümü kabullenmek; Allah'a yakın olmak, ibadet vazifelerini yerine getirmek,hiç ölmeyecekmiş gibi dünya hayatı, heran ölecekmiş gibi Ahiret hayatı için yaşamayı gerektirir. 

Aldatılma; Aldatılmaktan korkan kişiler, sevdiklerinin,her hareketini titizlikle incelerler. Oysa yanılma fayı olasılığını bazen gözden kaçırabilirler. Yüksek derecede, aldatılma korkusu yaşayan kişiler; Eşine, sevdiğine, baskı ve kısıtlamalar getirerek, can sıkıcı olaylara yol açabilirler. 

Güvenmeyen taraf, karşısındakini (Eşi, sevdiği vs) rencide etmiş olur çoğu zaman. Sevdiğine güvenmediğini göstermek ise onur kırıcı bir davranış şekli olarak algılanabilir. Ve bu tarz korkular sonucunda, ayrılmak zorunda kalan çifler tanıyoruz.  Hassas bir korku şekli.

Korkma;
Ay, yeniden doğacak. Körkaranlık gecenin üstüne.Ve kaybolunca Gökyüzünden Ay. Apaydınlık Günlere, koskoca Güneşe bırakacak, Gökyüzündeki yerini...................

Allah'ın izniyle İnşallah

   
2014-02-10
YORUM YAP
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...

  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?



yazarın diğer yazıları